<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HABERTIME</title>
    <link>https://www.habertime.com.tr</link>
    <description>Güncel politika ve ekonomi haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habertime.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 09 Sep 2026 18:35:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından evdeki önlemlerin çocuklarda yanık riskini azaltabileceği uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/uzmanindan-evdeki-onlemlerin-cocuklarda-yanik-riskini-azaltabilecegi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/uzmanindan-evdeki-onlemlerin-cocuklarda-yanik-riskini-azaltabilecegi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Yanık Merkezi Sorumlusu Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Uluşahin, son dönemlerde özellikle sıcak su, çay, kahve ve yemek gibi yanık vakalarında artış gözlendiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluşahin, yaptığı yazılı açıklamada, merkezde, Doğu Karadeniz başta olmak üzere çevre bölgelerden gelen yanık hastalarının tanı, takip ve tedavilerinin gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Çocuklarda birçok yanığın günlük yaşamın en sıradan anlarında meydana geldiğini anlatan Uluşahin, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bazen yanık denildiğinde aklımıza büyük bir kaza geliyor. Oysa çocuklarda gördüğümüz yanıkların bir bölümü günlük hayatın en sıradan anlarında meydana geliyor. Ailece oturduğunuz bir kahvaltı masasında içilen çay, yemek sonrasında sohbet ederken önünüzde duran bir kahve ya da mutfakta tezgahın üzerinde bulunan sıcak su birkaç saniye içinde küçük bir çocuk için ciddi bir yanık nedeni olabiliyor."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/08/361b22d78c699be70fae4fd454d10cf6.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Uluşahin, çocukların çevrelerindeki nesneleri tanıma eğiliminden dolayı risk altında olduklarına değinerek, masa üzerindeki bardağın çekilmesi, sıcak sıvıların devrilmesi sonucu ağır yanıklar oluşabildiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailelerin yalnızca yemek hazırlarken değil, sıcak yiyecek ve içeceklerin bulunduğu her ortamda dikkatli olması gerektiğini belirten Uluşahin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Çocuğun yanında çayımızı veya kahvemizi içerken çoğu zaman bunu bir tehlike olarak görmüyoruz. Oysa küçük bir çocuğun masadaki bardağa uzanması, sıcak bir sobaya dokunması veya fincanı devirmesi için birkaç saniye yeterli. Bu nedenle sıcak içecekleri çocukların ulaşabileceği masa kenarlarında bırakmamak, mümkün olduğunca çocuğun erişemeyeceği bir noktada tutmak çok önemli."</p>

<p>Yanık riskinin yalnızca yürümeye ve etrafı keşfetmeye başlayan çocuklarla sınırlı olmadığını aktaran Uluşahin, bebeklik dönemindeki çocuklarda dahi sıcak sıvı yanıklarıyla karşılaştıklarına dikkati çekti.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/08/1ea1b09e5c40d132d30399c2d5e9979f.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Ev içinde özellikle elektrikli su ısıtıcısı ve çaydanlıkların çocukların ulaşamayacağı yerde tutulması gerektiğine işaret eden Uluşahin, "Elektrikli su ısıtıcısı ve diğer elektrikli mutfak cihazlarının kabloları aşağı sarkmamalı. Tencere sapları dışarıya dönük bırakılmamalı. Sıcak yiyecekler çocukların bulunduğu ortamdan geçirilirken dikkatli olunmalı." uyarısında bulundu.</p>

<p>Çocuklarda ev içi yanıkların bir diğer önemli nedeninin elektrik yaralanmaları olduğunu belirten Uluşahin, özellikle prizlere yabancı cisim sokulması, açıkta veya hasarlı elektrik kablolarıyla oynaması ya da kabloların ağza götürülmesinin ciddi elektrik yanıklarına neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Uluşahin, ailelerin çocukların bulunduğu ortamı daha güvenli hale getirmesi gerektiğini ve basit önlemlerle ciddi yanıkların önüne geçilebileceğini aktardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/uzmanindan-evdeki-onlemlerin-cocuklarda-yanik-riskini-azaltabilecegi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/uzmanindan-evdeki-onlemlerin-cocuklarda-yanik-riskini-azaltabilecegi-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="97708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de gıda işletmelerine ağustosta 100 bin 128 denetim yapıldı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/turkiyede-gida-isletmelerine-agustosta-100-bin-128-denetim-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/turkiyede-gida-isletmelerine-agustosta-100-bin-128-denetim-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'de geçen ay gıda işletmelerine yönelik 100 bin 128 denetim gerçekleştirildiğini belirterek, uygunsuzluk tespit edilenlere toplam 186,5 milyon lira ceza verildiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yumaklı, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.</p>

<p>Vatandaşların güvenilir gıdaya erişimini sağlamak için denetimlere aralıksız devam ettiklerini belirten Yumaklı, 1-31 Ağustos'ta yurt genelinde gıda işletmelerine yönelik 100 bin 128 denetim gerçekleştirdiklerini ifade etti.</p>

<p>Yumaklı, denetimler sonucunda uygulanan yaptırımlara ilişkin şu bilgileri verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Uygunsuzluk tespit edilen işletmelere 186,5 milyon lira para cezası uygulanırken, 49 işletmeyle ilgili suç duyurusunda bulunduk. İşini hakkıyla yapan dürüst esnafımızın hakkını korurken, vatandaşlarımızın gıdasına hile karıştıranlara karşı mücadelemiz kararlılıkla sürecek."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/turkiyede-gida-isletmelerine-agustosta-100-bin-128-denetim-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/turkiyede-gida-isletmelerine-agustosta-100-bin-128-denetim-yapildi.png" type="image/jpeg" length="26699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk hekimlerden meme kanseri cerrahisinde yeni koruyucu yöntem]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Doğan ve ekibince, meme kanserinin tedavisine yönelik geliştirilen yeni onkoplastik cerrahi yöntem,"Surgical Innovations​​​​​​​" dergisinde yayımlanarak dünya tıbbının kullanımına sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Lütfi Doğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, meme kanseri cerrahisinde hastalığın tedavisinin yanı sıra memenin korunmasının da kadınların vücut imajı, psikolojisi ve sosyal yaşamlarına dönüşleri açısından önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Onkoplastik cerrahiyle ameliyat izinin azaltılabildiğini, memede doğal görünüme yakın bir sonuç elde edilebildiğini anlatan Doğan, ameliyat edilmeyen diğer memeyle simetrinin korunmasının da hastanın psikolojisine olumlu yansıdığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Doğan, kliniklerinde 20'ye yakın onkoplastik cerrahi teknik uyguladıklarını, ancak özellikle memenin dekolte bölgesinde, iç tarafta yeterli meme dokusu bulunmaması nedeniyle bu bölgedeki tümörlerde uygulanabilecek cerrahi seçeneklerin sınırlı kaldığını aktardı.</p>

<p>Bu bölgedeki tümörlerde memenin tamamının alınmasının tercih edilebildiğini dile getiren Doğan, meme koruyucu cerrahinin onkoplastik bir yöntem kullanılmadan uygulanması halinde ise ameliyat sonrası kozmetik sonuçların hasta ve hekim açısından tatmin edici olmayabildiğini kaydetti.</p>

<p>Doğan, bu alandaki cerrahi seçenekleri artırmak amacıyla uzun süredir yeni bir yöntem üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, "Yılların deneyimiyle memenin iç kadranında bulunan tümörler için yeni bir teknik geliştirdik ve uyguladık. Uzun bir kesi yapmıyoruz, kısa bir kesi oluyor. Dışarıdan bakıldığında iz çok fazla görünmüyor. Estetik sonuçları da uyguladığımız hastalardan aldığımız geri dönüşler iyi ve tatmin edici. Geliştirdiğimiz teknik uluslararası 'Surgical Innovations' dergisinde yayımlandı. Uyguladığımız tekniği dünya tıbbının kullanımına sunduk." diye konuştu.</p>

<figure><img height="788" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/02/14cfb65747f83b81cf755a6d848aef19.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Geliştirdiğimiz teknikle hastamızın memesini koruduk"</h2>

<p>Geliştirdikleri tekniği, memenin iç kadranında tümörü bulunan 45 yaşındaki Elif Yılmaz'ın tedavisinde de uyguladıklarını dile getiren Doğan, hastanın memesinde tümör ve koltuk altı lenf bezlerinde hastalık bulgularıyla kendilerine başvurduğunu anlattı.</p>

<p>Hastalığın bu aşamasında memenin ve koltuk altı lenf bezlerinin korunmasının mümkün görünmediğini aktaran Doğan, ameliyat öncesinde uygulanan kemoterapiye iyi yanıt alınmasının ardından hastayı meme koruyucu cerrahi açısından yeniden değerlendirdiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başhekim Prof. Dr. Doğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Normal şartlarda hastamızın memesini korumak çok mümkün değildi. Memesinin tamamının ve koltuk altı lenf bezlerinin alınması gerekiyordu. Hastamızın tümörü iç kadranda dekolte bölgesi dediğimiz göğüs duvarına yakın alandaydı. Tümörü iç kadranda olduğu için geliştirdiğimiz tekniği uyguladık. Bu tekniği uygulamasaydık iç taraf tümörü olduğu için kozmetiğin iyi olmayacağı düşünülerek memenin alınması gerekebilirdi. Bu durumda dümdüz kalırdı göğüs duvarı, silikon veya kendi öz dokusunu koruyarak yeni bir meme yapılması gerekirdi. Onkoplastik bir teknik kullanılmazdı ama o zaman da kozmetik sonuçlar bu kadar iyi olmazdı. Geliştirdiğimiz teknikle hastamızın memesini koruduk ve kozmetik olarak kendisinin de tatmin olduğu bir sonuç ortaya çıktı. Hasta bir gün içerisinde taburcu oldu ve kısa sürede günlük hayatına dönme imkanı buldu."</p>

<figure><img height="804" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/02/44fd67b746b1514e675cbbe2902275b7.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Göğsümü kaybedeceğimi düşünerek karamsarlığa kapılmıştım"</h2>

<p>"Doğan Tekniği"nin uygulandığı Yılmaz da ocak ayında kendi kendine muayene sırasında sol memesinde kitle fark etmesi üzerine Etlik Şehir Hastanesine başvurduğunu, yapılan tetkik ve biyopsinin ardından meme kanseri tanısı aldığını anlattı.</p>

<p>Tanının ardından hem hastalık hem de memesini kaybetme düşüncesinin kendisinde büyük endişe yarattığını dile getiren Yılmaz, "İlk tanıyı aldığım zaman çok korktum, çok endişelendim. Öncelikle hayatımı kaybetmekten endişelendim. Daha sonra göğsümü kaybedeceğimi düşünerek çok büyük karamsarlığa kapılmıştım ama buraya geldiğim süreçte doktorların yardımıyla bu süreci daha kolay atlattım." dedi.</p>

