<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>HABERTIME</title>
    <link>https://www.habertime.com.tr</link>
    <description>Güncel politika ve ekonomi haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habertime.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2026 12:04:07 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[29'u kırmızı bültenle aranan 76 suçlunun Türkiye'ye iadesi sağlandı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/29u-kirmizi-bultenle-aranan-76-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/29u-kirmizi-bultenle-aranan-76-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, kırmızı bültenle aranan 29 ve ulusal seviyede aranan 47 kişi olmak üzere 76 suçlunun Türkiye'ye iadesinin sağlandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlığın sosyal medya hesabındaki açıklamasında, zanlılardan 61'inin Gürcistan'dan, 4'er suçlunun Yunanistan ve Almanya'dan, ikişer suçlunun Fransa ile ABD'den, diğerlerinin ise İngiltere, Sırbistan ve Azerbaycan'dan iadesinin gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.Ö, M.Ü, M.A.Ç, U.A, V.H, Y.B, D.T, A.K, M.E.D, E.K, H.S, B.Ö, H.Ö, Ö.Ö, M.C, D.T, S.H, E.S.I, F.Ş.Ç, D.A.Ş, F.D, A.Y.Ö, A.D, B.A, E.A, B.S, A.P, S.E. ve B.E. ile ulusal seviyede aranan R.İ, R.Ö, U.T, M.R, G.K, Y.D, A.M, M.T, E.K, C.T, M.K, M.Ş, S.K, M.G, K.A, E.K, M.Ü, M.K, F.E.A, F.U, M.C.A, S.Y, S.Ö, M.Ö, F.C.B, H.D, M.E, K.A.İ, H.Y, D.Z, M.D.Ş, U.S.Ç, Ü.A, A.C, M.O.Ö, M.B, G.S, E.A, U.K, M.Y, C.Ö, A.D, G.K, E.İ, E.İ, M.Ö. ve M.U. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca, yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunanların izini titizlikle sürdük. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak işbirliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Hiçbir suçlu yurt dışına çıkarak izini kaybettiremeyecek. Milletimizin huzuruna kastedenlerin hareket alanını daraltmaya, kaçış güzergahlarını kapatmaya ve kırmızı bültenle ya da ulusal seviyede aranan şahısları ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ASAYİŞ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/29u-kirmizi-bultenle-aranan-76-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/29u-kirmizi-bultenle-aranan-76-suclunun-turkiyeye-iadesi-saglandi.jpg" type="image/jpeg" length="72604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[628 bin "seyahatsever genç", yurtlarda ücretsiz konakladı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/628-bin-seyahatsever-genc-yurtlarda-ucretsiz-konakladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/628-bin-seyahatsever-genc-yurtlarda-ucretsiz-konakladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlere, yaz aylarında konaklama maliyeti olmadan Türkiye'nin 81 ilini gezme imkanı sunan Seyahatsever Projesi'nden 628 bin 241 genç yararlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gençlik ve Spor Bakanlığının açıklamasına göre, gençlerin Türkiye'nin farklı şehirlerini tanımalarını, yeni kültürlerle buluşmalarını ve seyahat deneyimi kazanmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen Seyahatsever Projesi, bu yıl da yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Proje kapsamında 6 Temmuz-21 Ağustos 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin 81 ilinde belirlenen bir kız ve bir erkek öğrenci yurdu gençlerin kullanımına açıldı. Gençler, GSB yurtlarında 5 güne kadar ücretsiz konaklayarak Türkiye'nin tarihi ve kültürel mirasını, doğal güzelliklerini keşfetme fırsatı buldu.</p>

<p>2026 yaz döneminde 104 bin 771 genç, Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında ücretsiz konakladı. 2022 yılında uygulanmaya başlanan Seyahatsever Projesi kapsamında bugüne kadar toplam 628 bin 241 genç, bakanlık yurtlarından faydalandı.</p>

<h2>Bakan Bak: Gençlerimiz gezsin, ülkesini tanısın istiyoruz</h2>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, gençler arasında popüler olan Seyahatsever Projesi'nin gördüğü ilgiden memnun olduklarını belirterek, "Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğümüzün koordinasyonunda gençlerin seyahat kültürünün geliştirilmesine katkı sunan proje ile Türkiye'nin tarihi ve kültürel zenginliklerinin yerinde görülmesini ve gençlerin farklı şehirleri keşfetmelerini amaçlıyoruz. Yaz tatili döneminde öğrenci olup olmadığına bakılmaksızın 18-30 yaş arasındaki gençlerimiz, ülkemizin dört bir yanını özgürce geziyor, keşfediyor. Projemize inanılmaz bir ilgi var ve bu da bizi çok mutlu ediyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Bak, gençlerin sosyal, kültürel, akademik, sportif ve kişisel gelişimlerini destekleyen bütüncül bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çeyrek asra yaklaşan eser ve hizmet yolculuğumuz boyunca, gençlerimizin imkanlarını güçlendirmek için çalışıyoruz. Yurt hizmetlerinde gerçekleştirdiğimiz kapsamlı atılım da bu vizyonun en somut göstergelerinden biridir. Gençlerimiz gezsin, ülkesini tanısın istiyoruz. Seyahatsever Projemizi de bu amaç doğrultusunda hayata geçirdik. Bakanlığımız bünyesinde Türkiye'nin 81 ilinde bulunan yurtların kapılarını binlerce gencimize ücretsiz açıyor, yaz döneminde de onlara ikinci bir yuva oluyoruz. Uygulama sayesinde gençler, Türkiye'nin farklı şehirlerini ziyaret ederken konaklama maliyetini de önemli ölçüde azaltıyor. Gençlerimiz için çalışmaya, onlara yeni fırsatlar sunmaya devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/628-bin-seyahatsever-genc-yurtlarda-ucretsiz-konakladi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/628-bin-seyahatsever-genc-yurtlarda-ucretsiz-konakladi.jpg" type="image/jpeg" length="86653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 3 yetişkinden 1'i tütün ürünü kullanıyor]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/turkiyede-her-3-yetiskinden-1i-tutun-urunu-kullaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/turkiyede-her-3-yetiskinden-1i-tutun-urunu-kullaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, Türkiye'de her 3 yetişkinden birinin tütün ürünü kullandığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de tütün kullanımının yaygınlığı, halk sağlığı üzerindeki etkileri ve Yeşilayın tütün kontrolüne yönelik kamuoyu araştırmasının sonuçları ele alındı.</p>

<p>Aynı zamanda Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi de olan Prof. Dr. İlhan, AA muhabirine, Yeşilayın, tütün kontrol politikalarına ilişkin gerçekleştirdiği kamuoyu araştırmasının sonuçlarını ve tütün kullanımını önlemek için alınabilecek tedbirleri değerlendirdi.</p>

<p>Tütün kullanımının en önemli halk sağlığı sorunları arasında yer aldığını belirten İlhan, Yeşilayın araştırmasının önemli sonuçlar ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>İlhan, toplumun yüzde 90'ından fazlasının çocukların ve kamusal alanların kanunlarla tütünden korunmasını istediğini, yüzde 85'e yakınının da nesle dayalı satış kısıtlamasını, satış noktalarındaki görünürlüğün azaltılmasını ve kapalı dolaplarda satılmasını istediğini söyledi.</p>

<p>Tütün kontrolüne yönelik toplumsal talebin hiç olmadığı kadar yüksek olduğuna dikkati çeken İlhan, "TÜİK verilerine göre şu an Türkiye'de her 3 yetişkinden 1'i tütün ürünü kullanıyor ve her yıl 100 bin insanımız tütün kullanımı ve ilişkili nedenlerle hayatını kaybediyor. Neredeyse her 5 ölümden birisi de pasif içicilikten kaynaklanıyor. Konunun ekonomik maliyeti ve tütün endüstrisi ile izmarit kirliliğinin yarattığı çevresel sorunları da düşündüğümüzde, toplumun tütün ürünleri ve zararlarına yönelik farkındalığının yüksek olduğunu ve artık 'dur' demenin vakti geldiğine inandığını gösteriyor." değerlendirmesini yaptı.</p>

<h2>"Merak ve özenme tütün kullanımına başlamak için en önemli iki etken"</h2>

<p>Prof. Dr. İlhan, sağlıklı bir nesil ve gelecek için çocuk ve gençlerin tütün ürünlerinin zararlarından bugünden korunması gerektiğini, dijital yaş doğrulama sistemi, özendirici ürünlerin açıkta satışının engellenmesi ve pasif maruziyetin azaltılmasının hızla uygulanabilecek önlemler arasında yer aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaş kısıtlamasıyla 2015 sonrası doğanlara tütün ürünü satışının engellenmesinin toplumda da karşılık bulan kontrol yöntemlerinden olduğunu aktaran İlhan, sosyal medya başta olmak üzere tüm medya ortamlarında tütün ürünlerinin teşvik edilmemesi ve kullanımının özendirilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Tütün kullanımına başlamada merak ve özenmenin en önemli iki etken olduğunun altını çizen İlhan, "Merak ve özenme tütün kullanımına başlamak için en önemli iki etken, en az bunlar kadar etkili olanlar ise ailede ve yakın arkadaş çevresinde tütün kullanımı olması. Bugün ülkemizde ortalama 16 yaşın tütüne başlamada en sık yaş olduğu farklı araştırmalarla ortaya konulmuştur." dedi.</p>

<p>Satış noktalarındaki görünürlüğün azaltılmasının erişimi kısıtlamak açısından önemli olduğunu ifade eden İlhan, tütün ürünlerinin su, sebze ve meyve gibi günlük ihtiyaç maddeleriyle benzer şekilde sergilenmemesinin, sıradan bir ürün olarak algılanmasını önleyeceğine, görünürlüğün azaltılmasının tütün kullanımını bırakmış kişileri de koruyacağını ve ani dürtüsel satın almaların önüne geçeceğine işaret etti.</p>

<h2>"Pasif içiciler de sigara içenlerle aynı sağlık risklerine sahip"</h2>

<p>Pasif içiciliğin sağlık üzerindeki etkilerine dikkati çeken İlhan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Pasif içicilerin de sigara içenlerle aynı sağlık risklerine sahip oldukları bugün bilinen bir gerçek. Toplumda kendisi tütün ürünü kullanmayan, genetik risk etmeni olmayan, çalışmayan, mesleki maruziyeti olmayan, genç ama eşi, annesi, babası, iş çevresi, sosyal ortamında sigara içilen akciğer kanseri olguları o denli yüksek ki, tam bir pasif maruziyet savaşı gerekiyor. Kronik akciğer hastalıkları, kalp-damar hastalıkları, kanserler ve bunun yanında gebelikte bebeğin kaybına kadar varan olumsuz etkiler, bebek ve çocuklarda artan enfeksiyonlar ve astım ciddi sağlık risklerini oluşturuyor."</p>

<p>Elektronik sigara, puff ve ısıtılmış tütün ürünlerinin tütünü bırakma ya da kullanımını azaltma yöntemi olmadığını belirten İlhan, bu ürünlerin kalp ve solunum sistemi üzerinde ciddi etkileri bulunduğunu, toksik ve kanserojen maddeler içerdiğini söyledi.</p>

<p>İlhan, ısıtılmış tütün ürünlerinin elektronik ısıtma sistemiyle tütünü yakmadan nikotin açığa çıkardığını ve bağımlılığın devamını sağladığına işaret ederek, "İçeriklerinde propilen glikol, gliserol, etilen alkol, polietilen glikol, diasetil, dietilen glikol, amino-tadalafil, rimonabant, kannabinoid, nitrozaminler, formaldehit, asetaldehit, keton, cıva, tetrametilpirazin, kurşun, nikel, krom, nikotin, yapay aromalar olmak üzere çok çeşitli kimyasallar bulunmaktadır." bilgisini verdi.</p>

<h2>"Erken başlayan yoğun maruziyet ilerleyen dönemde ağır sağlık sorunlarına yol açmakta"</h2>

<p>Gençlerin farklı görünme ve ilgi çekme isteğiyle elektronik sigara ve puff gibi ürünlere yönelebildiğini aktaran İlhan, bu ürünlerin kalp ve solunum sistemi üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin, şunları kaydetti:</p>

<p>"Tütün ürünlerinin taşıdığı tüm risklerin yanında bu ürünlerin kalp ve solunum sistemine ek olumsuz etkileri de vardır. Üstelik yine dumansız olduğuna dair yanlış bir algıyla, kapalı ortamlarda okulda, araçta, evde, işte dahi kullanmakta ve maruziyetleri yüksek olmaktadır. Ayrıca erken başlayan yoğun maruziyet ilerleyen dönemde uzun ve ağır sağlık sorunlarına da yol açmaktadır. Bugün erken yaşta tütün kullanmaya başlayıp devam edenler 40'lı yaşlara gelmeden pek çok hastalıkla yüzleşmektedir."</p>