<p>Tedavinin ardından memesinin korunmasının kendisi için önem taşıdığını ifade eden Yılmaz, "Bu tedavi sürecinden çok memnunum çünkü göğsüm alınmadı, göğsümde herhangi bir değişiklik olmadı. Ölçüleri eşit, herhangi bir küçülme olmadı. O yüzden de çok rahatım. Korkularım geride kaldı, kanseri yendim, şu anda iyiyim, sağlıklıyım." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/turk-hekimlerden-meme-kanseri-cerrahisinde-yeni-koruyucu-yontem.png" type="image/jpeg" length="70313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK geri ödeme listesine 3 ilaç daha eklendi]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-3-ilac-daha-eklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-3-ilac-daha-eklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2 Hemofili B ve bir kanser ilacının daha Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) geri ödeme listesine alındığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Işıkhan, NSosyal hesabından, Resmi Gazete'de yayımlanan "Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ"e ilişkin paylaşımda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmaya devam ettiklerini belirten Işıkhan, şunları kaydetti:</strong></p>

<p>"2 adet Hemofili B ilacı ve bir adet kanser ilacı olmak üzere biri yerli üretim 3 ilacı geri ödeme kapsamımıza aldık. Eczanelerde üretilen majistral ilaçlarda kurumumuzca ödenen tutarı yüzde 40 oranında artırdık. Çocuk cerrahisinde uygulanan işlemlerin kapsamını genişlettik. Kemik iliği nakli süreçlerinde önemli iyileştirmeleri hayata geçirdik. Kemik iliği nakli bekleyen hastalarımız için uygun verici bulunmasına yönelik tarama süreçlerini güncelledik, tedavi ve ilaç uygulamalarına ilişkin düzenlemeler yaptık. Hastalarımıza acil şifalar temenni ediyor, hayırlı olmasını diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-3-ilac-daha-eklendi</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/08/sgk-geri-odeme-listesine-3-ilac-daha-eklendi.png" type="image/jpeg" length="80313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yılbaşından bu yana 756 bin gıda denetimi gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/yilbasindan-bu-yana-756-bin-gida-denetimi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/yilbasindan-bu-yana-756-bin-gida-denetimi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 1 Ocak'tan bugüne kadar 756 bin gıda denetimi yapıldığını ve 1,6 milyar lira idari para cezası uygulandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yumaklı, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, gıda denetimlerine ilişkin bilgi verdi.</p>

<p>Uygunsuz ürünlere yönelik çalışmalara dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"1 Ocak 2026'dan bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 756 bin denetimde, insan sağlığını tehdit eden 254 uygunsuzluk tespit ederek savcılığa suç duyurusunda bulunduk ve toplam 1,6 milyar lira idari para cezası uyguladık. Vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya erişimlerini sağlamak için denetimlerimizi aralıksız sürdüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/yilbasindan-bu-yana-756-bin-gida-denetimi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/08/yilbasindan-bu-yana-756-bin-gida-denetimi-gerceklestirildi.png" type="image/jpeg" length="20525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu: Evde sağlık hizmetlerimizle 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-evde-saglik-hizmetlerimizle-1-milyon-352-bin-775-hastaya-hizmet-veriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-evde-saglik-hizmetlerimizle-1-milyon-352-bin-775-hastaya-hizmet-veriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, evde sağlık hizmetleriyle 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet verdiklerini, 2026'nın ilk yarısında ise 2 milyon 229 bin 76 ev ziyareti gerçekleştirdiklerini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Memişoğlu, NSosyal hesabından evde sağlık hizmetlerine ilişkin yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:</p>

<p>"Hep yanı başınızdayız. Evde sağlık hizmetlerimizle bugün itibarıyla 1 milyon 352 bin 775 hastaya hizmet veriyoruz. 2026'nın ilk yarısında 2 milyon 229 bin 76 ev ziyareti gerçekleştirdik. Güler yüzü ve emeğiyle şifa dağıtan tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Memişoğlu, paylaşımında evde sağlık hizmetlerine ilişkin görüntülerin bulunduğu videoya da yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/saglik-bakani-memisoglu-evde-saglik-hizmetlerimizle-1-milyon-352-bin-775-hastaya-hizmet-veriyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/08/saglik-bakani-memisoglu-evde-saglik-hizmetlerimizle-1-milyon-352-bin-775-hastaya-hizmet-veriyoruz.png" type="image/jpeg" length="58277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzun yolculuklarda hareketsizlik pıhtılaşma riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/uzun-yolculuklarda-hareketsizlik-pihtilasma-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/uzun-yolculuklarda-hareketsizlik-pihtilasma-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan uzun süreli kara ve hava yolu seyahatlerinde hareketsiz kalmak, özellikle risk grubundaki kişilerde bacak toplardamarlarında pıhtı oluşmasına ve hayati tehlikeye yol açabilen akciğer embolisine neden olabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, AA muhabirine, yaz döneminde turistik hareketliliğin artmasıyla otobüs ve uçak yolculuklarının yoğunlaştığını söyledi.</p>

<p>Uzun süre hareketsiz kalmanın bacak toplardamarlarında kan dolaşımını yavaşlatabildiğini belirten Altay, bu durumun özellikle risk grubundaki kişilerde derin ven trombozu gelişmesine zemin hazırlayabildiğini ifade etti.</p>

<p>Bacaklarda oluşan pıhtıların dolaşımla kalbe, oradan da akciğere ulaşabileceğini anlatan Altay, bunun ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Bacaklar hareketsiz kaldığı için bu bölgedeki toplardamarların dolaşım sorunu yaşayabildiğini ifade eden Altay, "Hareketsiz kalan bacaklarda oluşan bu pıhtılar kalbe, oradan da akciğere ulaşarak akciğer embolisi dediğimiz, önemli ölçüde ölümlere neden olabilecek bir hastalığa yol açabiliyor." dedi.</p>

<p>Derin ven trombozu açısından kesin bir süre vermenin doğru olmayacağını dile getiren Altay, genel kabulün 4 saat ve üzerindeki yolculukların risk faktörü oluşturduğu yönünde olduğunu söyledi.</p>

<p>Kişinin sağlık durumuna göre bu sürenin değişebileceğine işaret eden Altay, "Riskli grup için çok daha kısa süreler de etkili olabilir. Genç bir bireyde daha uzun süreler herhangi bir sorun oluşturmayabilir. Ancak genel kabul, 4 saat ve üzerindeki yolculukların bacaklarda derin ven trombozu gelişmesi açısından risk faktörü kabul edilmesi yönündedir." diye konuştu.</p>

<p>Son yıllarda turistik amaçlı uzun yolculukların arttığını belirten Altay, buna paralel olarak yolculukla ilişkili pıhtılaşma bozuklukları ve akciğer embolisi vakalarında da artış gözlemlediklerini ifade etti.</p>

<p>Akciğer embolisinin hastanede yatan hastalarda önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu aktaran Altay, bölgeye ilişkin epidemiyolojik veri bulunmamasına rağmen Trakya'nın özellikle yaz aylarında gurbetçilerin yoğun kullandığı güzergahlardan biri olması nedeniyle uzun yolculuk yapan kişilerde bu vakalarla karşılaştıklarını kaydetti.</p>

<figure><img height="1200" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/22/34f6f044c0cf6eac674029dc66b7b3f2.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>Yaşlılar, kronik hastalar ve hamileler risk grubunda</h2>

<p>Altay; yaşlılar, hamileler, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği ve KOAH gibi kronik hastalığı bulunanların uzun yolculuklarda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yakın zamanda kalça ameliyatı geçirenler, hareket kısıtlılığı bulunanlar, kanser hastaları, daha önce pıhtılaşma bozukluğu veya akciğer embolisi geçirenler ile genetik pıhtılaşma bozukluğu bulunan kişilerin de risk grubunda yer aldığını anlatan Altay, genç kadınlarda doğum kontrol hapı kullanımının da pıhtılaşmaya yatkınlığı artırabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uzun yolculuklarda su tüketimi ihmal edilmemeli</h2>

<p>Yolculuklarda hareketsizliğin yanı sıra yetersiz sıvı tüketiminin de pıhtılaşma riskini artırabildiğine dikkati çeken Altay, bazı kişilerin tuvalet ihtiyacını azaltmak için daha az su içtiğini söyledi.</p>

<p>Kanın akışkanlığının korunması açısından yeterli sıvı tüketiminin önemli olduğunu vurgulayan Altay, şunları kaydetti:</p>

<p>"Riskli gruplar, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlar, uzun yolculuklarda hareketsiz kalıp aynı zamanda yeterli sıvı tüketmezse pıhtılaşmaya yatkınlık artıyor. Özellikle alkol tüketimi vücutta su kaybına neden olabiliyor. Çay ve kahve de idrar söktürücü etkileri nedeniyle sıvı ihtiyacını karşılamak için yeterli olmuyor. Bu nedenle yolculuklarda sıvı ihtiyacının ağırlıklı olarak suyla karşılanması daha doğru olacaktır."</p>

<h2>Tek taraflı bacak şişliğine dikkat</h2>

<p>Derin ven trombozunun önemli belirtilerinden birinin ani gelişen tek taraflı bacak şişliği olduğunu belirten Altay, buna ağrı ve kızarıklığın da eşlik edebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu belirtilerin özellikle risk grubundaki kişiler tarafından ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Altay, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve ani gelişen solunum sıkıntısı halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Altay, bacak şişliğinin yalnızca pıhtılaşmaya bağlı gelişmediğini, kalp ve böbrek yetersizliği, karaciğer hastalıkları, protein kaybettiren bağırsak hastalıkları, hipotiroidi, lenf dolaşım bozuklukları, toplardamar hastalıkları ve bazı ilaçların yan etkilerinin de şişliğe yol açabileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/uzun-yolculuklarda-hareketsizlik-pihtilasma-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/08/uzun-yolculuklarda-hareketsizlik-pihtilasma-riskini-artiriyor.png" type="image/jpeg" length="46562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Nişasta bazlı şekerden uzak durulmalı" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Ulusal Beslenme Konseyi Şeker Bilim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. İlhan Satman, dünyada ve Türkiye'de aşırı nişasta bazlı şeker tüketiminin obezite başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İlhan Satman, glukoz ve fruktozun birçok gıdada doğal olarak bulunan basit şekerler olduğunu, şekerin sakkaroz ve nişasta bazlı olmak üzere iki şekilde üretildiğini söyledi.</p>