<p>Prof. Dr. İlhan, yeni düzenlemelerde çocuk ve gençlerin korunmasına öncelik verilmesi gerektiğini, tütün ürünlerine erişimin güçleştirilmesi ve kamusal alan tanımının yeniden yapılmasının en fazla ihtiyaç duyulan adımlar arasında yer aldığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/turkiyede-her-3-yetiskinden-1i-tutun-urunu-kullaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/turkiyede-her-3-yetiskinden-1i-tutun-urunu-kullaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="99163"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa güne düşüşle başladı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/borsa-gune-dususle-basladi-21</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/borsa-gune-dususle-basladi-21" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,35 düşüşle 13.152,37 puandan başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,04 değer kaybederek 13.198,84 puandan tamamladı.</p>

<p>Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 46,47 puan ve yüzde 0,35 azalışla 13.152,37 puana indi. Bankacılık endeksi yüzde 0,19 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 1,56 değer kaybetti.</p>

<p>Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 0,44 ile tekstil deri, en çok gerileyen yüzde 8,59 ile finansal kiralama faktoring oldu.</p>

<p>Küresel piyasalarda, ABD ile İran'ın savaşı sonlandırmaya yönelik diplomatik temaslarda ilerleme kaydetmesi risk iştahını artırırken, dünya genelinde açıklanacak imalat sanayi ve hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri yatırımcıların odağına yerleşti.</p>

<p>Bu arada Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye konusu fonlardaki yatırımcı sayısına ilişkin açıklama yaptı. Kurul, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre anılan fonlardaki tekil yatırımcı sayısının 455 bin 758 kişi olduğunu bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Analistler, bugün yurt içinde sektörel enflasyon beklentilerinin, finansal hizmetler güven endeksinin ve hanehalkı beklenti anketinin, yurt dışında ise dünya genelinde Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.000 ve 12.900 puanın destek, 13.300 ve 13.400 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/borsa-gune-dususle-basladi-21</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/borsa-gune-dususle-basladi-21.jpg" type="image/jpeg" length="57556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araç sahipleri dikkat! Motorine büyük indirim geliyor]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/arac-sahipleri-dikkat-motorine-buyuk-indirim-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/arac-sahipleri-dikkat-motorine-buyuk-indirim-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Motorinin litre fiyatında yarından itibaren geçerli olmak üzere 5,57 TL indirim bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Motorinin litre fiyatı son yapılan artışla birlikte 100 lirayı aşmıştı.</p>

<p>Yarından itibaren geçerli olmak üzere motorinin litre fiyatında 5,57 lira indirim yapılması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan benzin grubundaysa fiyat değişikliği beklenmiyor.</p>

<p>İndirim gelmesi halinde; İstanbul'da motorinin litresi 90,86 liraya, Ankara'da 91,87 liraya, İzmir'de 92,26 liraya, doğu illerinde ise 93,06 liraya gerileyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/arac-sahipleri-dikkat-motorine-buyuk-indirim-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/arac-sahipleri-dikkat-motorine-buyuk-indirim-geliyor.jpg" type="image/jpeg" length="88760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Menderes Belediyesine yönelik rüşvet operasyonunda 9 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/menderes-belediyesine-yonelik-rusvet-operasyonunda-9-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/menderes-belediyesine-yonelik-rusvet-operasyonunda-9-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Menderes Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında, aralarında eski belediye başkanvekili E.Ö'nün de bulunduğu 9 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, 4 Ağustos'ta Menderes Belediyesinde rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarının, örgütlü şekilde işlendiği iddialarına yönelik soruşturma yapıldığı hatırlatıldı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında müşteki ve tanık ifadeleri ile şüphelilere ait Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verilerinin incelendiği, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçu kapsamında suç örgütüne yardım ettikleri, rüşvet ve irtikap suçlarına karıştıkları değerlendirilen 9 şüphelinin tespit edildiği belirtildi.</p>

<p>Şüpheliler, jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla yakalandı.</p>

<p>Gözaltına alınanlar arasında eski belediye başkanvekili E.Ö. ile bir kuyumcunun da olduğu öğrenildi.</p>

<h2>Soruşturma</h2>

<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca, Menderes Belediyesine yönelik rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma ve imar kirliliğine neden olma suçlarına yönelik soruşturmada, aralarında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de bulunduğu 16 şüpheli 4 Ağustos'ta gözaltına alınmıştı. Çiçek'in de aralarında olduğu 10 şüpheli tutuklanmış, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Çiçek'le kamuoyuna yansıyan WhatsApp yazışmalarını gerçekleştiren avukat E.G. de 10 Eylül'de yakalandıktan sonra tutuklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Anayasa'nın 127'nci maddesinin 4'üncü fıkrası ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesi uyarınca, İçişleri Bakanlığının 8 Ağustos 2026 tarihli onayı ile görevden uzaklaştırılmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ASAYİŞ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/menderes-belediyesine-yonelik-rusvet-operasyonunda-9-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/menderes-belediyesine-yonelik-rusvet-operasyonunda-9-supheli-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="44273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-gozaltina-alinan-5-supheli-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-gozaltina-alinan-5-supheli-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 5 şüpheli tutuklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.</p>

<p>Hakimlik, savcılığın talebi doğrultusunda 5 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.</p>

<h2>Başsavcılığın açıklaması</h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından 21 Eylül'de yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül tarihli denetleme raporunda Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'de (KTLEV) piyasa dolandırıcılığının gerçekleştirildiğinin tespit edildiği bildirilmişti.</p>

<p>Bu şirketin payına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 25 şüpheli hakkında adli işlemlerin başlatıldığı, 15 şüphelinin gözaltına alındığı, firari 10 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü aktarılan açıklamada, soruşturmanın mali boyutunda Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi, Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul'le bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlıklarının dondurulduğu belirtilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, soruşturma konusu mal varlıklarının kaçırılmasının, üçüncü kişilere devredilmesinin veya azaltılmasının önlenmesi amacıyla Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK'a müzekkereler yazıldığı kaydedilerek, "Adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, imza yetkilileri ile bunların eşleri ve birinci derece kan hısımlarının mal varlığını azaltıcı nitelikteki işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesi hususu ilgili tüm kurumlara bildirilmiştir. Soruşturmalar tüm yönleriyle titizlikle devam etmektedir." ifadelerine yer verilmişti.</p>

<h2>Soruşturma</h2>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.</p>

<p>Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.</p>

<p>Bu şirketlerin yöneticilerinin yanı sıra birinci derece yakınlarının para ve kripto varlık hareketlerini kapsayan mali incelemeyle, bu kişiler üzerinden yurt dışına para aktarılıp aktarılmadığı veya kripto varlık çıkarılıp çıkarılmadığının belirlenmesinin amaçlandığı öğrenilmişti.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk'e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.</p>

<p>Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun, Abdulkadir Özkan ve Selim Dağbaşı ile Hamza Kablan da gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında dün 14 kişi daha gözaltına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ASAYİŞ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-gozaltina-alinan-5-supheli-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-gozaltina-alinan-5-supheli-tutuklandi.jpg" type="image/jpeg" length="76933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-r</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-r" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na hitabında, "Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz, ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul Salonu'ndaki 81. Genel Kurul görüşmelerinde katılımcılara hitap etti.</p>

<p>Konuşmasına BM'nin 81'inci Genel Kurulu'nun başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek başlayan Erdoğan, Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Annalena Baerbock'a teşekkür etti, başkanlık görevini devralan Khalilur Rahman'a da başarılar diledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 10 yıldır BM Genel Sekreterliği görevini yürüten Antonio Guterres'e de çabalarından dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Bir üzüntüsünü dile getiren Erdoğan, şunları ifade etti:</p>

<p>"Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır. Bilinmesini isterim ki, Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti'ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.</p>

<p>26 Haziran 1945'te Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken üye ülkeler büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi: 'Biz Birleşmiş Milletler halkları, bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik.' demişlerdi. Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti ama insanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor."</p>

<p></p>

<h2>"Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor"</h2>

<p>Öyle çok uzağa gitmeye gerek olmadığını, sadece son bir yıldaki tabloya göz atmanın kafi olacağını belirten Erdoğan, "Bakınız geride bıraktığımız 12 ay, 60'ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti." dedi.</p>

<p>Gazze'den Ukrayna ve Rusya'ya, Myanmar'dan Darfur'a, İran'dan Lübnan'a 250 bin insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Erdoğan, "Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı. Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Yalnızca Gazze'de son 3 yılda çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail'in devlet terörünün kurbanı oldu. Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor, eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor." diye konuştu.</p>

<p>İsrail'in saldırılarında ellerini ve ayaklarını kaybeden masum çocukların tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalıştığına dikkati çeken Erdoğan, Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlasının hizmet veremediğini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım; Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır. Başkan (Donald) Trump'ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı 1500'ü aşmıştır. Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail Hükümeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor. Batı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor.”</p>

<h2>"Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir"</h2>

<p>Konuşmasında, BM Genel Sekreteri'nin BM80 Girişimi dahil bu yönde sarf ettiği samimi çabaları desteklediklerini belirten Erdoğan, bu reform iradesinin müteakip Genel Sekreter döneminde de sürdürülmesini beklediklerini söyledi.</p>

<p>Birleşmiş Milletler'e olan güvenin gerçekten artırılmak istenmesi durumunda yapılması gerekenlerin belli olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Gazze'de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak. Birleşmiş Milletler'e güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir. 190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi, 'Dünya 5'ten büyüktür' ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.”</p>

<h2>"Mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz"</h2>

<p>Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmaları gerekirken, diğer yandan daha adil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıdıklarını vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum: Evvela uluslararası hukukun, güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz. Unutulmasın ki yapanın yanına kar kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkumdur. İkinci olarak, uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada, yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız. Türkiye olarak, bu ilkeyle hareket ettiğimiz, Karadeniz Tahıl Koridoru gibi her konuda netice aldık; hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk. Üçüncü olarak, işbirliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz. Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını tarih bize acı tecrübelerle pek çok defa göstermiştir. Dördüncü olarak, dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz. Biz, bunun yolunun ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallıktan geçtiğine inanıyoruz. Birbirine yollarla, ticaretle, enerji hatları ve ortak üretimle bağlanan toplumlar, eninde sonunda huzur ve istikrarda da birleşecektir. Son olarak, insan merkezli teknoloji anlayışını hakim kılarak, teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz. Bilinmelidir ki tekno-kutuplaşma ve dijital-hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.”</p>

<figure><img height="3870" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/c18dbb3c7a13b72e90291ceb1b7b9cff.jpg" width="6880" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<h2>“Filistin Devleti'nin vücut bulacağı günleri göreceğiz”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmadıklarını, attıkları her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurduğumuz Savunma İttifakı hem aramızdaki dayanışmayı perçinliyor hem de bölgemizdeki sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyor. Körfez'de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor. Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum. Gazze'de ise bir yıl evvel Şarm El-Şeyh'te attığımız imzanın takipçisiyiz. Gazze'nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor. Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum. Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin: Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz.”</p>

<h2>"Kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz"</h2>

<p>Suriye'nin 14 yıllık zulmün ardından 8 Aralık Devrimi ile yeni bir yola girdiğini dile getiren Erdoğan, "Cumhurbaşkanı (Ahmed) Şara'nın liderliğinde Suriye'nin her türlü iç ve dış tahrike rağmen güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz. Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz." dedi.</p>

<p>Irak'la ilişkilere de değinen Erdoğan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bir diğer komşumuz Irak'ta, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır. Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak'la işbirliği içerisinde çalışıyoruz. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ise Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur. Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz. Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.”</p>

<figure><img height="2484" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/57e317294326a7d1bf438119d1317122.jpg" width="3528" /></figure>

<h2>"Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı izolasyon son bulmalı"</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inandıklarını dile getirerek, "Ege ve Doğu Akdeniz'de mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz. Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır. Bu vesileyle Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum: Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye’nin gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında istikrar adası olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Erdoğan, "Ülkemiz, Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası olarak kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli roller üstlenmektedir." dedi.</p>

<p>Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>“Temmuz ayında başarıyla ev sahipliği yaptığımız NATO Ankara Zirvesi, ortak güvenliğimize ilişkin kararlılığımızın somut bir nişanesi olmuştur. Türkiye’nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir. Avrupa Birliği ile geleceğimizi işte bu stratejik vizyonla şekillendiriyoruz. Aynı vizyonu AB'den de bekliyoruz. Balkanlar, bizim güçlü tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımızın olduğu bir bölgedir. Balkan Barış Platformu'nda işbirliğimizi derinleştirecek ortak adımlar atıyoruz. Güney Kafkasya'ya bakışımız da son derece nettir: Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz. Sayın (İlham) Aliyev ile Sayın (Nikol) Paşinyan'ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor, destekliyoruz. Ermenistan ile yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz.”</p>

<h2>"Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimiz"</h2>

<p>Türk Devletleri Teşkilatının yıldan yıla güçlenen örnek bir bölgesel işbirliği modeli haline geldiğine dikkati çeken Erdoğan, 30 Ekim'de Ankara'da yapılacak 13'üncü Liderler Zirvesi'nin Teşkilatın önünde yeni kapılar, yeni ufuklar açacağını söyledi.</p>

<p>Erdoğan, aralık ayında Libya'da düzenleyecekleri 4'üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi'nin 20 yılı aşkın süredir geliştirdikleri kurumsal ortaklıklarının sembolü olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p>“Güney Asya'da Keşmir meselesi dahil tüm ihtilafların, ilgili Birleşmiş Milletler Şartı ve kararları çerçevesinde diyalogla ele alınması önemlidir. Yapıcı hareket edildiği takdirde her türlü sorunun çözümü mümkündür. Aynı durum Afrika kıtasındaki gerilimler için de geçerlidir. Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına, Somali'de güvenlik, kalkınma ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gayretlerine desteğimiz tamdır. Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimizdir. Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir. Biz de Türkiye olarak bu sürecin başarısı için desteğimizi sürdürüyoruz. Öte yandan, Yeniden Asya Girişimi'mizle, Asya-Pasifik'teki ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. ASEAN ile ilişkilerimizin Diyalog Ortaklığı düzeyine yükselmesini, bu yaklaşımın somut bir neticesi olarak görüyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortaklık ve kazan-kazan anlayışıyla geliştiriyoruz.”</p>

<figure><img height="2397" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/333df024ab17ffead2f68083ef297e5d.jpg" width="3528" /></figure>

<h2>“Sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum”</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkesin rızkını, yaşam kaynağını tabiattan aldığını ancak dünyanın çevre ve iklim noktasında ciddi tehditlerin eşiğinde bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Hava, su ve toprağın yanında birçok canlının iklim değişikliğinden etkilendiğini ifade eden Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin ve Pasifik bölgesinin iklim krizini iliklerine kadar yaşarken, ihtiyaç duydukları finansmana erişimde ciddi zorluklarla karşılaştıklarına dikkati çekti.</p>

<p>Bu yıl kasım ayında Antalya'da COP31 Zirvesi'ne ev sahipliği yapacaklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız. Avustralya ile geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31'i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir 'Uygulama COP'u, özellikle COP31'i bizler için tüm dünyada birleştiğimiz bir birliktelik haline getirecektir. Bu fırsattan istifadeyle sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum.</p>

<p>Eşim Emine Erdoğan'ın 2017'de 'Dünya ortak evimizdir' diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü. Şurası bir gerçek ki iklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır. Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür. Sizlerin de desteğiyle bu köprünün daha da güçleneceğine inanıyorum."</p>

<h2>“İsrafın önlenmesine katkı yapmaya hazırız”</h2>

<p>Erdoğan, iklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlikenin de tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşması olduğunu söyledi.</p>

<p>Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemeğin çöpe gittiğine, 2 milyar tonun üzerinde gıdanın israf edildiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada adaletten bahsedilemez. Türkiye olarak gerek israfın önlenmesi çalışmalarına gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız. Bu anlayışla Dr. Mehmet Mehdi Eker'i Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğüne aday gösterdik. Desteklerinizi esirgemeyeceğinize inanıyorum.”</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünya hızla değişirken insanlığın da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başladığını belirterek, Batı'da veba gibi yayılan İslam düşmanlığının bunların en başında geldiğini söyledi.</p>

<p>Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocuklarının son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kaldığına işaret eden Erdoğan, "Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz." diye konuştu.</p>

<figure><img height="2352" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/0c53065bcfc6a04eb9b74b6e339138b2.jpg" width="3528" /></figure>

<h2>"Gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek"</h2>

<p>Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmin de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlar olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür. Bu kuşatmayı, ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz. Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir. Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir. Hakikati savunmak, bugün daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir. Aynı tehlikeyle kontrolü giderek zorlaşan yapay zekada da karşılaşıyoruz. Yapay zeka için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir.”</p>

<p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zeka Sözleşmesi'nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesinin önemine vurgu yapan Erdoğan, "Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, yalanlarının maskesini indirecektir. Bunların, sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna başvuracaklarını da çok iyi biliyorum." dedi.</p>

<h2>"Haksızlık karşısında susmayız"</h2>

<p>Şair merhum Sezai Karakoç'un "Onlar sanıyorlar ki biz sussak mesele kalmayacak. Halbuki biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa, hakikat susmayacak. Onlar sanıyorlar ki bizden kurtulsalar mesele kalmayacak. Halbuki bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar. Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar. Tarihin azabından kurtulsalar, Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar." şiirini seslendiren Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"Tayyip Erdoğan olarak vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabb'im ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim. Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz, ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.</p>

<p>Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir, ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz. Şüphesiz, karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir. Rabb'im yolumuzu açık etsin, yar ve yardımcımız olsun. Bu salonda ve dünyanın dört bir yanında bizleri dinleyen dostlarımızı bu ortak gelecek vizyonuna sahip çıkmaya davet ediyorum. Tekrar görüşmek dileğiyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum."</p>

<figure><img height="2402" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/2cf4c68d4c961f70eee64cbad2bba2e3.jpg" width="3528" /></figure>

<h2>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM 81'inci Genel Kulunu'na hitabının tam metni</h2>

<p>BİRLEŞMİŞ MİLLETLER 81'İNCİ GENEL KURULU HİTABI</p>

<p>(22 EYLÜL 2026, NEW YORK)</p>

<p>Sayın Başkan,</p>

<p>Değerli Devlet ve Hükümet Başkanları,</p>

<p>Sayın Genel Sekreter,</p>

<p>Kıymetli Delegeler,</p>

<p>Sizleri, şahsım ve milletim adına en kalbi duygularımla selamlıyor, bu kürsüden sizlere bir kere daha hitap etmekten büyük memnuniyet duyuyorum.</p>

<p>Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nun, başta mazlumlar olmak üzere, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbim’den niyaz ediyorum.</p>

<p>Genel Kurul Başkanlığını tamamlayan Sayın Baerbock’a teşekkür ediyor; Başkanlığı devralan Sayın Rahman'a da başarılar diliyorum.</p>

<p>10 yıla yakın süredir Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini tarafsızlıkla, hepsinden önemlisi cesaretle yürüten Kıymetli Dostum Sayın Guterres’e çabalarından dolayı tebriklerimizi, teşekkürlerimi iletiyorum.</p>

<p>Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim:</p>

<p>Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti’nin değerli başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor.</p>

<p>Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık, vicdanları yaralamaktadır.</p>

<p>Bilinmesini isterim ki, Sayın ABBAS bizzat burada bulunamasa da, bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, özgür ve egemen Filistin Devleti’nin sesi olacak, Filistin halkının mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bu vesileyle, bugün bir kez daha Filistin Devleti’ni henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.</p>

<p>Sayın Başkan, Değerli Üyeler…</p>

<p>26 Haziran 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler Antlaşması imzalanırken, üye ülkeler, büyük bir umutla şunları deklare etmişlerdi:</p>

<p>“Biz Birleşmiş Milletler halkları; bir insan ömrü içinde iki kez insanlığa tarif olunmaz acılar getiren savaş felaketinden gelecek kuşakları korumaya, temel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, adaletin korunması ve antlaşmadan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli koşulları oluşturmaya, iyi komşuluk anlayışı içinde birbirimizle barışık yaşamaya, uluslararası barış ve güvenliği korumak için güçlerimizi birleştirmeye karar verdik.” demişlerdi.</p>

<p>Anlaşmanın üzerinden 81 yılı aşkın bir süre geçti; ama insanlık halen o günkü güçlü iradenin hayat bulacağı günleri hasretle bekliyor.</p>

<p>Öyle çok uzağa gitmeye gerek yok…</p>

<p>Sadece son bir yıldaki tabloya göz atmak kâfidir.</p>

<p>Bakınız… Geride bıraktığımız 12 ay, 60’ı aşkın çatışma ve savaşla, son 30 yılın en kanlı dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Gazze’den Ukrayna ve Rusya’ya, Myanmar’dan Darfur’a, İran’dan Lübnan’a, 250 bin insan hayatını kaybetti.</p>

<p>Çok daha fazlası tarifsiz acılar yaşadı.</p>

<p>Yüz binlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı.</p>

<p>Yalnızca Gazze’de son 3 yılda, çoğu çocuk ve kadın 74 bin kardeşimiz İsrail’in devlet terörünün kurbanı oldu.</p>

<p>Gazze halkı halen yıkıntıların altında sevdiklerini arıyor; eşlerinin, çocuklarının, anne-babalarının naaşlarını çıkarıyor.</p>

<p>İsrail’in saldırılarında ellerini-ayaklarını kaybetmiş masum yavrular, tahtadan yapılan protezlerle okullarına gitmeye, hayata tutunmaya çalışıyor.</p>

<p>Gazze’deki hastanelerde, yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70’inden fazlası şu anda hizmet veremiyor.</p>

<p>Evlatlarının ve torunlarının üzerine titreyen bir baba, bir dede olarak, bu kürsüde içim parçalanarak şunu ifade etmek zorundayım:</p>

<p>Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir…</p>

<p>Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir.</p>

<p>Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır.</p>

<p>Başkan Trump’ın gayretleri ve bizim de dahil olduğumuz ülkelerin katkılarıyla varılan ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı bin 500’ü aşmıştır.</p>

<p>Filistin Direniş Hareketi, barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail hükümeti, işgali durdurmaya yanaşmıyor.</p>

<p>Batı Şeria’da ise yerleşimci terörünün en ağır dönemi yaşanıyor.</p>

<p>Kudüs’te, Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor.</p>

<p>Hepimizin ortak girişimi olan UNRWA yok edilmek isteniyor.</p>

<p>Şimdi değerli dostlarım…</p>

<p>Bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim:</p>

<p>Kimse kusura bakmasın, kimse gücenmesin, alınmasın.</p>

<p>Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir…</p>

<p>Bu, insani bir meseledir, hepimiz için vicdani bir meseledir.</p>

<p>Karşımızda; öldürmeye doyamayan, soykırımcı bir zihniyet var.</p>

<p>Karşımızda son derece vahim bir tablo var.</p>

<p>Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan; insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.</p>

<p>Hepimizi sarsması gereken bu manzaranın bize anlattığı şudur:</p>

<p>Bundan 81 yıl önce barış ve güvenliği korumak için kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı, bu görevini icra edemez hale gelmiş; daha doğrusu getirilmiştir.</p>

<p>Teşkilat, kan kaybetmeye devam etmektedir.</p>

<p>Filistin’de, Lübnan’da, Sudan’da ve diğer kriz bölgelerinde umutlarını Birleşmiş Milletlere bağlamış olanlar, derin bir hayal kırıklığı içindedir.</p>

<p>Ama hatırlatmak isterim ki, bir gün herkes, insanlığın ortak vicdanına sığınmak zorunda kalacaktır.</p>

<p>Bugün kendimizi güven içinde, refah içinde, esenlik içinde hissedebiliriz.</p>

<p>Çatışma bölgelerinden, kriz bölgelerinden uzakta konfor içinde yaşayabiliriz.</p>

<p>Fakat yarın ne olacağını, başımıza ne geleceğini hiçbirimiz bilemeyiz.</p>

<p>Bunun için, uluslararası sisteme duyulan güvenin yeniden tesisine odaklanan bu yılki Genel Kurul temasını fevkalade isabetli buluyorum.</p>

<p>Sayın Genel Sekreterin, BM80 Girişimi dahil, bu yönde sarf ettiği samimi çabaları destekliyoruz.</p>

<p>Bu reform iradesinin, müteakip Genel Sekreter döneminde de sürdürülmesini bekliyoruz.</p>

<p>Tabii burada şu hakikati de çok net ifade etmek istiyorum…</p>

<p>Eğer Birleşmiş Milletler’e olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa, yapılması gerekenler bellidir:</p>

<p>Gazze’de çocuklar, güven içinde olacak.</p>

<p>Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil; özgürce süzülen uçurtmaları görecek.</p>

<p>Lübnan’da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak.</p>

<p>Asyalı emekçilerin alın teri, vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek.</p>

<p>Afrikalı kardeşlerimiz, geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak.</p>

<p>Birleşmiş Milletlere güven, ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.</p>

<p>190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı, kabul edelim ki, ne âdildir, ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir.</p>

<p>Güvenlik Konseyi “Dünya 5’ten büyüktür” ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir.</p>

<p>Değerli Dostlarım…</p>

<p>Bir yandan hızla gelişen teknolojiye ayak uydurmamız gerekirken, diğer yandan daha âdil bir düzenin inşası gibi meşakkatli ancak ulvi bir sorumluluk taşıyoruz.</p>

<p>Bu noktada bazı temel prensipleri sizlerle burada paylaşmak istiyorum:</p>

<p>Evvela uluslararası hukukun, güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz.</p>