<p>Sofra şekeri olarak bilinen sakkarozun, birbirine bağlı ve yüzde 50'şer oranda glukoz ile fruktoz moleküllerinden oluştuğunu ifade eden Satman, "Nişasta bazlı şeker üretiminde ham madde olarak genelde mısır kullanılır ve farklı oranlarda glukoz ve fruktoz içerebilir. Mısırın yanı sıra buğday, patates, pirinç ve cassava (manyok) da ham madde olarak kullanılabilir." dedi.</p>

<p>Türkiye'de uygulanan pancar şekeri ve nişasta bazlı şeker kotaları birlikte değerlendirildiğinde, yurt içinde piyasaya sunulan şekerlerdeki fruktozun çok büyük bölümünün pancar şekerinden kaynaklandığına işaret eden Satman, "Öyleyse nişasta bazlı şekerle ilgili sağlık endişeleri nereden kaynaklanmaktadır? Biyokimya açısından bakıldığında, sakkaroz ve nişasta bazlı şekerin kalori değerleri arasında bir fark yoktur, 1 gramı tüketildiğinde 4 kilokalori verir. Şeker içeriklerinin de genelde benzer olduğu kabul edilse de özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubuyla tatlandırılmış popüler birçok içeceğin beklenenden daha fazla fruktoz içerdiği bilinmektedir." diye konuştu.</p>

<p>Satman, sofra şekeri tüketildiğinde glukoz ve fruktozun açığa çıkması ve emiliminin belirli bir süreç gerektirdiğini, bu nedenle kan şekeri seviyesinin hızla yükselmediğini belirterek, nişasta bazlı şeker tüketiminde ise bu sürece gerek olmadığı için kandaki glukoz seviyesinin çok hızlı yükseldiğini anlattı.</p>

<p>Yüksek miktarda fruktoz tüketiminin karaciğerin insüline duyarlılığını azalttığını vurgulayan Satman, yüksek fruktozlu mısır şurubunun sakkaroza kıyasla daha fazla fruktoz maruziyetine ve farklı metabolik etkilere yol açabileceğine dikkati çekti.</p>

<p>Satman, aşırı şeker tüketiminin depresyon, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, tip 2 diyabet, obezite, metabolik sendrom, yağlı karaciğer hastalığı ve diş çürükleri başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkilendirildiğini belirterek, uluslararası sağlık ve gıda otoritelerinin serbest şeker tüketiminin sınırlandırılmasını önerdiğini kaydetti.</p>

<p>Nişasta bazlı şekerin içeceklerden şekerleme ve unlu mamullere, süt ürünlerinden paketlenmiş gıdalara kadar birçok üründe kullanıldığını dile getiren Satman, sakkaroza göre daha kararlı, raf ömrünü uzatıcı ve maliyet açısından avantajlı olması nedeniyle gıda sektöründe tercih edildiğini söyledi.</p>

<p>Nişasta bazlı şekerin tüketimi güvenli veya zararsız kabul edilen ayrı bir masum türünün bulunmadığını ifade eden Satman, fruktoz oranları farklı olsa da tüm nişasta bazlı şeker türlerinin benzer metabolik riskler taşıdığını belirtti.</p>

<p>Satman, halk sağlığı otoritelerinin günlük ilave şeker alımının azaltılmasını önerdiğine işaret ederek, toplum sağlığının korunması için özellikle şekerli içecek tüketiminin azaltılması ve fiziksel aktivitenin artırılmasının önem taşıdığını vurguladı.</p>

<h2>Aşırı işlenmiş gıda tüketimiyle obezite ilişkili kanser riski arasında bağlantı</h2>

<p>Araştırmaların fruktozun bazı tümörlerin büyümesinde yakıt görevi görebileceğine işaret ettiğini belirten Satman, yüksek miktarda fruktoz tüketiminin özellikle meme yağ dokusunda metabolik değişikliklere yol açarak meme kanseri gelişimine katkı sağlayabileceğinin ileri sürüldüğünü anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı fruktoz tüketimi ile pankreas kanseri arasında ilişki olduğunu ortaya koyan çalışmaların mevcut olduğunun altını çizen Satman, "Artan kanıtlar, aşırı işlenmiş gıda tüketimiyle obezite ilişkili kanser riski arasında önemli bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Aşırı miktarda tüketilen işlenmiş gıdalardaki ilave şekerler, sağlıksız yağlar ve kimyasal katkı maddeleri ile birlikte metabolik ve endokrin işlev bozukluklarına ve bağırsak mikrobiyom dengesizliğine katkıda bulunur. Bu sorunların hemen hepsinin obezite ve inflamasyonu tetiklediği bilinmektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Satman, "Her yaş ve cinsiyetteki bireyler, özellikle 2 yaşından küçük bebekler, çocuklar, metabolik hastalığı bulunanlar veya bu hastalıklara yakalanma riski yüksek olanlar şekerden, özellikle nişasta bazlı şekerden kesinlikle uzak durmalıdır. Nişasta bazlı şeker türleri arasında yüksek fruktoz içeriğine sahip yüksek fruktozlu mısır şurubunun tüketimi, bu gruplarda kalıcı sağlık sorunları riskini artırabilir. Bebeklere yaşamın ilk 2 yılında kesinlikle ilave şeker verilmemelidir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Çocuklarla metabolik hastalığı bulunan veya risk taşıyan bireylerde aşırı şeker ve özellikle nişasta bazlı şeker tüketiminin mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırabileceğine ve hastalıkların kontrolünü güçleştirebileceğine dikkati çeken Satman, "Türk toplumunda obezite, karaciğer yağlanması, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi ciddi sağlık sorunları oldukça yaygın görüldüğü için işlenmiş gıdalarda ve hazır içeceklerde yaygın olarak kullanılan nişasta bazlı şeker, özellikle çocuklar ve gençlerde kronik hastalık riskini artırır. Tip 2 diyabetli bireylerde ise hastalığın kontrolünü güçleştirir." ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Avrupa'da yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımının en yüksek olduğu 5 ülkeden biri Türkiye</h2>

<p>Tüm dünyada şeker ve nişasta bazlı şeker kullanımının giderek artması nedeniyle birçok ülkenin, bu ürünlerin üretimine kota getirdiğine işaret eden Satman, "Türkiye’de 2001 yılından beri şeker ve nişasta bazlı şeker üretimi sınırlandırılmaktadır. Önceleri yüzde 10 olan nişasta bazlı şeker üretim kotası, 2018'de yüzde 5'e ve 2024'ten itibaren de yüzde 2,5'e indirilmiştir. Bir nişasta bazlı şeker türü olan yüksek fruktozlu mısır şurubunun küresel kullanımına ilişkin yapılan bir araştırmada, Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine dayalı olarak 43 ülkede yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketimi incelenmiştir. Avrupa'da yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanımının en yüksek olduğu 5 ülke Macaristan, Slovakya, Bulgaristan, Belçika ve Türkiye'dir." dedi.</p>

<p>Satman, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de tüketicilerin farkındalığının ve sağlık okuryazarlığının yükseltilmesi, etiket okuma ve yorumlama alışkanlığının kazandırılmasının şeker ve nişasta bazlı şeker ürünlerinin tüketimini sınırlayabileceği yönünde görüş bildirdi.</p>

<p>AB mevzuatına göre hazır gıda ve içeceklerde kullanılan şeker türlerinin ürün etiketinde belirtilmesinin zorunlu olduğuna değinen Satman, şunları söyledi:</p>

<p>"Bir ürüne şeker, nişasta bazlı şeker veya tatlandırıcı eklenmişse, şeker türlerinin açık adlarının ürün etiketindeki 'içindekiler' listesinde miktarlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralanarak yazılması zorunlu olmalıdır. Ek olarak 'besin değerleri' tablosunda da ürünün içerdiği toplam karbonhidrat miktarının belirtilmesi zorunlu tutulmalıdır. Mümkünse, üründeki şeker türlerinin miktarlarının etikette ayrı ayrı belirtilmesi sağlanmalıdır. Özellikle şekerli ürünün adında veya vurgusunda belirli bir şeker türü öne çıkarılıyorsa, örneğin 'fruktozlu içecek', 'bal ilaveli bisküvi' bileşenin yüzdesi belirtilmelidir. Bir üründeki 'şekersiz', 'ilave şeker içermez' gibi ifadeler sıkı bir şekilde denetlenmelidir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/08/nisasta-bazli-sekerden-uzak-durulmali-uyarisi.png" type="image/jpeg" length="82724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nişasta bazlı şekerlerdeki yüksek fruktoz çocukların sağlığını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/nisasta-bazli-sekerlerdeki-yuksek-fruktoz-cocuklarin-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/nisasta-bazli-sekerlerdeki-yuksek-fruktoz-cocuklarin-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nişasta bazlı şekerlerin (NBŞ) yüksek fruktoz içeriği nedeniyle hastalık oluşturma riskinin daha yüksek olduğu, çocukluk çağında fazla şeker tüketiminin obezite, hipertansiyon başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkilendirildiği bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nişasta içeren bitkilerden elde edilen ve temel olarak glukoz ve fruktoz içeren şeker türü olarak tanımlanan nişasta bazlı şeker (NBŞ), dünyada yiyecek ve içeceklerde sofra şekerinden sonra ikinci büyük kullanım payına sahip.</p>

<p>NBŞ, şekerleme, unlu mamuller, helva, reçel, marmelat, dondurma, geleneksel tatlılar ile alkollü ve alkolsüz içeceklerin üretiminde sıklıkla kullanılıyor.</p>

<p>Üreticilerin, ürünlere kolay karışması, tatlılık ve kıvam sağlaması, ürünün raf ömrünü uzatması gibi nedenlerle tercih ettiği NBŞ, Türkiye'de kota uygulamasına tabi tutuluyor. Bu kapsamda halihazırda ülke genelinde üretilen toplam şekerin en fazla yüzde 2,5'i nişasta bazlı şekerden olabiliyor. Üreticilerin bu konudaki faaliyetleri, Tarım ve Orman Bakanlığınca düzenli denetleniyor.</p>

<p>NBŞ içeren ürünlerin tüketimi ve ortaya çıkabilecek sağlık risklerine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Özmert, nişasta bazlı şekerdeki yoğun fruktoz oranına dikkati çekti.</p>

<p>Şeker pancarından elde edilen sofra şekerinin glukoz ve fruktozu eşit oranda içerdiğini belirten Özmert, glukoz-fruktoz şurubu olarak adlandırılan NBŞ'de ise bu iki şekerin monomer halinde bulunduğunu ve fruktoz oranının yüzde 42 ile 90 arasında değişebildiğini anlattı.</p>