<p>Unutulmasın ki; yapanın yanına kar kaldığı, dahası cezasızlığın sıradanlaştığı bir uluslararası sistem çürümeye mahkumdur.</p>

<p>İkinci olarak, uluslararası iradenin krizlerin çözümünde tıkandığı her aşamada, yeni bir yol açmak için bölgesel sahiplenmeyi kullanmak durumundayız.</p>

<p>Türkiye olarak, bu ilkeyle hareket ettiğimiz, Karadeniz Tahıl Koridoru gibi, her konuda netice aldık; hem bölgesel hem küresel güvenliğe katkı sunduk.</p>

<p>Üçüncü olarak, işbirliğini ve açık diplomasiyi devletler arası münasebetlerin merkezine koyan bir anlayışı mutlaka yeniden tesis etmeliyiz.</p>

<p>Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını, tarih bize acı tecrübelerle pek çok defa göstermiştir.</p>

<p>Dördüncü olarak, dünya genelinde gittikçe derinleşen gelir adaletsizliklerine çözüm üreten yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.</p>

<p>Biz, bunun yolunun ortak kalkınma, dayanışma ve bağlantısallıktan geçtiğine inanıyoruz.</p>

<p>Birbirine yollarla, ticaretle, enerji hatları ve ortak üretimle bağlanan toplumlar, eninde sonunda huzur ve istikrarda da birleşecektir.</p>

<p>Son olarak, insan merkezli teknoloji anlayışını hâkim kılarak, teknolojiye sahip olanlar ve olmayanlar arasında yeni duvarlar örülmesine izin vermemeliyiz.</p>

<p>Bilinmelidir ki; tekno-kutuplaşma ve dijital-hegemonya, ne Birleşmiş Milletler merkezli sistemin, ne de onun asli unsuru olan devletlerin hayrınadır.</p>

<p>Kıymetli Delegeler…</p>

<p>Türkiye olarak, bu ilkeleri sadece dile getirmekle kalmıyoruz.</p>

<p>Attığımız her adımda daha adil ve insani bir uluslararası sistemin arayışındayız.</p>

<p>Bölgesel sahiplenme anlayışıyla Pakistan ve Suudi Arabistan’la kurduğumuz Savunma İttifakı ile, hem aramızdaki dayanışmayı perçinliyor, hem de bölgemizdeki sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçlıyoruz.</p>

<p>Körfez’de fitili ateşlenen çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi için, ilgili aktörlerle yürüttüğümüz çabalarımız sürüyor.</p>

<p>Buradaki çatışmaları civar bölgelere yaymak gibi tehlikeli bir girişimin kimseye faydası olmadığının altını önemle çiziyorum.</p>

<p>Gazze’de ise bir yıl evvel Şarm El Şeyh’te attığımız imzanın takipçisiyiz.</p>

<p>Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlamamız gerekiyor.</p>

<p>Bu konuda sizleri, İsrail üzerinde daha fazla baskı kurmaya çağırıyorum.</p>

<p>Şunu artık herkes anlasın ve kabul etsin:</p>

<p>Filistin Devleti’ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır.</p>

<p>1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti’nin vücut bulacağı o güzel günleri, inşallah göreceğiz.</p>

<p>Dostlarım…</p>

<p>14 yıllık zulmün ardından Suriye, 8 Aralık Devrimiyle birlikte yeni bir yola girdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Şara’nın liderliğinde, Suriye’nin, her türlü iç ve dış tahrike rağmen, güvenli, huzurlu bir ülke olma hedefine doğru ilerlediğini görüyoruz.</p>

<p>Bu yolculuklarında kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Bir diğer komşumuz Irak’ta, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve istikrarın tahkim edilmesi çabalarına desteğimiz tamdır.</p>

<p>Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere, bölgemizin refahını artıracak stratejik ulaştırma ve enerji projelerinde Irak’la işbirliği içinde çalışıyoruz.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının ise Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü sağlanarak sona ermesi samimi arzumuzdur.</p>

<p>Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi, gıda güvenliğinin temini ve savaşın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasının önlenmesi amacıyla taraflarla temaslarımızı sürdürüyoruz.</p>

<p>Karadeniz’de ticari gemilere yönelik son saldırıların, kim tarafından yapılırsa yapılsın, kabul edilemez olduğunu bilhassa vurguluyorum.</p>

<p>Hürmüz Boğazında seyrüsefer serbestisinin korunması gerektiğine inanıyoruz.</p>

<p>Ege ve Doğu Akdeniz’de, mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini arzu ediyoruz.</p>

<p>Doğu Akdeniz Konferansı önerimiz, müşterek bir zemin oluşturulmasına katkı yapacaktır.</p>

<p>Bu vesileyle, Birleşmiş Milletler Genel Kurullarında yaptığım çağrıyı bugün bir kez daha tekrarlıyorum:</p>

<p>Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır.</p>

<p>Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum.</p>

<p>Kıymetli delegeler…</p>

<p>Türkiye; gelişen savunma sanayisiyle, şoklara karşı dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir.</p>

<p>Ülkemiz, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olarak, kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli roller üstlenmektedir.</p>

<p>Temmuz ayında başarıyla ev sahipliği yaptığımız NATO Ankara Zirvesi, ortak güvenliğimize ilişkin kararlılığımızın somut bir nişanesi olmuştur.</p>

<p>Türkiye’nin, güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa’nın daha güçlü, daha güvenli olması, açık söylüyorum, mümkün değildir.</p>

<p>Biz, Avrupa Birliği’yle geleceğimizi işte bu stratejik vizyonla şekillendiriyoruz. Aynı vizyonu Birlik’ten de bekliyoruz.</p>

<p>Balkanlar, bizim güçlü tarihi, kültürel ve beşeri bağlarımızın olduğu bir bölgedir.</p>

<p>Balkan Barış Platformu’nda işbirliğimizi derinleştirecek ortak adımlar atıyoruz.</p>

<p>Güney Kafkasya’ya bakışımız da son derece nettir:</p>

<p>Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı barışın tesisini temenni ediyoruz.</p>

<p>Sayın Aliyev ile Sayın Paşinyan’ın ortaya koydukları çözüm iradesini takdirle karşılıyor; destekliyoruz.</p>

<p>Ermenistan’la yürüttüğümüz normalleşme sürecini de kararlılıkla ilerletiyoruz.</p>

<p>Şunu da memnuniyetle ifade etmek isterim:</p>

<p>Türk Devletleri Teşkilatı, yıldan yıla güçlenen örnek bir bölgesel işbirliği modeli haline gelmiştir.</p>

<p>30 Ekim’de Ankara’da yapılacak 13’üncü Liderler Zirvesi, Teşkilatın önünde inşallah yeni kapılar, yeni ufuklar açacaktır.</p>

<p>Aralık ayında Libya’da düzenleyeceğimiz 4’üncü Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi ise 20 yılı aşkın süredir geliştirdiğimiz kurumsal ortaklığımızın sembolüdür.</p>

<p>Güney Asya’da Keşmir meselesi dâhil tüm ihtilafların, ilgili Birleşmiş Milletler şartı ve kararları çerçevesinde, diyalogla ele alınması önemlidir.</p>

<p>Yapıcı hareket edildiği takdirde, her türlü sorunun çözümü mümkündür.</p>

<p>Aynı durum Afrika kıtasındaki gerilimler için de geçerlidir.</p>

<p>Sudan’da ateşkes ve kalıcı barış çabalarına; Somali’de güvenlik, kalkınma ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi gayretlerine desteğimiz tamdır.</p>

<p>Libya'da istikrar ve sükunetin korunması önceliğimizdir.</p>

<p>Gündemdeki uzlaşı sürecinin, Libyalıların liderliği ve sahipliğinde yürütülmesi zaruridir.</p>

<p>Biz de, Türkiye olarak, bu sürecin başarısı için desteğimizi sürdürüyoruz.</p>

<p>Öte yandan, Yeniden Asya Girişimimizle, Asya-Pasifik’teki ortaklarımızla ilişkilerimizi geliştirmeye devam ediyoruz.</p>

<p>ASEAN’la ilişkilerimizin Diyalog Ortaklığı düzeyine yükselmesini, bu yaklaşımın somut bir neticesi olarak görüyoruz.</p>

<p>Aynı şekilde, Latin Amerika ve Karayip ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortaklık ve kazan-kazan anlayışıyla geliştiriyoruz.</p>

<p>Değerli Üyeler…</p>

<p>Hepimiz rızkımızı, yaşam kaynağımızı tabiattan alıyoruz.</p>

<p>Ancak dünyamız, çevre ve iklim noktasında ciddi tehditlerin eşiğinde bulunuyor.</p>

<p>Hava, su, toprak, bunun yanında birçok canlı iklim değişikliğinden etkileniyor.</p>

<p>Gelişmekte olan ülkeler ve pasifik bölgesi iklim krizini iliklerine kadar yaşarken; maalesef ihtiyaç duydukları finansmana erişimde ciddi zorluklarla karşılaşıyor.</p>

<p>Bu yıl Kasım ayında Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız.</p>

<p>Zirvede özellikle iklim adaletinin öne çıkarılmasını sağlayacağız.</p>

<p>Avustralya’yla geliştirdiğimiz ortaklıkla, COP31'i finansman taahhütlerinin yerine getirildiği, teknoloji transferinin hızlandırıldığı ve verilen sözlerin somut adımlara dönüştüğü bir “Uygulama COP'u” haline getirmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>Bu fırsattan istifadeyle, sizleri COP31 Liderler Zirvesi'ne davet ediyorum.</p>

<p>Eşim Emine Erdoğan’ın 2017’de “Dünya Ortak Evimizdir” diyerek başlattığı Sıfır Atık Hareketi, o günden bugüne küresel bir farkındalık seferberliğine dönüştü.</p>

<p>Şurası bir gerçek ki; iklim kriziyle mücadelenin kuşkusuz pek çok yolu vardır.</p>

<p>Sıfır Atık Hareketi, tüm bu yolların birleştiği en sağlam köprüdür.</p>

<p>Sizlerin de desteğiyle bu köprünün daha da güçleneceğine inanıyorum.</p>

<p>Burada şu gerçeği de dikkatinize getiriyorum:</p>

<p>İklim değişikliği kadar büyük bir başka tehlike, tüketim hırsıyla israf kültürünün yaygınlaşmasıdır.</p>

<p>Dünyada her yıl 5,8 trilyon tabak yemek çöpe gitmekte, yani 2 milyar tonun üzerinde gıda israf edilmektedir.</p>

<p>Bir tarafta tonlarca yemeğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın çöpten yemek topladığı bir dünyada, adaletten bahsedilemez.</p>

<p>Türkiye olarak, gerek israfın önlenmesi çalışmalarına, gerekse küresel gıda güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı yapmaya hazırız.</p>

<p>Bu anlayışla, Doktor Mehmet Mehdi Eker'i, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatı Genel Direktörlüğü'ne aday gösterdik.</p>

<p>Desteklerinizi esirgemeyeceğinize inanıyorum.</p>

<p>Şunun da bilinmesinde fayda vardır:</p>

<p>Dünyamız hızla değişirken, insanlık da eş zamanlı olarak yeni sosyal tehditlerle yüzleşmeye başlamıştır.</p>

<p>Batıda veba gibi yayılan İslam düşmanlığı, bunların en başında geliyor.</p>

<p>Bilhassa Müslüman kadınlar ve kız çocukları son yıllarda ayrımcılığa daha fazla maruz kalıyor.</p>

<p>Kimi ülkelerin okullarda uygulamaya koyduğu başörtüsü yasaklarını, kadınların en temel haklarına yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz.</p>

<p>Artan yabancı karşıtlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizm de kararlılıkla mücadele edilmesi gereken zehirli akımlardır.</p>

<p>Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür.</p>

<p>Bu kuşatmayı, ancak kadın ve erkekten oluşan aileyi koruyarak kırabiliriz.</p>

<p>Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir.</p>

<p>Toplumsal barışı dinamitleyen bir diğer tehdit, sosyal medyada yaygınlaşan dezenformasyon faaliyetleridir.</p>

<p>Hakikati savunmak, bugün daha önce hiç olmadığı kadar önemli hale gelmiştir.</p>

<p>Aynı tehlikeyle kontrolü giderek zorlaşan yapay zekada da karşılaşıyoruz.</p>

<p>Yapay zeka için uluslararası ortak bir hukuki çerçeve oluşturulmasının vakti çoktan gelmiştir.</p>

<p>Birleşmiş Milletler Uluslararası Yapay Zeka Sözleşmesi’nin hazırlanması ve yürürlüğe konulması için yürütülen çalışmalara hız verilmesi mühimdir.</p>

<p>Değerli delegeler, çok kıymetli dostlarım…</p>

<p>Bugün burada açık yüreklilikle dile getirdiğim gerçekler elbette birilerini rahatsız edecek, konforlarını bozacak, yalanlarının maskesini indirecektir.</p>