<h2>"Karaciğerde hızla yağa dönüşüyor"</h2>

<p>Özmert, NBŞ'nin şeker pancarından elde edilen şekere göre daha basit ve ucuz yöntemlerle üretilebildiğine dikkati çekerek, "NBŞ'nin hastalık oluşturma riski, yüksek fruktoz içeriği nedeniyle daha yüksek. Fruktoz, diğer şekerlerden farklı bir metabolizmaya sahip. Fruktoz, karaciğerde hızla yağa dönüşüyor, tokluk hissi oluşmadığı için tüketim devam ediyor." dedi.</p>

<p>NBŞ'nin taşıdığı riskin yanı sıra hangi türden olursa olsun fazla şeker tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Özmert, çocukluk çağındaki yüksek şeker tüketiminin obeziteden insülin direncine kadar birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu belirtti.</p>

<h2>Şekerli içecek tüketimi yüzde 42,3'e çıktı</h2>

<p>Özmert, çocukluk çağı obezitesinin temelinde ihtiyaçtan ve harcanandan daha fazla kalori alınmasının bulunduğunun, şekerin kolay, hızlı ve ucuz bir kalori kaynağı olduğunun, şekerli içeceklerin de bu özellikleri taşıyan en önemli gıda grubunu oluşturduğunun altını çizdi.</p>

<p>Yüksek şeker tüketiminin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerinin yalnızca obeziteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Özmert, çocukluk dönemindeki fazla şeker tüketiminin obezite, insülin direnci, hipertansiyon, yağlı karaciğer ve diş çürüklerinin yanı sıra kardiyometabolik hastalıklar, alerjiler, bağırsak hastalıkları ve davranış sorunlarıyla da ilişkilendirildiğini anlattı.</p>

<p>Türkiye'de çocukların şekerli içecek tüketimine ilişkin yapılan çalışmaların sonuçlarını paylaşan Özmert, "Türkiye’de 2013, 2016 ve 2022'de ilkokul 7-8 yaş grubu çocuklarında yapılmış olan çalışma her gün/sıklıkla şekerli içecek tüketen çocuk sıklığının sırasıyla yüzde 12,7, yüzde 18,4 ve en son yüzde 42,3 olduğunu bildirmektedir. Bu durum obezite riski açısından hemen önlem alınması gerektiğini vurguluyor." diye konuştu.</p>

<h2>"Tüketimi artıran bir davranışa dönüşmektedir"</h2>

<p>Şekerli ve yağlı gıdaların çocukların yeme davranışları üzerindeki etkisini değerlendiren Özmert, şöyle konuştu:</p>

<p>"Şekerli ürünlerin kullanılmasının beyindeki haz ve ödül merkezlerine etkisi söz konusudur. Adeta bir tür bağımlılık yapabilir ama henüz 'bağımlılık' ifadesi tıp literatürü tarafından tümüyle kabul edilmiş değildir ama kesinlikle tüketimi artıran bir davranışa dönüşmektedir. Bunu sadece NBŞ için değil tüm şekerli ve yağlı gıdalar için söyleyebiliriz."</p>

<p>Ailelerin kendi tüketim alışkanlıklarının da çocukların bu gıdalara yönelmesinde rol model oluşturduğuna işaret eden Özmert, okul kantinlerine yönelik düzenlemelerin tüm bileşenleriyle hayata geçirilmesi ve eş zamanlı olarak okullarda bir öğün sağlıklı yemek hizmeti verilmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Özmert, bu uygulamaların çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmesi ile hastalıklardan korunması açısından etkili girişimler olduğunu vurguladı.</p>

<h2>"Doğumdan sonra ilk 2 yılda ilave şeker önerilmiyor"</h2>

<p>Prof. Dr. Özmert, iyi sağlık sonuçları için yaşamın ilk 2 yılında hiç ilave şeker tüketilmemesi, sonraki dönemde ise ilave şeker tüketiminin günlük kalorinin yüzde 5'ini aşmamasının tercih edildiğini belirtti.</p>

<p>Çocukların yalnızca şeker içeren, besleyici özelliği bulunmayan gıdalardan uzak tutulması gerektiğini ifade eden Özmert, özellikle gazlı içecekler ve doğal olmayan meyve sularının bu ürünlerin başında geldiğini söyledi.</p>

<p>Amerikan Kalp Derneğinin 2 yaşın altındaki çocukların hiç serbest şeker tüketmemesini, daha büyük çocukların ise yaşlarına göre günde en fazla 26 gram, yaklaşık 6 çay kaşığı şeker tüketmesini tavsiye ettiğini aktaran Özmert, hazır ürünlerin mümkün olduğunca az tüketilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bunların yerine evde hazırlanacak sağlıklı atıştırmalıklar ve meyvelerin tercih edilmesinin önemine dikkati çeken Özmert, hazır ürün tüketilecekse etiketlerde toplam kalori ve şeker kaynağının yanı sıra doymuş yağ ve tuz miktarına da bakılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ürünlerin protein, vitamin ve mineral gibi besleyici bileşenler içerip içermediğinin de değerlendirilmesi, en az zarar ve en yüksek yarar potansiyeli taşıyan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini anlatan Özmert, hazır yiyecek ve içeceklerdeki şeker miktarının üreticiler tarafından da kademeli olarak azaltılması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Çocukluktaki hiçbir olumsuzluk çocuklukta kalmaz"</h2>

<p>Çocukluk dönemindeki sağlık sorunlarının etkilerinin yetişkinlik dönemine de taşınabileceğinin altını çizen Özmert, "Çocukluktaki hiçbir olumsuzluk çocuklukta kalmaz. O nedenle çocuk sağlığı, erişkin sağlığını belirleyen önemli bir bileşendir. Obez çocukların yüzde 55'i obez ergen olur, obez ergenlerin de yüzde 80'i obez erişkin olur." dedi.</p>

<p>Çocuklukta başlayan obeziteyle ilişkili hastalık risklerinin erişkinliğe artarak geçtiğini belirten Özmert, insülin direnci, hipertansiyon, kalp damar hastalıkları, kanser ve felcin bu riskler arasında yer aldığını ifade etti.</p>

<p>Özmert, obez gebelerin yüksek kilolu bebek dünyaya getirme ihtimalinin bulunduğunu ve bunun da beraberinde çeşitli riskler getirebileceğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/nisasta-bazli-sekerlerdeki-yuksek-fruktoz-cocuklarin-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/08/nisasta-bazli-sekerlerdeki-yuksek-fruktoz-cocuklarin-sagligini-tehdit-ediyor.png" type="image/jpeg" length="10078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: 'Üreten Sağlık' dediğimiz anlayışı hayata geçiriyoruz]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/bakan-memisoglu-ureten-saglik-dedigimiz-anlayisi-hayata-geciriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/bakan-memisoglu-ureten-saglik-dedigimiz-anlayisi-hayata-geciriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye, sağlıkta üretimden çok hizmet odaklı çalıştı. Sizler ve bizler ilk defa 'Üreten Sağlık' dediğimiz anlayışı hayata geçiriyoruz." ifadesini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Memişoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü ile İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi'ni (İBG) ziyaret etti.</p>

<p>Memişoğlu, İBG'de yaptığı konuşmada, bu merkezin Türkiye'nin sağlık alanında bilgi ve teknoloji üreten en önemli araştırma merkezlerinden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin sağlıkta güçlü altyapıya ve nitelikli insan kaynağına sahip olduğunu ifade eden Memişoğlu, hizmet sunumundaki başarının üretimle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/22/178cc30151f017fd1f8d0a88a7c80268.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Memişoğlu, bu merkezleri sadece bilim yapmak için değil, dünyada yeni bir şey söyleyip yeni bir şey üretebilmek için bilginin ve araştırmanın yapıldığı merkezler olarak tanımladı.</p>

<p>Araştırma merkezlerinin yalnızca fonlarla değil, ürettikleri bilgiyle de sürdürülebilir bir ekosistem oluşturması gerektiğini belirten Memişoğlu, "Türkiye, sağlıkta üretimden çok hizmet odaklı çalıştı. Sizler ve bizler ilk defa 'Üreten Sağlık' dediğimiz anlayışı hayata geçiriyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık teknolojisini ve sağlık endüstrisini geliştirecek en önemli gücün bilim insanları olduğunu vurgulayarak, araştırmacılara her türlü desteği vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.</p>

<figure><img height="858" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/22/d37cbf1cb17e25d89f917ccc03b2f157.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>TÜSEB aracılığıyla 960 kamu hastanesi araştırmacıların kullanımına sunuldu</h2>

<p>Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) bu süreçte araştırmacıların yanında olacağını aktaran Memişoğlu, "Yeter ki yeni şeyler söyleyin, yeni şeyler üretin." ifadesini kullandı.</p>

<p>Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun (TİTCK) araştırmaların ürüne dönüşmesini sağlayacak süreçlerde bilim insanlarına destek vereceğini bildirerek, TÜSEB aracılığıyla 960 kamu hastanesinin klinik araştırmalar için araştırmacıların kullanımına sunulduğunu, ayrıca TÜSEB tarafından onaylanan klinik çalışmaların hasta maliyetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmasına yönelik yasal düzenlemenin hayata geçirildiğini kaydetti.</p>

<figure><img height="843" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/22/5786e4ba2c289a2019828401615e798f.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Araştırmacılar ile yatırımcı, sanayici ve fon sağlayıcıları buluşturmak amacıyla Üreten Sağlık Portalı'nın oluşturulduğunu aktaran Memişoğlu, bilim insanlarının geliştirdikleri projeleri bu platform üzerinden paylaşabileceklerini ifade etti.</p>