<p>Bunların, sesimizi kısmak için her türlü algı operasyonuna baş vuracaklarını da çok iyi biliyorum.</p>

<p>Merhum bir şairimizin ifadeleriyle*:</p>

<p>"Onlar sanıyorlar ki,</p>

<p>Biz sussak mesele kalmayacak.</p>

<p>Halbuki biz sussak, tarih susmayacak.</p>

<p>Tarih sussa, hakikat susmayacak.</p>

<p>Onlar sanıyorlar ki,</p>

<p>Bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.</p>

<p>Halbuki bizden kurtulsalar,</p>

<p>Vicdan azabından kurtulamayacaklar.</p>

<p>Vicdan azabından kurtulsalar,</p>

<p>Tarihin azabından kurtulamayacaklar.</p>

<p>Tarihin azabından kurtulsalar,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allah'ın gazabından kurtulamayacaklar.”</p>

<p>Tayyip Erdoğan olarak; vicdanıyla, tarihiyle, merhametiyle büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe, bu kürsüden mazlumların, mağdurların, kimsesizlerin hakkını savunmaya, onların da sesi olmaya, onlar için de konuşmaya, mücadele vermeye inşallah devam edeceğim.</p>

<p>Biz, gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz; ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz.</p>

<p>Dünyanın gidişatına baktığımızda önümüzde iki yol olduğu görülecektir:</p>

<p>Ya korkuyla, çatışmayla ve içe kapanmayla belirsizliği daha da büyüteceğiz…</p>

<p>Ya da adaletle, dayanışmayla ve ortak iradeyle geleceği beraber inşa edeceğiz.</p>

<p>Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır.</p>

<p>Zor olan, o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir.</p>

<p>Türkiye ikinci yolu seçmiştir ve bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir.</p>

<p>Rabbim yolumuzu açık etsin, yar ve yardımcımız olsun, diyorum.</p>

<p>Bu salonda ve dünyanın dört bir yanında bizleri dinleyen dostlarımızı bu ortak gelecek vizyonuna sahip çıkmaya davet ediyorum.</p>

<p>Tekrar görüşmek dileğiyle, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum.</p>

<p>Kalın sağlıcakla…</p>

<p>*Şiir, Rahmetli Sezai Karakoç’a aittir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-r</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-gerekirse-bedel-oderiz-ama-haksizlik-karsisinda-susmayiz-zulme-asla-r.jpg" type="image/jpeg" length="54096"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurdun bazı kesimleri için gök gürültülü sağanak uyarısı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/yurdun-bazi-kesimleri-icin-gok-gurultulu-saganak-uyarisi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/yurdun-bazi-kesimleri-icin-gok-gurultulu-saganak-uyarisi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurdun bazı kesimleri için gök gürültülü sağanak uyarısında bulunuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, bu gece saatlerinden sonra Kastamonu'nun kuzeyi ve Bartın'da yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak bekleniyor.</p>

<p>Bu gece saatlerinden itibaren Hatay'ın batısında, yarın sabah saatlerinden itibaren Antalya'nın doğusu, Adana'nın kuzey ve doğusu ve Osmaniye çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak tahmin ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yağış anında kuvvetli rüzgar, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/yurdun-bazi-kesimleri-icin-gok-gurultulu-saganak-uyarisi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/yurdun-bazi-kesimleri-icin-gok-gurultulu-saganak-uyarisi-1.png" type="image/jpeg" length="61157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada şüpheli Altaylı adliyede]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/eski-mit-gorevlisi-kozinoglunun-olumune-iliskin-sorusturmada-supheli-altayli-adliyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/eski-mit-gorevlisi-kozinoglunun-olumune-iliskin-sorusturmada-supheli-altayli-adliyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada, başka bir davadan hükümlü Enver Altaylı ifadesinin alınması için Silivri Adliyesi'ne getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin "kasten öldürme", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ile "2937 sayılı yasaya muhalefet" suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında sağlık sorunları nedeniyle şüpheli sıfatıyla ifadesi alınamayan ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı davada hükümlü olan Enver Altaylı, ifadesinin alınması için Silivri Adliyesi'ne getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ne olmuştu?</h2>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.</p>

<p>Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:</p>

<p>"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."</p>

<p>Gözaltına alınan 10 zanlıdan 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9'u serbest bırakılmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, 1'i muhabir, 1'i kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar, adliyeye sevk edilmişti.</p>

<p>Savcılıkça ifadeleri alınan 1'i muhabir olmak üzere 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da aralarında bulunduğu 3 zanlı "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.</p>

<p>Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.</p>

<p>Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümüne üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.</p>

<p>Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.</p>

<p>Başsavcılıkça Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verilmişti.</p>

<h2>Tutuklu sayısı 6'ya yükseldi</h2>

<p>Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve jandarma albay Hasan Atilla Uğur da gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Silivri Adliyesi'ne sevk edilen Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetmişti.</p>

<p>Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 6'ya, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 15'e yükselmişti.</p>

<p>Devam eden çalışmalarda, eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke de gözaltına alınmıştı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ambulans şoförü Kaba'nın, jandarmadaki ifadesinin ardından mevcut delil durumu da gözetilerek serbest bırakılmasına karar verilmişti.</p>

<p>Hakimlik, Arslan'ın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" ve "yasaklanan bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından tutuklanmasına, Vatan ile Beyke hakkında ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.</p>

<p>Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında yargılandığı "silahlı terör örgütüne üye olmak" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından verilen 23 yıl 4 ay hapis cezası 2024'te onanan Enver Altaylı'nın soruşturma kapsamındaki ifadesinin sağlık sorunları sebebiyle alınamadığı öğrenilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ASAYİŞ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/eski-mit-gorevlisi-kozinoglunun-olumune-iliskin-sorusturmada-supheli-altayli-adliyede</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/eski-mit-gorevlisi-kozinoglunun-olumune-iliskin-sorusturmada-supheli-altayli-adliyede.png" type="image/jpeg" length="76444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Kamulaştırma verilerini ortak bir coğrafi veri katmanında bir araya getireceğiz]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamulastirma-verilerini-ortak-bir-cografi-veri-katmaninda-bir-araya-getirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamulastirma-verilerini-ortak-bir-cografi-veri-katmaninda-bir-araya-getirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yılmaz, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu'nda merkezi idare kurumlarının verilerini ortak standartlarla kullanıma açtıklarını, büyükşehir ve ilçe belediyeleri, su ve kanalizasyon idareleri ile il özel idarelerini de sisteme dahil ettiklerini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu toplantısı yapıldı.</p>

<p>Toplantının açılışında, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki silahlı saldırıya ilişkin konuşan Yılmaz, "Sabah 07.59 sularında gerçekleşti bu saldırı. Saldırı olur olmaz emniyet güçlerimiz, sağlık ekiplerimiz olay bölgesine sevk edildi ve hemen gerekli müdahaleler yapıldı. Olayın faili olan kişi şu anda emniyet güçlerimizin, adli makamlarımızın kontrolü altında, yakalanmış durumda. Valimiz, olay yerinde ve gerekli çalışmaları ilgili kişilerle, makamlarla birlikte sürdürüyor. Yaralılarımız tedavi altında. Ümit ederiz ki hepsi en kısa sürede sağlıklarına kavuşsunlar. Milli Eğitim Bakanımız ve İçişleri Bakanımız olay yerine intikal ediyorlar. Onlar da olay yerine geçtikten sonra daha detaylı bir şekilde kamuoyunu bilgilendireceklerdir. Her türlü adli ve idari soruşturma da başlatılmış durumda." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yılmaz, gelişmelerin seyrine göre kamuoyunun bu konularda bilgilendirileceğini belirterek, "Ben, tekrar hepimize geçmiş olsun diyorum. Yaralılarımıza şifalar diliyorum ve bu çalışmaları sürdüren arkadaşlarımıza da kolaylıklar diliyorum." dedi.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/7afa3a0db48a9673dea1f2603eef6af0.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Kamulaştırma verilerini ortak bir coğrafi veri katmanında bir araya getireceğiz"</h2>

<p>Coğrafi bilginin standartlara uygun biçimde üretilmesi, güvenli paylaşımı ve veri odaklı karar alma mekanizması olarak konumlandırılmasının başlıca öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Yılmaz, bu bağlamda toplantıda ilk olarak coğrafi bilgi sistemleri alanındaki gelişmeler ile kamu kurumlarının performans ve olgunluk seviyelerini ele alacaklarını, ayrıca aynı bölgedeki projelerin kamu yararına göre seçilmesinde coğrafi bilgi sistemlerinin karar destek rolünü değerlendireceklerini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, toplantıda, merkezi ve yerel yönetimlerin verileriyle stratejik önemi giderek artan su varlığının yüksek verimlilikle kullanımını ve değerlendirilmesini de ele alacaklarını bildirdi.</p>

<p>Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu'nu e-Devlet'e entegre ederek vatandaşların, kamu kurumlarının ve üniversitelerin kullanımına açtıklarını hatırlatan Yılmaz, şunları kaydetti:</p>

<p>"1 Ocak 2025 tarihinde 14 bin kullanıcısı olan Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu bugün 1 milyon 116 bin kullanıcı sayısına ulaşmıştır. Platform üzerinden sunulan veriler içerisinde parsel, yol, yapı, tescil harici alanlar, ortofoto, şehir atlası, afet toplanma alanları, çevre düzeni planı, uygulama imar planı, nazım imar planı, büyük ovalar, diri fay ve taşkın risk haritaları vatandaşlarımız tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/aea9525ba497b367e655a114f208fde4.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Türkiye Coğrafi Bilgi Sistemi'nin etkinliğini arttırmak için üzerinde önemle durduğumuz konu, platformdaki coğrafi verilerin kalitesi, güncelliği ve hizmet sürekliliğinin güvence altına alınmasıdır. Hedefimiz, mükerrer veri üretiminin önüne geçmek, veri güncelliği ve güvenilirliğini arttırmak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanmaktır."</p>

<p>"Bugüne kadar Ulusal Coğrafi Bilgi Platformumuzda merkezi idare kurumlarının coğrafi verilerini ortak standartlarla bir araya getirdik ve kullanıma açtık. Şimdi bu yapıyı bir adım daha ileri taşıyoruz. Büyükşehir, ilave ilçe belediyelerimiz, su ve kanalizasyon idarelerimiz ile il özel idarelerimizi de ulusal coğrafi veri ekosistemimize dahil ediyoruz." diyen Yılmaz, bu kapsamda yerel yönetimler tarafından sağlanan coğrafi verileri standartlara uygun hale getirerek 147 coğrafi veri ögesi için coğrafi veri paylaşım matrisleri oluşturduklarını, kurulan bu entegre yapıyla coğrafi veriyi sadece üretilen bir bilgi olmaktan çıkarıp etkin bir karar destek aracı yapmayı hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p>Yılmaz, kamu yatırımlarının planlanmasında farklı kurumların görev ve sorumluluklarının aynı coğrafi alan üzerinde kesişebildiğini, uygulamada bir maden sahasının orman alanıyla, tarım arazisiyle, su kaynağıyla, korunan bir alanla ya da mevcut bir yatırımla veya planlanan başka bir kamu yatırımıyla kesişebildiğini ifade etti.</p>

<p>Böyle bir durumda farklı kurumların mevzuattan kaynaklanan görev ve yükümlülüklerinin ve kamusal önceliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Yılmaz, benzer durumların enerji santrallerinden karayoluna, demiryolundan sulama tesisine, sanayi yatırımından tarımsal projelere kadar birçok alanda ortaya çıkabildiğine dikkati çekti.</p>

<p>Yılmaz, kamu yatırımlarındaki ve kurumsal önceliklerdeki çakışmaların zamanında belirlenememesinin ilave bürokrasiye yol açtığını, proje değişikliklerine, gecikmelere neden olduğunu, zaman kaybı ve maliyeti artırdığını söyledi.</p>

<p>CBS sistemiyle yatırımın ilk aşamasında belirlenen alanla hangi coğrafi veri katmanlarının kesiştiğinin ve hangi kurumların sorumlu olduğunun belirlenebildiğini vurgulayan Yılmaz, böylece kurumlar arası görüşleri daha erken, sistematik ve koordineli biçimde yürüterek üstün kamu yararını sağlayan seçenekleri zamanında belirleyebildiklerini bildirdi.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/09/22/cd0e93d6a4c693c10d79b16e0e955b9a.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Yılmaz, coğrafi bilgi sistemlerinin sağlayacağı bu koordinasyonu kamulaştırma süreçlerinde de kullanacaklarını aktararak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kara yolundan demir yoluna, enerji tesisinden içme suyu ve altyapı yatırımlarına kadar pek çok kamu yatırımında kamulaştırma süreçleri yürütülmektedir. Farklı kamu kurumlarımız, kendi görev alanlarına göre kamulaştırma verileri üretmekte ve taşınmazlara ilişkin değerleme çalışmaları gerçekleştirmektedir. Aynı bölgedeki benzer nitelikteki taşınmazlar için farklı kurumların farklı zamanlarda yaptığı kamulaştırmalarda bedellerde farklılaşabilmektedir. Uyuşmazlıklara ve yargı süreçlerine de konu olabilen bu durumun önüne geçmek amacıyla, değişik kamu kurumlarının gerçekleştirdiği kamulaştırma verilerini ortak bir coğrafi veri katmanında bir araya getireceğiz.</p>

<p>Temel hedeflerimiz arasında, coğrafi veriyi yenilikçi fikirlerle işlemek ve ileri teknolojiyle buluşturarak katma değer oluşturmak yer almaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız aracılığıyla; girişimcilerimizin coğrafi veriyi teknolojiyle buluşturan yenilikçi projeleri teşvik edilmekte ve desteklenmektedir. Bu doğrultuda, 'Yerli ve Milli Navigasyon Uygulaması Geliştirme' projemiz öne çıkan projelerimiz arasındadır. Bu proje ile Türkiye’nin kendi teknolojik altyapısını ve coğrafi verilerini esas alarak, ihracat potansiyeli yüksek bir navigasyon ekosistemi oluşturulmasına katkı sağlanmaktadır. Coğrafi veriden katma değer üretme hedefimiz, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin deniz yetki alanlarını da kapsamaktadır. MSB Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın 'Ulusal Deniz Coğrafi Veri Merkezinin Kurulması' Projesiyle Mavi Vatanımızın coğrafi veri altyapısını güçlendirerek ülkemizin deniz coğrafi veri kapasitesini ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyoruz."</p>

<h2>"Üretilen verileri KKTC otoritelerine teslim edilme aşamasına gelmiş durumdayız"</h2>

<p>İklim değişikliği, nüfus artışı, kentleşme ve yükselen su talebinin, su kaynaklarının miktar ve kalite açısından birlikte değerlendirilmesini, kurumlar arası güçlü koordinasyonu, güvenilir, güncel, standart ve bütünleşik bir su verisi altyapısının oluşturulmasını zorunlu kıldığına işaret eden Yılmaz, "2026–2035 Ulusal Su Planı ile Türkiye'nin gelecek 10 yıllık dönemdeki su yönetimi hedefleri ve öncelikleri belirlenmiştir. Ulusal Su Bilgi Sistemi kapsamında oluşturulan bilgi ve veri altyapısının 'Akıllı Su Yönetim Sistemi' ile daha ileri bir aşamaya taşınması planlanmaktadır. Böylelikle, su kaynaklarının miktar ve kalitesini kaynaktan son kullanıcıya kadar bütüncül bir yaklaşımla, gerçek zamanlı izlemeyi ve yönetmeyi amaçlıyoruz. Ulusal Su Bilgi Sistemi için gerekli coğrafi verilerin, ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından standartlara uygun, güncel ve güvenilir şekilde üretilerek Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu üzerinden paylaşılması planlıyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yılmaz, CBS alanındaki kurumsal bilgi birikimi ve tecrübeyi dost ve kardeş ülkelerle yapılan işbirliklerinde de değerlendirmeye önem verdiklerini anlatarak, "Bunlar arasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti daha özel bir yere sahip. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 2024 yılında Ulusal Coğrafi Veri Altyapısı Projesi'ni başlattık ve bu ilişkilerimize önemli bir örnek. Proje kapsamında bugün geldiğimiz noktada hava fotoğrafları çekimleri, gerçek ortofoto üretimleri ve 3 boyutlu dijital ikiz çalışmalarını tamamladık ve üretilen verileri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti otoritelerine teslim edilme aşamasına gelmiş durumdayız." bilgisini paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yürütülen tüm bu çalışmaların ortak hedefinin coğrafi veriyi ülkenin kalkınmasına hizmet eden güçlü bir kaynağa dönüştürmek olduğunun altını çizerek, "Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla, coğrafi veriyi kamu yönetiminde daha doğru kararların alınması, yatırımların daha etkin planlanması, kaynakların daha verimli kullanımı, ekonomik ve toplumsal değer üreten yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesinde stratejik bir güce dönüştürmeye kararlıyız." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamulastirma-verilerini-ortak-bir-cografi-veri-katmaninda-bir-araya-getirecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-kamulastirma-verilerini-ortak-bir-cografi-veri-katmaninda-bir-araya-getirecegiz.png" type="image/jpeg" length="30257"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kosova Başbakanı, Türkiye'nin desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/kosova-basbakani-turkiyenin-desteklerinden-oturu-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/kosova-basbakani-turkiyenin-desteklerinden-oturu-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kosova Başbakanı Kurti, Kosova devletinin inşasının tüm aşamalarında, kalkınmasında, diplomasi ve askeri kapasitesinin güçlendirilmesinde ve NATO üyeliği konusunda Türkiye'nin verdiği destekler dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başbakan Albin Kurti, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu dolayısıyla New York'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabulüne ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.</p>

<p>Kurti, Kosova devletinin inşasının tüm aşamalarında, ülkenin kalkınmasında, diplomasi alanında, askeri kapasitesinin güçlendirilmesinde, savunma sanayisinin temellerinin atılmasında ve ülkesinin NATO'ya üye olma sürecinde Türkiye'nin verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.</p>

<p>Türkiye'nin NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü'nde (KFOR) uzun yıllara dayanan rolü ve Kosova'nın güvenliği ile istikrarına devam eden önemli katkısından dolayı da Erdoğan'a teşekkürlerini ilettiğini aktaran Kurti, KFOR komutanı olarak iki dönem görev yapan Tümgeneral Özkan Ulutaş'ın profesyonelliğine dikkati çekti.</p>

<p>Kurti, Türkiye ile Kosova arasındaki ticaretin güçlenmeye ve artmaya devam ettiğini, ticaret hacminin 1 milyar dolara ulaştığını ve gelecekte daha da artırılmasının hedeflendiğini vurguladı.</p>

<p>Kosova'daki Türk yatırımlarının arttığına işaret eden Kurti, buna Kosova hükümeti ile Milli Savunma Bakanlığına bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) işbirliğinde Yakova kentinde mühimmat üretmesi planlanan inşa sürecindeki fabrikayı örnek gösterdi.</p>

<p>Kurti, Erdoğan ile görüşmesinde, geçen hafta Hollanda'nın Lahey kentinde Kosova Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK) eski komutanları, eski Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, Kadri Veseli, Rexhep Selimi ve Jakup Krasniqi'nin savaş suçlarından hapis cezasına çarptırılmasını da ele aldığını ifade etti.</p>

<p>Görüşmede Sırbistan'daki Arnavut toplumuna yönelik devam eden sistematik ayrımcılığın da görüşüldüğünü kaydeden Kurti, Arnavutların bölgedeki her devlet kurumunda yetersiz temsil edilmesinin gündeme getirildiğini aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kosova ile Türkiye'nin dostane ilişkilerini derinleştirmeye, ekonomik ve ticari ilişkilerini artırıp güçlendirmeye devam edeceğini belirten Kurti, paylaşımının sonunda Erdoğan'ı Kosova'ya davet ettiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/kosova-basbakani-turkiyenin-desteklerinden-oturu-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/kosova-basbakani-turkiyenin-desteklerinden-oturu-cumhurbaskani-erdogana-tesekkur-etti.png" type="image/jpeg" length="49519"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bu yılın 6 ayında taşınan posta kolisi ve kargo gönderileri 728 milyonu geçti]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/bu-yilin-6-ayinda-tasinan-posta-kolisi-ve-kargo-gonderileri-728-milyonu-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/bu-yilin-6-ayinda-tasinan-posta-kolisi-ve-kargo-gonderileri-728-milyonu-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026 yılının 6 ayında posta kolisi ve kargo gönderisi sayısının geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 5 artarak 728 milyonu aştığını bildirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun hazırladığı "2026 Yılı İlk Yarı Türkiye Posta Sektörü Pazar Verileri Raporu"nu değerlendirdi.</p>

<p>E-ticaretin büyümesiyle posta kolisi ve kargosu gönderilerindeki artışın sürdüğüne dikkati çeken Uraloğlu, "2025 yılının aynı döneminde yaklaşık 691 milyon olan posta kolisi ve kargosu gönderi sayısı, 2026 yılının ilk 6 ayında yaklaşık yüzde 5 artarak 728,31 milyona ulaştı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uraloğlu, posta kolisi ve kargosu gönderilerinin ağırlık dağılımına ilişkin de bilgi vererek, "Gönderilerin yüzde 82'sini 2 kilogram ve altındaki gönderiler oluşturdu. 2 ila 20 kilogram arasındaki gönderilerin payı yüzde 17 olurken, 20 kilogramın üzerindeki gönderiler toplamın yalnızca yüzde 1'ini oluşturdu." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>"Kargoların yüzde 83'ünden fazlası şehirler arasında taşındı"</h2>

<p>E-ticaret platformlarının yoğun kullanımının gönderilerin yapısına da yansıdığını vurgulayan Uraloğlu, 2026 yılının ilk yarısında posta kolisi ve kargosu gönderilerinin yaklaşık yüzde 96'sının kurumsal gönderi olarak gerçekleştiğini, bireysel gönderilerin payının ise yaklaşık yüzde 4 olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uraloğlu, kargo hareketliliğinin büyük bölümünün şehirler arasında gerçekleştiğine işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Posta kolisi ve kargosu gönderilerinin yüzde 83'ünden fazlası şehirler arası gönderilerden oluştu. Gönderilerin yaklaşık yüzde 15'i şehir içinde teslim edilirken yurt dışına gönderilenlerin oranı yaklaşık yüzde 2 olarak gerçekleşti. 2026 yılının ilk yarısında posta kolisi ve kargosu teslimatlarının en fazla gerçekleştirildiği iller sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Kocaeli oldu."</p>

<p>Uraloğlu, teslimat sürelerine ilişkin verileri de değerlendirerek, yurt içi posta gönderilerinin yaklaşık yüzde 11'inin kabul edildiği gün içerisinde teslim edildiğini, kabul edildiği gün dahil olmak üzere gönderilerin yaklaşık yüzde 88'inin en geç iki gün içerisinde alıcılarına ulaştırıldığını belirtti.</p>

<h2>"2026'nın ilk yarısında haberleşme gönderi sayısı 105,8 milyon"</h2>

<p>Kargo ve koli gönderilerinin yanı sıra haberleşme gönderilerine ilişkin verileri de paylaşan Uraloğlu, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>"2026 yılının ilk yarısında haberleşme gönderilerinin sayısı yaklaşık 105,8 milyon olarak gerçekleşti. Haberleşme gönderilerinin yüzde 89'u 20 gram ve altında oldu. 20-50 gram aralığındaki gönderiler ise toplamın yüzde 6'sını oluşturdu. Ayrıca haberleşme gönderilerinde de şehirler arası trafik öne çıktı. 2026 yılının ilk yarısında en fazla haberleşme gönderisi teslimatı sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya'da yapıldı."</p>

<p>Uraloğlu, posta sektöründe 122 bin 804 kişinin istihdam edildiğini, Türkiye genelinde 9 bin 543 posta şubesi ve acentenin hizmet verdiğini belirterek, bunların 1.706'sının İstanbul'da, 737'sinin Ankara'da ve 509'unun İzmir'de bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Sektörde yetkilendirilmiş 52 hizmet sağlayıcısı bulunduğuna işaret eden Uraloğlu, bu hizmet sağlayıcılara 26'sı ulusal, 29'u yerel olmak üzere toplam 55 yetkilendirme verildiğine dikkati çekti. Uraloğlu, yerel düzeyde en fazla yetki belgesinin İstanbul için verildiğini de kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/bu-yilin-6-ayinda-tasinan-posta-kolisi-ve-kargo-gonderileri-728-milyonu-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/bu-yilin-6-ayinda-tasinan-posta-kolisi-ve-kargo-gonderileri-728-milyonu-gecti.png" type="image/jpeg" length="96826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026-KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Sınavı başvuruları başladı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/2026-kpss-din-hizmetleri-alan-bilgisi-sinavi-basvurulari-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/2026-kpss-din-hizmetleri-alan-bilgisi-sinavi-basvurulari-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) 1 Kasım'da yapılacak 2026-KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Sınavı (DHBT) başvuruları başladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, bugün başlayan başvurular 30 Eylül'e kadar sürecek. Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyen adayların KPSS'ye girdikleri öğrenim düzeyinde DHBT'ye katılma zorunluluğu bulunuyor.</p>