<p>Bakan Memişoğlu, "Siz üretin, ürettiğinizi biz sanayiye verelim. Gerekirse sanayici, yatırımcı bulacağız." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Bilim insanlarının pazarlama veya ticari süreçlerle değil, araştırma ve üretimle ilgilenmesi gerektiğine işaret eden Memişoğlu, "Bilim insanı çalışırken ekonomik kaygı duymayacak. Sizin işiniz laboratuvarda üretmek. O ekosistemi kurmak bizim görevimiz." değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/bakan-memisoglu-ureten-saglik-dedigimiz-anlayisi-hayata-geciriyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 00:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/bakan-memisoglu-ureten-saglik-dedigimiz-anlayisi-hayata-geciriyoruz.png" type="image/jpeg" length="62849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan kene uyarısı: Panik yapmayın, tedbiri elden bırakmayın]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/uzmanlardan-kene-uyarisi-panik-yapmayin-tedbiri-elden-birakmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/uzmanlardan-kene-uyarisi-panik-yapmayin-tedbiri-elden-birakmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, vücuduna kene yapışan kişilerin panik yapmadan hızla keneyi vücudundan uzaklaştırması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Adem Keskin, yaz aylarında kenelerin aktif hale geldiklerini, bu nedenle insanların bu canlılara karşı tedbirli olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Özellikle hyalomma grubuna ait kenelerin Türkiye'deki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının ana taşıyıcısı olduğunu vurgulayan Keskin, "Hyalomma marginatum türü kenelerin ilkbahar ve yaz dönemlerinde aktivitelerini artırdığını biliyoruz. Yaz aylarında vatandaşlarımız tarlaya, pikniğe, yürüyüşe veya ormanlık alanlara daha sık çıkıyor. Bu durum kene ile karşılaşma riskini artırıyor. Ülkemizde görülen keneler, popülasyonu yapay şekilde artırılmış bir canlı değildir, bu bölgenin doğal bir türüdür ancak virüs taşıdığı için tehlikelidir." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KKKA'nın sadece Türkiye'de değil, son yıllarda Avrupa'da da görüldüğüne işaret eden Keskin, "Bugün İspanya ve Portekiz'de hyalomma türü olan 'Hyalomma lusitanicum' kaynaklı KKKA vakaları olduğunu biliyoruz. Ülkemizde de özellikle ilkbahar ve yaz dönemlerinde vakalarda yoğunlaşma yaşanıyor. Vatandaşlarımızın kene bulunma ihtimali yüksek olan açık mera ve otluk alanlara giderken mutlaka açık renkli kıyafetler giymelerini öneriyoruz. Kenenin vücuda giriş noktası olan pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı, bel kısmı ise kemer veya kuşakla sıkıca kapatılmalıdır. Unutulmamalıdır ki kene uçamaz, zıplayamaz veya atlayamaz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bir bölgede hastalık tespit edildiğinde devletin hızla kene popülasyonunu takibe alarak ilaçlama yaptığını belirten Keskin, şöyle devam etti:</p>

<p>“Burada vatandaşlarımıza da önemli görevler düşüyor. Hayvanlarında kene gören yetiştiriciler zaman kaybetmeden ilaçlama yapmalıdır. Vatandaşlarımızın araziye çıkarken kene kovucu kullanması ve gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Gerekli tedbirler alınsa bile vücutlarına kene tutunabilir. Bu durumda panik yapılmamalıdır. Toplumda keneden kaynaklı haklı bir çekince var ancak panik yapılmamalı ve hızlı şekilde vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Eğer kırsal alandaysanız ve bir sağlık kuruluşuna ulaşma imkanınız yoksa, patojenlerin (hastalıklara veya enfeksiyonlara yol açan her türlü mikroorganizma) vücuda salınmasını önlemek adına kene hemen çıkarılmalıdır. Bu işlem çok ileri düzeyde teknik bilgi gerektiren bir durum değildir.”<br />
<img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/21/9f46387c5839c5c700b90c06ee822d4e.jpg" width="1200" /></p>

<p>Keskin, Türkiye'de KKKA vakalarında ölüm oranının yüzde 4-5 seviyesinde bulunduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla panikten uzak durmalıyız. Bu konuda hekimlerimize güvenimiz gerekmektedir. Hastalık ve tedavi süreçlerinde oldukça tecrübeliler. KKKA'ya yakalanan kişilerin yüzde 90'ından fazlası tamamen iyileşiyor." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/uzmanlardan-kene-uyarisi-panik-yapmayin-tedbiri-elden-birakmayin</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/uzmanlardan-kene-uyarisi-panik-yapmayin-tedbiri-elden-birakmayin.png" type="image/jpeg" length="39891"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dumansız hava sahasında 17 yılda 46 milyonu aşkın denetim yapıldı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca yürütülen Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında ülke genelinde 1500 ekip ve 10 bine yakın personelle gerçekleştirilen denetimlerde, vatandaşlardan gelen ihbarlar en yakın ekibe yönlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığınca, toplum sağlığını korumak, tütün dumanına maruziyeti önlemek ve tütün kullanımını azaltmak amacıyla yürütülen Dumansız Hava Sahası uygulaması kapsamında 2009'dan bu yana 46 milyonu aşkın denetim gerçekleştirildi.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kapsamında yürütülen uygulamayla, tütün kullanımının yol açtığı sağlık risklerinin azaltılması ve dumansız yaşam alanlarının korunması hedeflendi.</p>

<p>Yürürlüğe 19 Temmuz 2009'da giren düzenlemelerle, kahvehane, kafeterya, lokanta ve benzeri işletmelerin kapalı alanlarında tütün ürünü kullanımı yasaklandı. Yapılan düzenlemelerle toplumun yoğun kullandığı bazı açık alanlarda da ilave kısıtlamalar hayata geçirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda havaalanları, terminaller, alışveriş merkezleri, sinema ve tiyatrolar ile sağlık kuruluşlarının giriş kapılarının en az 5 metre çevresinde tütün ürünü kullanımı yasaklandı, kamu kurumlarının açık alanlarında oluşturulabilecek sigara içme alanları ise toplam açık alanın yüzde 30'u ile sınırlandırıldı. Bu alanların bina girişlerinden en az 10 metre uzaklıkta olması zorunlu hale getirildi.</p>

<p>Ayrıca çocuk parkları, yürüyüş yolları ve spor alanlarında tütün ürünü kullanımı tamamen yasaklanarak, çocukların ve gençlerin dumandan korunmasına yönelik önemli bir adım atıldı.</p>

<h2>Dijital denetim altyapısı</h2>

<p>Denetim faaliyetleri, Dumansız Hava Sahası Denetim Sistemi ile dijital ortama taşındı. Planlama, saha koordinasyonu, ihbar yönetimi ve raporlama süreçleri tek merkezden etkin şekilde yürütülmeye başlandı.</p>

<p>"ALO 184 SABİM" hattı ile "Yeşil Dedektör" mobil uygulaması üzerinden iletilen ihbarların sisteme anlık düşmesi sağlandı. Böylece ihbarların en geç 2 saat içinde değerlendirilerek en yakın denetim ekibine yönlendirilmesine imkan verildi.</p>

<p>Bu sayede vatandaşların denetim süreçlerine aktif katılımı sağlanırken, ihlallere hızlı ve etkin müdahale imkanı oluşturuldu.</p>

<h2>Türkiye genelinde kesintisiz denetim</h2>

<p>Bakanlık verilerine göre, Türkiye genelinde yaklaşık 1500 denetim ekibi ve 10 bine yakın görevli personelle 7 gün 24 saat esasına göre denetimler gerçekleştiriliyor.</p>

<p>2009'dan bugüne kadar 46 milyonu aşkın denetim gerçekleştirilirken, Dumansız Hava Sahası uygulamasının sürdürülebilirliği etkin denetim mekanizmasıyla güvence altına alınıyor.</p>

<p>Denetimler, rutin denetimler, ihbar üzerine gerçekleştirilen denetimler ve iller arası çapraz denetimler olmak üzere 3 farklı yöntemle yürütülüyor.</p>

<p>İhbar alınması veya ihlal tespit edilmesi halinde ilgili işletmeye 20 gün içinde en az 3 takip denetimi yapılıyor. Denetim ekipleri, en az 2 kişiden oluşurken, ekiplerde kolluk kuvveti temsilcileri de görev alıyor.</p>

<p>Denetimlerin etkinliğini artırmak amacıyla 81 ilde görev yapan ekipler, farklı illerle eşleştirilerek her ay çapraz denetimler gerçekleştiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/dumansiz-hava-sahasinda-17-yilda-46-milyonu-askin-denetim-yapildi.png" type="image/jpeg" length="26434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığından çocuk ve ergenlere özel sigara bırakma polikliniği]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, çocuk ve ergenlerde tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında 12-18 yaş grubuna yönelik "Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri"ni hizmete açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ergenlik dönemi, merak, akran etkisi, sosyal medya ve dijital platformlarda tütün ürünlerinin dolaylı tanıtımı, yanlış risk algısı ile yeni nesil nikotin ürünlerine erişim gibi nedenlerle bağımlılık davranışlarının gelişmesine en açık yaşam evrelerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Çocuk ve ergenlerde gelişimsel özellikler nedeniyle nikotin beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Dikkat, öğrenme, hafıza ve dürtü kontrolü üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabiliyor. Ayrıca erken yaşta başlayan tütün ürünü kullanımı, ilerleyen dönemlerde alkol ve diğer bağımlılık yapıcı maddelerin kullanım riskini de artırıyor.</p>

<p>Bu nedenle 18 yaş altı bireylere yönelik müdahaleler, yalnızca tütün kullanımının önlenmesi açısından değil tüm bağımlılıklarla mücadele politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Ergenlerde bağımlılık tedavisi, aile katılımı, motivasyonel görüşme teknikleri, psikososyal destek ve yaş grubuna uygun takip mekanizmalarını içeren multidisipliner bir yaklaşım gerektiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Polikliniklerde, bilimsel kanıta dayalı danışmanlık ve tedavi hizmetleri sunulacak</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı da bu kapsamda, ergenlerin biyopsikososyal özelliklerine uygun değerlendirme, danışmanlık ve tedavi hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla "Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri" hizmete aldı.</p>

<p>Polikliniklerde, çocuk ve ergenlere gelişim dönemlerine uygun, bilimsel kanıta dayalı danışmanlık ve tedavi hizmetleri sunulacak.</p>

<p>İhtiyaç halinde çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve ilgili diğer disiplinlerle koordinasyon sağlanacak.</p>

<p>Böylece tütün ürünü kullanımının erken dönemde sonlandırılması, nikotin bağımlılığının kronikleşmesinin önlenmesi, tütün kullanımına bağlı sağlık yükünün azaltılması ve sağlıklı nesillerin yetiştirilmesine katkı sağlanması hedefleniyor.</p>

<h2>Hekimlere yönelik rehber hazırlandı</h2>

<p>Bakanlık tarafından Adolesan Sigara Bırakma Poliklinikleri'nde görev yapacak hekimlere yönelik rehber de hazırlandı.</p>

<p>Haziran 2026'da hizmet vermeye başlayan poliklinikler, Ağrı, Ankara, Bursa, Çanakkale, Çorum ve Kütahya'da toplam 7 merkezde faaliyet gösteriyor.</p>

<p>Hizmetin ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalar sürerken, poliklinik sayısının artırılarak her ilde bu hizmetin sunulması hedefleniyor.</p>