<p>Adaylar, başvurularını elektronik ortamda ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" internet adresinden ya da ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması'ndan yapabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sınava ilişkin ayrıntılı bilgi ÖSYM'nin sitesindeki 2026-KPSS Kılavuzlarında yer alıyor. Sınava başvuracak adayların kılavuzları dikkatle incelemeleri gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/2026-kpss-din-hizmetleri-alan-bilgisi-sinavi-basvurulari-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/07/osymden-dgs-adaylarina-uyari.png" type="image/jpeg" length="85497"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 4 dakikada bir kişi sigaradan hayatını kaybediyor]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/turkiyede-her-4-dakikada-bir-kisi-sigaradan-hayatini-kaybediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/turkiyede-her-4-dakikada-bir-kisi-sigaradan-hayatini-kaybediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin yaşamını yitirdiği anlamına geliyor. Ölümlerin 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Ajansının (AA) "Bir Nefes Bin Zehir" başlıklı dosyasının ilk haberinde, tütün ve tütün ürünleri kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ele alındı.</p>

<p>Dünya genelinde en yaygın kullanılan tütün ürününü sigara oluştururken, nargilelik tütün, puro, sarma tütün, pipo ve ısıtılmış tütün ürünleri de kullanılan ürünler arasında yer alıyor.</p>

<p>Bütün biçimleri sağlık üzerinde ciddi tahribata yol açan tütün ürünleri, sadece kullananları değil dumana maruz kalanları da olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 26 Haziran'da güncellediği verilere göre, tütün vücuttaki neredeyse her organa zarar vererek kanser, kalp hastalıkları, inme ve akciğer hastalıklarının yanı sıra doğurganlığın azalması, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve erken ölüme neden olabiliyor.</p>

<p>Tütün kullanımının yol açtığı bu sağlık sorunları nedeniyle dünya genelinde her yıl 7 milyondan fazla kişi hayatını kaybediyor. Bu ölümlerin 1,6 milyondan fazlasını ise sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalan kişiler oluşturuyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığından edinilen bilgiye göre, Türkiye'de ise yılda yaklaşık 125 bin kişi tütün nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakam, her 4 dakikada ortalama bir kişinin sigaradan yaşamını yitirdiği anlamına geliyor. Ölümlerin 25 binini sigara kullanmadığı halde pasif içiciliğe maruz kalanlar oluşturuyor.</p>

<p>Türkiye erkeklerde akciğer kanseri sıklığı ve buna bağlı ölümlerde dünyada ilk sırada yer alıyor.</p>

<h2>Kalp-damar hastalıkları ve 20'den fazla kanser türünün nedeni</h2>

<p>Tütün kullanımı, kalp-damar ve solunum yolu hastalıkları ile 20'den fazla kanser türü veya alt türü açısından önemli risk faktörleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Sigara dumanındaki partiküller akciğerlere ulaştığında zararlı etkilerini başlatırken, dumanda bulunan karbonmonoksit kanın oksijen taşıma kapasitesini azaltıyor.</p>

<h2>Çevreye yayılan dumanda yaklaşık 4 bin kimyasal madde ve toksin bulunuyor</h2>

<p>Tütünün oluşturduğu sağlık riskleri yalnızca kullanan kişilerle sınırlı kalmıyor.</p>

<p>DSÖ'ye göre, pasif içiciliğin güvenli bir düzeyi bulunmuyor. Tütün dumanına maruz kalmak, koroner kalp hastalığı ve akciğer kanseri dahil ciddi kalp-damar ve solunum yolu hastalıklarına neden olabiliyor.</p>

<p>Yanan bir sigaradan çevreye yayılan dumanda 50'si kanser yapıcı olmak üzere yaklaşık 4 bin kimyasal madde ve toksin bulunuyor.</p>

<p>Bir sigaranın yaklaşık 12 dakikada yandığı, sigara içen kişinin ise bu sürenin yaklaşık 30 saniyesinde dumanı içine çektiği, yanan sigaranın yaklaşık üçte ikisinin dumanının havaya yayıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Sigara dumanına maruz kalan çocuklarda astım, bronşit, soğuk algınlığı, orta kulakla ilgili sorunlar ve akciğer fonksiyonlarında azalma gibi solunum sistemine ilişkin sorunların görülme riskinin daha yüksek olduğu bildiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sigara bebek sahibi olma şansını azaltıyor</h2>

<p>Tütün kullanımının olumsuz etkilediği alanlardan birini de üreme sağlığı oluşturuyor.</p>

<p>DSÖ'nün 8 Eylül'de yayımladığı bilgi özetinde, sigara kullanımının kadınlarda kısırlıkla, erkeklerde sperm üzerindeki olumsuz etkilerle ve bazı doğurganlık tedavilerinin başarı şansının düşmesiyle ilişkili olduğuna dikkati çekiliyor. Pasif içiciliğin de doğurganlığı etkileyebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Tütün kullanan kadınlarda kısırlık riski kullanmayanlara kıyasla yüzde 40 daha yüksek bulunurken, geçmişte tütün kullanıp bırakan kadınlarda bu riskin kullanmaya devam edenlere göre yüzde 25 daha düşük olabileceği bildiriliyor.</p>

<p>Tütün kullanımı, doğurganlık tedavilerinin başarısını da etkiliyor. DSÖ'nün aktardığı 21 çalışmada, sigara kullanımının tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin ardından daha az gebelik ve canlı doğumla ilişkili olduğu, başarılı sonuç ihtimalini yaklaşık yarı yarıya azaltabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Pasif içiciliğe maruz kalan kadınlarda da kısırlık riskinin daha yüksek olabileceğine ve gebe kalma şansının azalabileceğine dikkati çekiliyor.</p>

<h2>Nikotin güçlü bağımlılık yapıyor</h2>

<p>DSÖ, nikotinin yüksek derecede bağımlılık yapıcı olduğunu ve özellikle beyin gelişimi devam eden çocuklar, ergenler ve genç yetişkinler açısından zararlı etkiler taşıdığını bildiriyor.</p>

<p>Ergenlik döneminde nikotine maruz kalmanın dikkat ve öğrenme dahil beyin gelişimini etkileyebileceği, erken yaşta nikotin kullanımının uzun süreli bağımlılık ve gelecekte diğer nikotin ve tütün ürünlerinin kullanım olasılığını artırabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Yeşilayın da yayımladığı verilere göre, nikotin 90-120 dakika alınmadığında yoksunluk belirtileri ortaya çıkıyor. Bu belirtiler tütünün bırakıldığı ilk gün en yoğun düzeyde hissedilebiliyor.</p>

<p>Kolay kızma veya öfkelenme, baş dönmesi, iştah artışı, kas kasılmaları, tansiyon düşmesi, uykusuzluk, çökkün duygu durumu ve yoğun nikotin isteği yoksunluk belirtileri arasında sıralanıyor.</p>

<h2>Sigara beyin sağlığını da etkiliyor</h2>

<p>Tütün kullanımının özellikle beyin korteksinde incelmeyle ve beyin damarlarında olumsuz değişikliklerle ilişkili olduğuna işaret ediliyor.</p>

<p>Düşünme, konuşma, hafıza ve karar verme gibi bilişsel işlevlerin yönetiminde önemli rol oynayan beyin korteksindeki incelmenin, unutkanlık, öğrenme güçlüğü, dikkat dağınıklığı ve kişilik değişiklikleri gibi sorunlarla bağlantılı olabileceği, bazı kişilerde depresyon benzeri bulguların da görülebileceği belirtiliyor.</p>

<h2>Elektronik sigaralar da kalp ve akciğer hastalıkları riskini artırabilen toksik maddeler üretiyor</h2>

<p>DSÖ, elektronik sigaraların bir sıvıyı ısıtarak kullanıcı tarafından solunan aerosol oluşturduğunu, bu sıvıların nikotin içerebildiğini ve sağlığa zararlı katkı maddeleri ile kimyasallar barındırabildiğini bildiriyor.</p>

<p>Elektronik sigara emisyonlarında nikotin ve diğer toksik maddeler bulunabilirken, bunların kullanıcıların yanı sıra çevrede aerosole maruz kalan kişiler açısından da zararlı olabildiği belirtiliyor.</p>

<p>DSÖ'ye göre, nikotin çocuk ve ergenlerde beyin gelişimini olumsuz etkileyebiliyor. Daha önce sigara kullanmayan gençlerde elektronik sigara kullanımının geleneksel sigaraya başlama olasılığındaki artışla ilişkili olduğu bildiriliyor.</p>

<p>Elektronik sigaraların uzun dönem etkilerinin henüz tam olarak bilinmediğine işaret edilirken, bu ürünlerin bazıları kansere neden olabilen, bazıları ise kalp ve akciğer hastalıkları riskini artırabilen toksik maddeler ürettiği belirtiliyor.</p>

<p>DSÖ ayrıca, tüketici ürünü olarak kullanılan elektronik sigaraların toplum düzeyinde sigarayı bırakmada etkili olduğunun kanıtlanmadığını bildiriyor.</p>

<h2>Tütünün yükü sağlıkla sınırlı kalmıyor</h2>

<p>Tütün kullanımı, yol açtığı sağlık sorunlarının yanı sıra ekonomik kayıplara da neden oluyor.</p>

<p>DSÖ, tütün kullanımının ekonomik maliyetlerinin tütüne bağlı hastalıkların tedavisi için yapılan sağlık harcamaları ile bu hastalık ve ölümler nedeniyle ortaya çıkan insan sermayesi kayıplarını içerdiğini bildiriyor.</p>

<p>Tütün için yapılan harcamaların özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hanelerin gıda ve barınma gibi temel ihtiyaçlara ayırabileceği kaynakları azaltabildiğine işaret ediliyor.</p>

<p>Tütünün çevre üzerindeki etkileri de üretimden tüketim sonrası atıklara kadar uzanıyor.</p>

<p>DSÖ'nün çevresel etkilere ilişkin verilerine göre, tütün endüstrisi nedeniyle dünya genelinde her yıl yaklaşık 600 milyon ağaç kaybediliyor, 200 bin hektar arazi kullanılıyor, 22 milyar ton su tüketiliyor ve 84 milyon ton karbondioksit salımı gerçekleşiyor.</p>

<p>Her yıl yaklaşık 4,5 trilyon sigara filtresinin de okyanusları, nehirleri, kentleri, parkları, toprağı ve sahilleri kirlettiği belirtiliyor.</p>

<h2>Sigarayı bırakınca vücutta iyileşme başlıyor</h2>

<p>Sigarayı bırakmanın ardından vücutta olumlu değişiklikler kısa sürede başlayabiliyor.</p>

<p>Yeşilayın aktardığı bilgilere göre, son sigaranın içilmesinden 20 dakika sonra kalp atış hızı ve kan basıncı düşerken, 12 saat sonra kandaki karbonmonoksit seviyesi normal düzeye geliyor.</p>

<p>Bırakmayı takip eden 2 hafta ile 3 ay içinde kan dolaşımı düzene giriyor ve akciğer fonksiyonlarında gelişme kaydediliyor. 1-9 aylık dönemde ise öksürük ve nefes darlığı azalıyor.</p>

<p>Bir yıl sonra koroner kalp hastalığı riski sigara içenlerin yarısı düzeyine inerken, 5 yıl sonra inme riskinin 5-15 yıldır sigara içmeyen kişilerin seviyesine gerilediği belirtiliyor.</p>

<p>Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra akciğer kanserinden ölüm riski sigara içenlerin yaklaşık yarısı düzeyine inerken, ağız, boğaz, yemek borusu, mesane, böbrek ve pankreas kanseri riskleri de azalıyor.</p>

<p>Bırakmanın üzerinden 15 yıl geçtiğinde ise koroner kalp hastalığı riskinin sigara kullanmayan kişilerin seviyesine indiği bildiriliyor.</p>

<p>Sigarayı 30'lu yaşlarda bırakanlarda beklenen yaşam süresinin 10 yıl, 40'lı yaşlarda bırakanlarda 9 yıl, 50'li yaşlarda bırakanlarda 6 yıl ve 60'lı yaşlarda bırakanlarda 3 yıl arttığı bildiriliyor.</p>

<p>Bırakma gününün belirlenmesi, çevredeki sigara, çakmak, kibrit ve kül tablalarının uzaklaştırılması, küçük hedefler konulması, sigara içme isteğini tetikleyen etkenlerden uzak durulması, beslenmeye dikkat edilmesi, bol su tüketilmesi ve hareket edilmesi Yeşilayın sigarayı bırakmak isteyenlere yönelik önerileri arasında yer alıyor.</p>

<p>DSÖ de danışmanlık ve ilaç tedavisinin tütün kullanımını başarıyla bırakma olasılığını iki kattan fazla artırabildiğini bildiriyor.</p>

<h2>Türkiye'de sigarayı bırakmak isteyenlere danışmanlık ve takip desteği</h2>

<p>Türkiye'de Sağlık Bakanlığı öncülüğünde ücretsiz sigara bırakma tedavileri uygulanıyor. Sigarayı bırakmaya karar veren kişiler, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nı arayarak destek alabiliyor.</p>

<p>Sigarayı bırakmak isteyenler ayrıca 182 üzerinden Merkezi Hekim Randevu Sistemi'nden randevu talep edebiliyor veya kendilerine en yakın sigara bırakma polikliniğine başvurabiliyor.</p>

<p>ALO 171'e gelen çağrılar, sigara bırakma konusunda eğitim almış operatörler tarafından 7 gün 24 saat karşılanıyor.</p>

<p>Sigarayı bırakmaya karar veren kişilere, bırakma planı çerçevesinde belirli aralıklarla geri dönüş aramaları yapılarak takip desteği de sağlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/turkiyede-her-4-dakikada-bir-kisi-sigaradan-hayatini-kaybediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/turkiyede-her-4-dakikada-bir-kisi-sigaradan-hayatini-kaybediyor.png" type="image/jpeg" length="98723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 9 ayda 26 binden fazla kişiye psikososyal destek sağladı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-9-ayda-26-binden-fazla-kisiye-psikososyal-destek-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-9-ayda-26-binden-fazla-kisiye-psikososyal-destek-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca ocak-eylül döneminde başta orman yangınları olmak üzere ülkenin farklı illerinde yaşanan afet ve acil durumlar sonrasında 26 binden fazla kişiye psikososyal destek verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakanlık, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından hazırlanan ve 2013'te yürürlüğe giren Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği ile 2014'te çıkarılan Türkiye Afet Müdahale Planı'na göre afet ve acil durumlarda psikososyal destek çalışmalarının koordinasyonunu yürütmeyi sürdürüyor.</p>

<p>AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Bakanlığa bağlı psikososyal destek müdahale ekiplerince, sel, yangın, maden kazası, terör saldırısı ile deprem gibi afet ve acil durumlarda vatandaşlar yalnız bırakılmıyor.</p>

<p>Sosyal çalışmacı, psikolog, psikolojik danışman, çocuk gelişimcisi ve sosyolog gibi meslek gruplarından oluşan ekipler, başta psikolojik ilk yardım olmak üzere ihtiyaç ve kaynak tespiti, psikoeğitim, toplum katılımı, çalışana destek ve sosyal iyileştirme gibi çeşitli başlıklarda müdahalelerde bulunuyor.</p>

<p>Vatandaşları afetlerin psikolojik etkisinden korumak için enkaz başında, hastanelerde, çadır ve konteyner kentlerde, geçici barınma sağlanan spor salonlarında, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında görev yapan ekipler, yaraların hızlı bir şekilde sarılmasına katkıda bulunuyor.</p>

<p>Psikososyal destek hizmetinin vatandaşlara uygulanmaya başlandığı yıldan bugüne Türkiye'de yaşanan 329 afet ve acil durum olayında 6 milyondan fazla kişiye psikososyal destek hizmeti verildi.</p>

<h2>Kahramanmaraş'taki okul saldırılarında 14 bin psikososyal destek hizmeti sağlandı</h2>

<p>Bakanlık, 2013'ten bu yana 329, ocak-eylül döneminde ise 45 olaya yönelik psikososyal destek hizmeti sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda, bu yıl başta okul saldırıları, sel ve orman yangınları olmak üzere yurdun farklı illerinde 45 afet ve acil durum olayında, 26 binden fazla kişiye psikososyal destek hizmeti sağlandı.</p>

<p>Bakanlık ekiplerince, 14-15 Nisan tarihlerindeki okul saldırılarından etkilenenlere yönelik Şanlıurfa'da 350, Kahramanmaraş'ta ise 14 bin psikososyal destek hizmeti verildi.</p>

<p>Öte yandan, 22-23 Ocak'taki sellerde 250, 18 Mayıs'ta Samsun'da meydana gelen selden etkilenenlere 2 binden fazla ve Hatay'da 20 Mayıs'ta meydana gelen selden etkilenenlere ise 660 psikososyal destek hizmeti sunuldu.</p>

<p>27 Temmuz-8 Eylül arasındaki orman yangınlarından etkilenenlere yönelik Balıkesir'de 500, Muğla'da 500 ve Antalya'da 200 psikososyal destek hizmeti sağlandı.</p>

<p>İstanbul Silivri'de 2 Eylül'deki gemi kazasında ise etkilenenlere yönelik 700 psikososyal destek hizmeti verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-9-ayda-26-binden-fazla-kisiye-psikososyal-destek-sagladi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-9-ayda-26-binden-fazla-kisiye-psikososyal-destek-sagladi.png" type="image/jpeg" length="55684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul merkezli 15 ildeki "AcnTürk Sigorta" operasyonunda 23 şüpheli yakalandı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/istanbul-merkezli-15-ildeki-acnturk-sigorta-operasyonunda-23-supheli-yakalandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/istanbul-merkezli-15-ildeki-acnturk-sigorta-operasyonunda-23-supheli-yakalandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 15 ilde, AcnTürk Sigorta'nın kuruluş aşamasında, SEDDK'nin yanıltıldığı ve zimmete para geçirildiği iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesince yapılan araştırmalarda, AcnTürk Sigorta AŞ isimli firmanın kuruluş aşamasında 14 milyon lira olan gerçek sermayesinin 94 milyon lira olarak gösterildiği, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) yanıltılarak ruhsat alındığı, toplamda 130 milyon liranın örgütlü olarak zimmete geçirildiği tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başlatılan soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 24 şüphelinin yakalanması için İstanbul, Adana, Aksaray, Ankara, Antalya, Batman, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mardin, Muğla ve Manisa'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi.</p>

<p>Operasyonlarda 23 şüpheli gözaltına alındı, 1'inin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ASAYİŞ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/istanbul-merkezli-15-ildeki-acnturk-sigorta-operasyonunda-23-supheli-yakalandi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/istanbul-merkezli-15-ildeki-acnturk-sigorta-operasyonunda-23-supheli-yakalandi.png" type="image/jpeg" length="60735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tüketici güven endeksi eylülde aylık bazda yüzde 1,3 artarak 91,9 oldu]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/tuketici-guven-endeksi-eylulde-aylik-bazda-yuzde-13-artarak-919-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/tuketici-guven-endeksi-eylulde-aylik-bazda-yuzde-13-artarak-919-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüketici güven endeksi, eylülde aylık bazda yüzde 1,3 artışla 91,9'a ulaşarak Temmuz 2018'den sonraki en yüksek seviyesine çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı.</p>

<p>Buna göre TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, ağustosta 90,8 iken bu ay yüzde 1,3 yükselerek 91,9 oldu.</p>

<p>Bu değerle endeks, Temmuz 2018'den sonraki en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks, söz konusu dönemde 92,9 seviyesindeydi.</p>

<p>Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi, eylülde aylık yüzde 0,1 azalışla 75,4'ten 75,3'e geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi, ağustosta 93,1 iken yüzde 0,6 artışla eylülde 93,7 olarak belirlendi.</p>

<p>Geçen ay 89,4 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi, bu ay yüzde 0,5 yükselişle 89,8 olarak hesaplandı.</p>

<p>Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi de geçen ay 105,1 iken bu ay yüzde 3,6 artışla 108,8 olarak gerçekleşti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/tuketici-guven-endeksi-eylulde-aylik-bazda-yuzde-13-artarak-919-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/tuketici-guven-endeksi-eylulde-aylik-bazda-yuzde-13-artarak-919-oldu.png" type="image/jpeg" length="41007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 14 şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-14-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-14-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 14 zanlı gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki işlemlerde piyasa dolandırıcılığı yapıldığının tespit edildiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, tespit edilen 15 şüpheliden 1'inin yurt dışında olduğu ifade edilirken, düzenlenen operasyonda 14 şüphelinin yakalandığı bildirildi.</p>

<h2>Bakan Gürlek'ten soruşturmaya ilişkin açıklama</h2>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen manipülatif işlemlerin ortaya çıkarılması, mağdur vatandaşların haklarının korunması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve adaletin tecelli etmesi amacıyla yürütülen soruşturmaların kararlılıkla devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Katılımevim Tasarruf Finansman (KTLEV), Destek Holding ve Hedef Holding paylarındaki işlemlere ilişkin piyasa dolandırıcılığı tespitleri doğrultusunda bugün yeni dalga operasyonunun gerçekleştirildiğini aktaran Gürlek, şunları kaydetti:</p>

<p>"İstanbul ve Aydın'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, haklarında yakalama kararı bulunan 15 şüpheliden 14'ü yakalanarak gözaltına alınmıştır. Bir şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilmiştir. Bugün gerçekleştirilen operasyonla birlikte soruşturma kapsamında bugüne kadar 60 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 4 şüpheli tutuklanmış, 44 şüphelinin gözaltındaki adli işlemleri devam etmekte, 12 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.</p>

<p>Soruşturmanın mali boyutu da bütün yönleriyle incelenmekte suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması, mal varlıklarının kaçırılmasının önlenmesi ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması amacıyla tüm adli ve mali tedbirler etkin bir şekilde alınmaktadır. Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun adalet önünde hesap verecek. Suçtan elde edilen kazancın izi sonuna kadar takip edilecek ve mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirler kararlılıkla uygulanacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>ASAYİŞ</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-14-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-14-supheli-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="59807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır]]></title>
      <link>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bm-guvenlik-konseyinin-veto-hakkini-kaldirmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bm-guvenlik-konseyinin-veto-hakkini-kaldirmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bloomberg için kaleme aldığı makalede, BM Güvenlik Konseyinde veto imtiyazının kaldırılmasının reform için şart olduğunu belirterek, "Daha adil dünya için farklı coğrafyaların tecrübesini ortak zeminde buluşturmalıyız." dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız." dedi.</p>

<p>Bloomberg için "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" başlıklı makale kaleme alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünyanın tanık olduğu salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalar gibi trajedilerin, dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğunu vurgulayan Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığına işaret etti.</p>

<p>Daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. 'Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü Güvenlik Konseyine ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır."</p>

<h2>"Hesap verebilirlik artırılmalı"</h2>

<p>Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin de yeniden kurulması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları ifade etti:</p>

<p>"Genel Kurul'un yetkileri güçlendirilmeli, daimi üyeliklerin bulunmadığı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin seçimlerde üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazandığı bir yapıyla Güvenlik Konseyinin temsil kapasitesi ve Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliği artırılmalıdır. Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız.</p>

<p>Dünya tarihi bakımından oldukça kısa sayılabilecek son çeyrek asırda yaşanan gelişmeler, hiçbir güç dengesinin ve hiçbir uluslararası nizamın baki olmadığını gösterdi. İnsanlığa barış, istikrar ve ortak refah vadeden sistem, yeni savaşları önlemekte, eşitsizlikleri azaltmakta ve değişen güç dengelerine cevap vermekte yetersiz kaldı."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiden güvenliğe, teknolojiden diplomasiye kadar yeni güç merkezleri ortaya çıkarken, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığına işaret etti.</p>

<h2>"Finansmana erişimi güvence altına alınmalı"</h2>

<p>Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların, devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine sahip olmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizen Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenlik ve sürdürülebilirliğinin daha belirleyici hale geldiğini belirtti.</p>

<p>Asya'nın ekonomik ağırlığı artarken, Afrika'nın da potansiyeliyle uyumlu daha güçlü bir temsil talep ettiğini, gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha yüksek sesle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Bazı bölgesel aktörlerin artan nüfuzu, kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getiriyor. Her bölgenin meselelerini dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözmek mümkün değildir. İlgili ülkelerin iradesini, yerel şartları ve müşterek menfaatleri esas alan yaklaşımların daha kalıcı ve istikrarlı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkanları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme kabiliyeti bulunan ülkelerin barışın ve istikrarın tesisinde daha etkin roller üstlenmesi, kaçınılmaz bir gerekliliktir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentiler tam anlamıyla karşılanmadı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşirken teknoloji ve ekonomik bağımlılıklar yeni rekabet alanlarına dönüştü. Bu değişen koşullarda küresel adaletin temini için mesuliyetler hakkaniyetle paylaşılmalı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkı ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimi güvence altına alınmalıdır."</p>

<h2>"Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi çabasını destekliyoruz"</h2>

<p>Böylesi bir değişimin geniş bir uluslararası iradenin ortaya konulmasını zaruri kıldığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin güçlü küresel ilişkileri ve çok taraflı diplomasi tecrübesini bu reform arayışının hizmetinde kullanmaya devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>Veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanması ve Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi yönündeki çabayı desteklediklerinin altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Farklı bölgelerden ülkelerin bu müşterek zeminde buluşması, uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil kabiliyetini güçlendirecektir. Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Anadolu Ajansı</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.habertime.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-bm-guvenlik-konseyinin-veto-hakkini-kaldirmalidir</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://habertimecomtr.teimg.com/crop/1280x720/habertime-com-tr/uploads/2026/09/cumhurbaskani-erdogan-bm-guvenlik-konseyinin-veto-hakkini-kaldirmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="80265"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