<p>Öte yandan, 9 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde toplam 1600 sigara bırakma polikliniğinde vatandaşlara hizmet veriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/saglik-bakanligindan-cocuk-ve-ergenlere-ozel-sigara-birakma-poliklinigi.png" type="image/jpeg" length="90219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigarayı bırakmak isteyen 1 milyon kişiye ücretsiz ilaç desteği sağlanacak]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/sigarayi-birakmak-isteyen-1-milyon-kisiye-ucretsiz-ilac-destegi-saglanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/sigarayi-birakmak-isteyen-1-milyon-kisiye-ucretsiz-ilac-destegi-saglanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre, sigarayı bırakma tedavisi alan 1 milyon kişiye, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz ilaç ve nikotin replasman desteği sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmî Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan 11502 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri bazı mal ve hizmetlerden ücretsiz veya indirimli yararlanacakların tespitine ilişkin karara ek yapıldı.</p>

<p>Karara göre, tütün bağımlılığı tedavisi gören hastalar, sayıları 1 milyon kişiyi aşmamak kaydıyla, herhangi bir sosyal güvenceleri olup olmadığına bakılmaksızın destekten faydalanabilecek.</p>

<p>Uygulama kapsamında, Sağlık Bakanlığınca temin edilerek birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtımı yapılacak olan Nikotin Replasman Preparatları ile Bupropion HCI, Vareniklin ve Sitizin içerikli ilaçlar, hastalara tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri vasıtasıyla ücretsiz olarak ulaştırılacak.</p>

<p>Söz konusu karar, 4736 sayılı Kanun'un birinci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf tutularak yürürlüğe girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yayımı tarihinde yürürlüğe giren kararın hükümlerini Sağlık Bakanı yürütecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/sigarayi-birakmak-isteyen-1-milyon-kisiye-ucretsiz-ilac-destegi-saglanacak</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/sigarayi-birakmak-isteyen-1-milyon-kisiye-ucretsiz-ilac-destegi-saglanacak.png" type="image/jpeg" length="13034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta yeni dönem başlıyor! Karar Resmi Gazete'de]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/saglikta-yeni-donem-basliyor-karar-resmi-gazetede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/saglikta-yeni-donem-basliyor-karar-resmi-gazetede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı; vatandaşların hayat kalitesini artırmak, beden ve ruh sağlığını geliştirmek amacıyla "Esenlik Merkezleri ve Üniteleri" kuracak. Sağlıklı hayatı destekleyen koruyucu, geliştirici ve rehabilite edici hizmetler tek çatı altında sunulacak. Bu merkezlerdeki uygulamalar tedavi amacı taşımaksızın bireyin yaşı, genel sağlık durumu ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan<i><strong> "Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği" </strong></i>Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Bakanlıktan yönetmeliğe ilişkin yapılan açıklamaya göre, bireylerin sağlıklı hayat alışkanlıklarını desteklemek, hayat kalitesini artırmak amacıyla yeni bir sağlık hizmet sunum modeli oluşturuldu.</p>

<h3>BEDENSEL VE RUHSAL GELİŞİME ODAKLANACAK</h3>

<p>Yönetmelikle, tedavi amacı taşımaksızın bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal iyilik halini geliştirmeye yönelik koruyucu, geliştirici, destekleyici ve rehabilite edici hizmetlerin sunulması hedeflendi.</p>

<p>Yönetmelik kapsamında hizmetler,<i><strong> "Esenlik Merkezi" veya "Esenlik Ünitesi" </strong></i>olarak sunulabilecek. Bu merkez ve üniteler, konaklama tesisleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli bakım merkezleri ve spor kulüpleri bünyesinde açılabileceği gibi müstakil binalarda da faaliyet gösterebilecek.</p>

<p>Müstakil açılacak merkezlerin <strong>en az 500 metrekare, ünitelerin ise en az 300 metrekare kapalı alana sahip olması gerekecek. </strong>Ruhsatlandırma işlemleri il sağlık müdürlükleri tarafından gerçekleştirilecek.</p>

<h3>KİŞİYE ÖZEL BİRÇOK UYGULAMA YER ALACAK</h3>

<p></p>

<p>Esenlik Merkezleri'nde sunulan uygulamalar tedavi amacı taşımaksızın, bireyin yaşı, genel sağlık durumu, hayat tarzı ve risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanabilecek. Hizmetlerin, genel iyilik halini desteklemeye ve sağlıklı hayatın sürdürülmesine yönelik olması hedeflenecek.</p>

<p>Merkezlerde <i><strong>tam zamanlı hekim bulunması zorunlu olacak ve hekimlerden biri merkezin sorumlu hekimi olarak görev yapacak.</strong></i> Diğer sağlık çalışanları da görev ve yetkileri kapsamında sağlıklı hayat hizmeti sunabilecek.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelik kapsamında, dil ve konuşma terapisi, egzersiz ve fiziksel aktivite hizmetleri, çamur terapisi, fizyoterapi hizmetleri, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları (GETAT), psikolojik destek hizmetleri, deniz suyu ve deniz kaynaklı tedavi yöntemleri, hiperbarik oksijen tedavisi, rehabilitasyon hizmetleri, sanat terapileri, güneş terapisi, termal sağlık terapileri (kaplıca) ve tuz terapisi gibi hizmetler başta olmak üzere pek çok sağlıklı hayat uygulamasının sunulması hedeflendi.</p>

<h4>HASTANE VE TIP MERKEZLERİYLE İŞBİRLİĞİ YAPILACAK</h4>

<p>Yönetmelik ile ilgili hizmetlerde kullanılan tıbbi cihazlar Sağlık Bakanlığının izniyle bulundurulabilecek. <i><strong>Olası acil durumlar için merkezler bir hastane veya tıp merkezi ile işbirliği içerisinde çalışacak ve bünyelerinde acil müdahale odası bulunduracak</strong></i>. Laboratuvar ve görüntüleme hizmetleri ise hizmet alımı yoluyla sağlanabilecek.</p>

<p></p>

<p>Yeni "esenlik" modeliyle birlikte dünyada giderek yaygınlaşan sağlıklı ve kaliteli yaş alma (longevity) uygulamalarının Türkiye'de etkin şekilde kazandırılması ve bu alanda sağlık turizmi hizmetlerinin geliştirilmesi hedeflendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/saglikta-yeni-donem-basliyor-karar-resmi-gazetede</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/saglikta-yeni-donem-basliyor-karar-resmi-gazetede.png" type="image/jpeg" length="46029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıbbi bitki çayları Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılacak]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/tibbi-bitki-caylari-saglik-bakanligi-tarafindan-ruhsatlandirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/tibbi-bitki-caylari-saglik-bakanligi-tarafindan-ruhsatlandirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığınca hazırlanan "Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik" ile tıbbi bitki çayları, Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından bilimsel ve teknolojik açılardan incelenerek ruhsatlandırılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan "Tıbbi Bitki Çayları Hakkında Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, düzenlemeyle tıbbi bitki çaylarının üretimi, ruhsatlandırılması ve satılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlendi.</p>

<p>Buna göre, ürünlerin yalnızca eczaneler aracılığıyla vatandaşlara sunulması sağlanarak güvenli erişimi artırıldı.</p>

<p>İnsan sağlığını koruyucu ve tedavi edici özelliklere sahip olan ve ruhsatlandırma gerekliliklerine uygun şekilde üretilerek hazırlanan tıbbi bitki çaylarının vatandaşlara güvenle sunulması hedeflendi.</p>

<p>Bu doğrultuda tıbbi bitki çayları, Sağlık Bakanlığına bağlı, TİTCK tarafından bilimsel ve teknolojik açılardan incelenerek ruhsatlandırılacak.</p>

<p>Ruhsatlı tıbbi bitki çaylarının denetimi ve piyasa gözetimi de yine Sağlık Bakanlığı tarafından yapılacak.</p>

<p>Eksiksiz yapılan başvurular 90 gün içinde sonuçlandırılacak ve her tıbbi bitki çayı, karekod sistemiyle Ürün Takip Sistemi'ne (ÜTS) kaydedilecek. Böylece ürünlerin, üretim veya ithalat bandından eczane raflarına kadar tekil kutu bazlı tüm hareketleri gerçek zamanlı olarak izlenecek.</p>

<p>Eczane laboratuvarında majistral olarak (kişiye özel) hazırlanmak istenen tıbbi bitki çaylarına ilişkin ürünlerin içeriği ve kullanım amaçları, TİTCK tarafından yayımlanacak olan tıbbi bitki çayı monografları ve kılavuzlarla belirlenecek. Böylelikle tıbbi bitki çayının tedavideki etkinlik ve güvenlik alanları netleştirilmiş olacak. Eczanelerdeki ürünler Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış tıbbi bitki çaylarından ve farmakope kalitesindeki hammadde/droglardan hazırlanacak.</p>

<h2>Ruhsat başvurusu için mezuniyet ve uzmanlık şartı getirildi</h2>

<p>Yeni düzenleme ile insan sağlığını doğrudan ilgilendiren bu ürünleri piyasaya sürecek ve üretecek kişilere, ilgili alanlardan mezun olma şartı getirildi.</p>

<p>Ruhsat alacak gerçek kişilerin lisans mezunu olması, şirketlerin ise yetkili uzman kişi istihdam etmesi şartı koşuldu.</p>

<p>Ayrıca ürünün kalitesi, güvenliliği, etkililiği ve farmakopeye uygunluğu gibi konularda sunulacak raporların tıp, eczacılık, kimya veya biyoloji alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun, mesleğini Türkiye'de icra etme yetkisine sahip ve ilgili alanda uzmanlığı veya fitoterapi sertifikası bulunan kişiler tarafından hazırlanması zorunlu olacak.</p>

<p>Bakanlık, doğada aynı isimle anılan her bitkinin aynı tedavi edici etkiyi göstermediği gerçeğinden hareketle, standardizasyonu yasal zeminle güvenceye aldı. Bir bitkinin "tıbbi bitki çayı" statüsü kazanması için bitkinin türü, alt türü, varyetesi ve kimyasal yapısı (kemotipi) laboratuvarlarda incelenerek uluslararası farmakope kriterlerine uygunluğu doğrulanacak.</p>

<h2>Marketlerdeki bitki çayları ile tıbbi bitki çayları birbirinden ayrılıyor</h2>

<p>Gıda, hoş tat ve normal beslenmeye takviye olması gibi amaçlarla kullanılan "bitki ve meyve çayları" ile "takviye edici gıdalar", tıbbi bitki çaylarından mevzuat olarak kesin bir şekilde ayrıldı.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı uhdesinde yürütülmeye devam eden gıda amaçlı çayların marketler, aktarlar ve benzeri yerlerde satışı sürecek.</p>

<p>Bakanlık tarafından onaylanmış, standardize edilmiş doz, hazırlama şekli, özel kullanım uyarıları ve üretim standartları taşıyan ruhsatlı "tıbbi bitki çayları" sadece eczanelerden temin edilebilecek.</p>

<p>Yönetmelikle birlikte ürünlerin ambalaj ve kullanma talimatları da en yüksek güvenlik standartlarına kavuşturuldu. Tıbbi bitki çaylarının içeriğinde yer alan bitkilerin bilimsel isimleri Türkçe ve Latince olarak kantitatif oranlarıyla dış ambalajda yer alacak.</p>

<p>Yönetmelik ile Türkiye florasında yer alan veya sadece Türkiye'ye özgü endemik bitkilerden elde edilen hammaddelerin, kalite, güvenlilik ve etkililik açısından bilimsel verilerle desteklenmesi şartıyla tıbbi bitki çayı üretiminde kullanılması mümkün hale getirildi.</p>

<p>Ancak doğal popülasyonların korunması ve ekolojik dengenin gözetilmesi adına, başvuru dosyasında bitkilerin taksonomik kayıtlarının, sürdürülebilir temin planlarının, kültüre alma belgelerinin ve nesli tehlike altında olan türler için CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) sözleşmesine uygunluk beyanlarının sunulması zorunlu tutuldu.</p>

<h2>GMP kılavuzlarına uygunluk belgesi zorunluluğu getirildi</h2>

<p>Yurt dışında yerleşik üretim tesisleri de dahil olmak üzere, tüm üretim süreçlerinde uluslararası İyi İmalat Uygulamaları (GMP) kılavuzlarına uygunluk belgesi zorunluluğu getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelik ile ruhsatlandırma ve piyasaya arz süreçleri daha şeffaf ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulurken, bu sıkı denetimlerden geçmiş, kalite güvencesi laboratuvar analizleri ve stabilite testleriyle kanıtlanmış yerli ürünlerin uluslararası pazarlara erişiminin de kolaylaştırılması ve küresel pazarda rekabet gücü kazanması hedeflendi.</p>

<p>Ruhsat sahipleri, bitkisel ürünlerin depolanmasından imhasına kadar olan tüm süreçte potansiyel çevre risklerini raporlamakla yükümlü kılınacak. Miadı dolan veya üretim artığı olan tıbbi bitki droglarının imha süreçleri, Atık Yönetimi Yönetmeliği hükümlerine sıkı sıkıya bağlı olarak yürütülecek ve uygun toplama sistemleri kurulacak.</p>

<p>Ayrıca tıbbi bitki çaylarının dış ambalajlarında, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği uyarınca geri kazanılabilir ambalaj sembolü, ambalajın cinsini belirten kısaltma ve malzeme numarası bulundurulması zorunlu olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/tibbi-bitki-caylari-saglik-bakanligi-tarafindan-ruhsatlandirilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/tibbi-bitki-caylari-saglik-bakanligi-tarafindan-ruhsatlandirilacak.png" type="image/jpeg" length="76353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan sağlık emekçilerine müjdeyi verdi]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-saglik-emekcilerine-mujdeyi-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-saglik-emekcilerine-mujdeyi-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, kamuya 15 bini hemşire olmak üzere 35 bin personel alınacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’de şehir hastanesi ve bağlantı yollarının açılışı nedeniyle düzenlenen törende önemli açıklamalarda bulundu.<br />
Erdoğan, Sağlık Bakanlığı personeli alımına ilişkin yaptığı açıklamada önümüzdeki ay kamuya 15.000’i hemşire olmak üzere 35.000 sağlık personeli alınacağını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Önümüzdeki ay 15.000’i hemşire olmak üzere 35.000 sağlık personeli daha alıyoruz"</strong></h2>

<p>Erdoğan yaptığı açıklamada, "Önümüzdeki ay kamuya 15.000’i hemşire olmak üzere 35.000 sağlık personeli daha alıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“İzmir şehir hastanesi dünyanın en modern sağlık komplekslerinden biri”</strong></h2>

<p>İzmir Şehir Hastanesinin dünyanın en büyük en modern sağlık komplekslerinden biri olduğunu söyleyen Erdoğan, “Bünyesinde 6 hastane barındıran bu yatırım hizmet siyasetimizin nişanesidir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan konuşmasının sonunda, "Türkiye, ecdadın, Cumhuriyetin kurucularının hayal ettiği gibi siyasi, ekonomik ve askeri olarak bağımsız güç haline gelebildiği için dik duruş sergiliyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-saglik-emekcilerine-mujdeyi-verdi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2024/01/cumhurbaskani-erdogan-saglik-emekcilerine-mujdeyi-verdi.png" type="image/jpeg" length="78228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca duyurdu: Türkiye’de ilk kez görüldü!]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/bakan-koca-duyurdu-turkiyede-ilk-kez-goruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/bakan-koca-duyurdu-turkiyede-ilk-kez-goruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Dünyanın ilk 6'lı çapraz karaciğer nakli ameliyatı Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü'nde yapıldı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın ilk 6'lı çapraz karaciğer nakli ameliyatı Malatya İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakil Enstitüsü'nde yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Bakan Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, daha önce de ilk 4'lü ve 5'li çapraz karaciğer nakillerinin de bu merkezde gerçekleştirildiğini belirterek, şu bilgileri paylaştı;</p>

<p>"Çapraz nakil ameliyatları, hastaların vericileri olmasına rağmen kan ve doku uyuşmazlığı nedeniyle kendi vericilerinden organ alamamaları, aynı durumdaki hastalar arasında birinin vericisinden diğerinin alıcısına nakil yapılması anlamına geliyor. Bu nakillerin en ilerisi olan 6'lı çapraz karaciğer nakil ameliyatları, nakil bekleyen hastalar için ümidi artırıyor.Tıp dünyasındaki yeni başarımızı Enstitü başkanımız Prof. Dr. Sezai Yılmaz’dan dinleyelim.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/bakan-koca-duyurdu-turkiyede-ilk-kez-goruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jan 2024 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2024/01/bakan-koca-duyurdu-turkiyede-ilk-kez-goruldu.png" type="image/jpeg" length="30030"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca'dan salgın açıklamaları! Kritik uyarı geldi]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/bakan-kocadan-salgin-aciklamalari-kritik-uyari-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/bakan-kocadan-salgin-aciklamalari-kritik-uyari-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından X hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Ghebreyesus&nbsp;yaptığı açıklamada, Covid-19'dan 20 kat daha ölümcül olduğu iddia edilen X hastalığına ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.</p>

<p>Ghebreyesus, X hastalığına karşı hazırlıklı olmanın önemini vurgulayarak, ülkelerin bu ortak düşmanı ele almak üzere bu mayıs ayına kadar bir pandemi anlaşmasına varmalarını umduğunu ifade etmişti.</p>

<h2>İlk kez 2018'de bir terim olarak kullanıldı</h2>

<p>Tedros Adhanom Ghebreyesus, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada, "Pandemi anlaşması, karşılaştığımız tüm zorlukları ve tüm çözümleri bir araya getirebilir" demişti.</p>

<h2>Bakan Koca: 'Siz rahat olun'</h2>

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından X hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Koca açıklamasında "Farzımuhal Hastalık. DSÖ’nün verdiği isimle X hastalığı. Gerçek hayatta karşılığı yok. İleride bir gün bir salgın yaşanacak olursa, ona hazırlıksız yakalanmamak için yapılan çalışmalarda teorik anlamda geçiyor. Siz rahat olun. Ve kendinizi soğuk algınlığından koruyun" dedi.</p>

<h2>Hiç istemediğimiz haber DSÖ'den geldi: Salgın devam ediyor!</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kovid-19 riskinin yüksek olduğunu ancak ölümlerin azaldığını açıkladı.</p>

<p>DSÖ'nün pandemi hazırlığı uzmanlarından D. Maria Van Kerkhove, X üzerinden yaptığı paylaşımda, Kovid-19'un toplumda ortaya çıkardığı riskin küresel olarak yüksek olduğunu belirtti.</p>

<p>Van Kerkhove, vaka bazlı raporlamanın güvenilir belirteç olmadığını, dünyanın her yerinde Kovid-19 patojeninin yayılmaya devam ettiğini aktardı.</p>

<p>Hastalığın sirkülasyon seviyesinin bildirilenden 19 kat daha yüksek olduğunu ifade eden Van Kerkhove, aylık 10 bin kişinin Kovid-19'dan öldüğünü gösteren verilerin sadece 50 ülkeden alındığının altını çizdi.</p>

<p>Van Kerkhove ayrıca, aralıkta bir önceki aya göre Kovid-19 nedeniyle hastaneye yatışlarda yüzde 42, yoğun bakıma kaldırılan hasta sayısında yüzde 62'lik artış olduğu bilgisini paylaştı.</p>

<h2>Vaka artışları sonrasında Bakan Koca'dan kritik uyarı geldi</h2>

<p>Sağlık Bakanı&nbsp;Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda,&nbsp;üst solunum yolu&nbsp;enfeksiyonlarının&nbsp;grip, nezle gibi şikayetlerin arttığı bir dönemde olunduğunu ifade etti.</p>

<p>Rahatsızlıklarının çoğunun virüs kaynaklı olduğunu, istirahat ve semptomatik tedaviyle iyileşildiğini belirten Koca, "Fakat&nbsp;bağışıklık sistemi&nbsp;baskılanmış hastalarda, yaş gibi sebeplerle risk grubunda olan kişilerde söz konusu gribal semptomları taşıyan enfeksiyonlar ciddiye alınmalıdır" bilgisini verdi.</p>

<p>Koca, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Üst solunum yolu enfeksiyonlarının, grip, nezle gibi şikâyetlerin arttığı bir dönemdeyiz. Çoğu virüs kaynaklı olan rahatsızlıklar, istirahat ve semptomatik tedavi ile iyileşiyor. Fakat bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda, yaş gibi sebeplerle risk grubunda olan kişilerde söz konusu gribal semptomları taşıyan enfeksiyonlar ciddiye alınmalıdır."</p>

<h2>Türkiye'de ''grip'' vakası sayıları patladı</h2>

<p>Son dönemde üst solunum yolu viral enfeksiyon şikayetiyle hastaneye başvuran hasta sayısında ciddi bir artış olduğunu belirten uzmanlar, bu artışın yoğun bakımda takip edilen hasta sayısını da artırdığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve pandemi dönemi Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, mevsim itibariyle solunum yolu hastalıklarındaki artışın beklenen bir durum olduğunu ve yaşanan grip salgınının Covid ile birlikte artış gösterdiğini söyledi. Özlü, “Hastalığın artışına bağlı olarak serviste yada yoğun bakımda takip ettiğimiz hasta sayısında bir artış var” dedi.</p>

<h2>"Şuan birbirinden farklı çok sayıda virüs dolaşımda"</h2>

<p>Toplumda bu sıralar çok yaygın bir şekilde solunum yolu viral enfeksiyon vakalarında artış yaşandığına dikkat çeken Özlü, “Hemen her evde bu tür rahatsızlığı olan çok sayıda hasta var. Asıl olarak çocuklarla başlıyor. Kreşler, ana okulları, ilkokullar özellikle çocuklar arasında çok kolay bulaşıyor. Sonrasında çocuklar eve geliyor evde de büyükler enfekte oluyor ve bu şekilde toplumda yayılmaya devam ediyor. Üst üste enfeksiyonlar yaşanıyor. Biri düzeliyor, aradan 3-5 gün 10-15 gün geçiyor diğer aile ferdi yakalanıyor. Çünkü birbirinden farklı çok sayıda virüs var şuanda dolaşımda. Bunlar bir kısmı grip yani İnfluenza. İnfluenza dışında parainfluenza var, Rhino virüs var RSV, Covid ve Covid dışı diğer korona virüsler var, Adeno virüs var, Human Boca virüsler var. Bunlar şuanda bizde görülen Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı veriler Türkiye’de" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Mevsim itibariyle bu tür hastalıkların artışı beklenen bir durum ama Covid’te bunlarla beraber şu anda görülüyor" diyen Özlü "Hastalığın artışına bağlı olarak da bizim serviste ya da yoğun bakımda takip ettiğimiz hasta sayısında bir artış var. Daha önceki yıllarda da bildiğimiz gibi bu artışlar beklenen bir durum öngörülmeyen bir durum yok çok, anormal bir durum yok. Genel itibariyle bu tür hastalıklar gençlerde sağlıklı kişilerde çok sorun olmayabiliyor ayakta genelde atlatılıyor 3-5 gün istirahatle geçiyor. Yaşlılarda kronik hastalığı olanlarda bağışıklık sistemi baskılanmış olanlarda bazen bebeklerde ağır seyredebiliyor. Hastane yatışlarına neden olabiliyor. Yoğun bakım yatışları da gerektirebiliyor. Onun için risk grubundaki kişilerin dikkatli olması lazım. En önemlisi bu konuda yapılması gereken hasta kişilerin topluma karışmaması çocukların hasta olduğunda okula gönderilmemesi. Çünkü çocuk okula gittiğinde kendisi çok ağır hasta olmayabilir. Genel durumu iyi olabilir ama diğer arkadaşlarına bulaştırabiliyor. Eve götürdüğü zaman evde babası annesi, ninesi, dedesi onlara bulaştırabiliyor. O bakımdan hasta çocukların okula gitmemesi hasta erişkinlerin de mümkünse evde bir hafta istirahat etmeleri, bulaşmayı engellemek için en fazla yapılması gereken şey. 'İşim var işe gitmek zorundayım' derseniz o zaman da maske kullanmanız lazım. Hasta olan kişilerin maske kullanması çok önemli topluma bulaştırmamak açısından çok önemli” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Grip aşısı şimdi de yapılabilir</h2>

<p>Grip aşısı yaptırmayan riskli grupların aşısını şimdi de yaptırabileceğini kaydeden Özlü, “Özellikle risk gruplarında grip aşısının yapılmış olması gerekiyor yapılmamışsa halen yapılabilir. Yapıldıktan sonra 15 gün içinde aşı yeterli koruyuculuğa ulaşıyor. Önümüzde daha Ocak, Şubat ayı belki Mart ayında da bu enfeksiyonlar devam edecek öyle gözüküyor. Onun için şimdi de yapılabilir geç kalınmış olsa da yapılabilir. Kalabalıklara iyi havalandırılmayan alanlara çok girmemek lazım mümkün olduğu kadar. El hijyeni önemli çünkü elle bulaşıyor bu. Elimizi temas ettiriyoruz, oradan ağzımıza, burnumuza temas ettirince kendi kendimize enfekte ediyoruz” diye konuştu.</p>

<h2>DSÖ Avrupa'da acil durum ilan etti: Vakalar 30 kat arttı!</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü Avrupa, bugün yaptığı açıklamada kızamık vakalarındaki hızlı artışa dikkat çekerek acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. DSÖ Avrupa açıklamasında “DSÖ Avrupa Bölgesi'nde kızamık vakalarında endişe verici bir artış yaşanıyor. Ocak-Ekim 2023 arasında bölgedeki 53 üye devletin 40'ında 30 binden fazla kızamık vakası bildirildi. Bu, 2022 yılının tamamında bildirilen 941 vakayla karşılaştırıldığında, 30 kattan fazla bir artışı temsil ediyor” dedi.</p>

<h2>5 kişi öldü, aşılama gerekli</h2>

<p>DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Kluge, 21 bine yakın hastaneye yatış olduğunu ve 5 kızamık kaynaklı ölüm meydana geldiğini belirtip "Çocukları bu potansiyel tehlikeli hastalıktan korumanın tek yolu aşıdır. Bulaşmayı durdurmak ve daha fazla yayılmayı önlemek için acil aşılama çalışmalarına ihtiyaç var. Kızamığın ortadan kaldırılmasına yönelik ilerlemeyi tehlikeye atabilecek kızamık salgınlarını hızla tespit etmeye ve zamanında müdahale etmeye tüm ülkelerin hazırlıklı olması hayati önem taşıyor" açıklamasını yaptı.</p>

<h2>Her yaş grubunu etkiliyor</h2>

<p>2023 vakalarında kızamığın tüm yaş gruplarını etkilediği ve yaş gruplarının ülkeye göre değiştiğini vurgulayan DSÖ Avrupa “Genel olarak, 5 vakadan ikisi 1 ila 4 yaş arası çocuklar arasındaydı ve 5 vakadan biri 20 yaş ve üzeri yetişkinler arasındaydı. Yılın (2023) başından Ekim ayına kadar 20 bin 918 hastaneye kaldırılan vaka rapor edildi ve 2 ülke tarafından kızamığa bağlı 5 ölüm bildirildi” denildi. Kızamık için aşılamanın bölgede 2020-2022 arasında gerilediği ve buna, Kovid-19 salgınının neden olduğu ayrıca ifade edildi.</p>

<h2>1.8 milyondan fazla bebek pandemide aşı olmadı</h2>

<p>DSÖ Avrupa Bölgesi'nde toplamda 1.8 milyondan fazla bebeğin&nbsp;2020-2022 yılları arasında kızamık aşısını kaçırdığını vurgulayan DSÖ, “Kızamığın endemik bir hastalık olarak ortadan kaldırıldığı ilan edilen birçok ülkede vakalar rapor edilmiştir. Kızamığı ortadan kaldırmayı başaran ülkeler, eğer tüm topluluklarda çok yüksek oranlarda rutin çocukluk çağı aşılaması (en az %95) sürdürmezse, kızamık virüsünün diğer ülkelerden ithal edilmesinin ardından hâlâ büyük ve yıkıcı salgınlar riskiyle karşı karşıya kalacaktır” dedi. &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/bakan-kocadan-salgin-aciklamalari-kritik-uyari-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jan 2024 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2024/01/bakan-kocadan-salgin-aciklamalari-kritik-uyari-geldi.png" type="image/jpeg" length="71290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşte marketlerdeki sağlık devrimi! Bakanlık onayladı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/iste-marketlerdeki-saglik-devrimi-bakanlik-onayladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/iste-marketlerdeki-saglik-devrimi-bakanlik-onayladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, zincir marketlerde tıbbi beslenme tedavisi gerektiren hastalıklara yönelik gıda ürünü satışı zorunlu hale getirildi. Buna göre, marketlerde glütensiz ürünler başta olmak üzere ihtiyaca yönelik reyonlar zorunlu olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zincir marketlerde yeni döneme giriliyor. Çölyak Vakfı'nın Ticaret Bakanlığı ile gerçekleştirdiği temasların olumlu sonuçlanmasıyla birlikte zincir marketlerde tıbbi beslenme tedavisi gerektiren hastalıklara yönelik gıda ürünü satışı zorunlu hale geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İhtiyaca yönelik özel reyonlar açılacak</h2>

<p>Resmi Gazete'de yayımlanan kararın ardından, zincir marketler, glütensiz ürünler başta olmak üzere, ihtiyaca yönelik özel reyonlar açarak önemli bir eksiğin karşılanmasına katkı sunacak. Çölyak hastalarını ve glüten intoleransına sahip kişileri da yakından ilgilendiren kararla birlikte glütensiz un, ekmek ve atıştırmalık çeşitleri artık daha çok sayıda tüketiciye ulaşabilecek.</p>

<h2>Glutensiz ürünler daha erişilebilir olacak</h2>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, vakfın yürüttüğü görüşmeler neticesinde ortaya çıkan yeni yönetmeliği memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, "Bu karar, çölyak hastaları ve glütensiz beslenmeyi tercih edenler için önemli bir gelişme. Böylece, glütensiz ürünlerin daha erişilebilir olacağını öngörüyoruz. Tüketici ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran insan odaklı bir adım atmıştık. Daha sonra vakıf ve dernekler ile iş birliği halinde ürün geliştirme sürecini yürüttüğümüz Sinangil Gluten Yok markamızı tüketiciyle buluşturduk. Markamız ile hiç vakit kaybetmeden daha fazla rafta yerimizi almak için çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu değerli kararı alan Ticaret Bakanlığımıza ve yürüttüğü temaslarla sürece katkıda bulunan vakfa teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<h2>"Hepimizi memnun etti"</h2>

<p>Karara ilişkin görüşlerini aktaran Çölyak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elif Bal Beşikçi, "Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar ve Perakende Ticaret Dairesi Başkanı Burak Kaplan ile yaptığımız görüşmelerde; büyük zincir marketlerde glütensiz reyon olmadığını, bu marketlerde bir paket glütensiz ekmeğe dahi ulaşamadığımızı ve çölyak hastalarının ürünlere erişimdeki sıkıntılarını iletmiştik. Glütensiz ürüne erişimin önünü açan bu kıymetli yönetmeliğin resmi gazetede duyurulması hepimizi memnun etti. Zincir marketlere yönelik alınan aksiyon ile birlikte çölyak hastalarının okullarda, hastanelerde, kamu ve özel kuruluşlar ile işletmelerde glütensiz ürünlere ulaşabilmesi adına çalışmalarımızı yoğunlaştırdık" şeklinde konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/iste-marketlerdeki-saglik-devrimi-bakanlik-onayladi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jan 2024 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2024/01/iste-marketlerdeki-saglik-devrimi-bakanlik-onayladi.png" type="image/jpeg" length="24921"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
