TBMM'de ara ödemelere yönelik bir tasfiye kanununun görüşüldüğünü söyleyen Şimşek, düzenlemenin yasalaşmasının ardından fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon TL'ye kadar ödemelerin hızlıca yapılacağını belirtti.

Şimşek, tasfiye sürecinin olağan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrıldığını belirterek olağan tasfiyenin mali yapıları nispeten yönetilebilir portföy şirketleri için uygulandığını dile getirdi.

Toplam 131 fonun 66'sının olağan tasfiyeye tabi tutulduğunu söyleyen Şimşek, 7 portföy şirketinden 3'ünün tasfiyesinin tamamen tamamlandığını aktardı.

Şimşek, bu süreçte 45 bin 747 hesaba toplam 40,8 milyar TL ödeme yapıldığını belirterek olağan tasfiyenin başarılı şekilde gerçekleştiğini ifade etti.

Hisse senedi fonlarındaki yatırımcıların 17 Eylül'e göre yatırımlarının yaklaşık yüzde 58'ini alabildiğini dile getiren Şimşek, para piyasası fonlarındaki yatırımcıların ise yüzde 1,43 nema elde ettiğini belirtti.

Hedef Portföy de olağan tasfiyeye alınacak

Hedef Portföy'ün de olağan tasfiyeye tabi tutulacağını söyleyen Şimşek, şirketin 31 fonunun bulunduğunu ve bunlardan 4'ünün para piyasası fonu olduğunu belirtti.

Şimşek, böylece 7 portföy şirketinden 4'ünün olağan tasfiyesinin muhtemelen hafta sonuna kadar tamamlanacağını aktardı.

Atlas Portföy'ün sahiplerinin ise tasfiyeci kurumla görüşmeler yürüttüğünü dile getiren Şimşek, şirket sahiplerinin kaynakları geri koyma konusunda irade ortaya koyduğunu ancak bu aşamada yorum yapmasının doğru olmayacağını belirtti.

TBMM'deki kanun teklifinin kabul edilmesi halinde küçük yatırımcılar ile para piyasası fonlarına öncelik verileceğine dikkat çeken Şimşek, bu kapsamda 390 bin hesabın daha tasfiye edilmesinin hedeflendiğini aktardı.

Şimşek, söz konusu işlemlerin tamamlanmasıyla tasfiye sürecinin önemli bir bölümünün geride kalacağını dile getirdi.

Adli süreç başlatılacak

Tasfiye çalışmalarında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşunun (MKK) birlikte hareket ettiğini aktaran Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlerden kazanç sağlayan kişilerin tespit edildiğini söyledi.

İade hesaplarına yönelik çalışmaların da sürdüğünü belirten Şimşek, ilk aşamada 10 milyon TL ve üzerinde reel kazanç sağlayan kişilere başvurulacağını belirtti.

Şimşek, gönüllü iade yapılmaması durumunda Adalet Bakanlığının ilgili hukuki süreçleri işleteceğini ifade etti.

Fonlarda yeterli kaynak bulunmaması ihtimaline de vurgu yapan Şimşek, hukuka aykırı şekilde fonlardan yararlanan kişi ve şirketlere aktarılan varlıkların geri alınmasının önemine değindi.

Şimşek, birlikte hareket eden kişilerin şahsi mal varlıklarına da başvurulacağını aktardı.

İki fonda karmaşık süreç

Tasfiye çalışmalarında önemli ilerleme sağlandığını dile getiren Şimşek, geriye yalnızca iki fonda karmaşık bir sürecin kaldığını belirtti.

Şimşek, sermaye piyasalarının yaşanan gelişmelerin ardından çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını aktardı.

Kalıcı reform hazırlığı

Sermaye piyasalarının tasfiye sürecinden daha sağlıklı bir yapıyla çıkacağını dile getiren Şimşek, fon piyasasının 2019 yılına kadar sınırlı sayıda yatırımcının faaliyet gösterdiği bir alan olduğunu aktardı.

Fon piyasasındaki en büyük dönüm noktasının serbest fonların Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'na (TEFAS) açılması olduğunu dile getiren Şimşek, piyasa bozucu faaliyetlere ilişkin tespitlerin sürdüğünü söyledi.

Kalıcı reform çalışmalarının daha önce taslak haline getirildiğini ifade eden Şimşek, önceliğin tasfiye sürecinin tamamlanmasına verildiğini, reformların ise bu sürecin ardından hayata geçirilmesinin planlandığını aktardı.

Türkiye ekonomisinin finansmanında sermaye piyasalarının daha büyük rol üstlenmesi gerektiğini dile getiren Şimşek, 1,8 trilyon dolarlık bir ekonominin finansman ihtiyacının yalnızca bankacılık sektörü tarafından karşılanamayacağını belirtti.

Şimşek, ekonominin finansmanının en az yüzde 30-40'ının sermaye piyasalarından sağlanması gerektiğini söyledi.

Sermaye piyasalarında güvenin güçlendirilmesine yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını belirten Şimşek, manipülasyon ve diğer piyasa bozucu eylemlere karşı yaptırımların ciddi ölçüde artırılacağını ifade etti.

Manipülasyonlara karşı yaptırımlar artırılacak

Sermaye piyasalarında manipülasyon ve diğer piyasa bozucu faaliyetlere yönelik daha sert tedbirlerin gündeme geleceğini söyleyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bu alandaki yaptırımların ciddi şekilde artırılacağını belirtti.

İlgili kurumların kurumsal kapasitelerinin güçlendirileceğini dile getiren Şimşek, gerekli görülmesi halinde yasal düzenlemelerle vergi denetmenlerinin bir bölümünün bu kurumlara aktarılabileceğini açıkladı.

Şimşek, “Gerekirse kanunla vergi denetmenlerimizin bazılarını bu kurumlara aktaracağız. Mevzuat tarafında da eksiklerimiz varsa tamamlayacağız” açıklamasında bulundu.

Özel sektör tahvillerine talep azaldı

Söz konusu piyasanın Türkiye ekonomisi içindeki payının oldukça sınırlı olduğunu dile getiren Şimşek, sorunlu fonlar nedeniyle özel sektör tahvillerine yönelik ilginin azaldığını söyledi.

Özel sektör tahvil piyasasına yönelik olası destek mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, kamu kaynağı kullanılmaması konusunda ilkesel bir karar aldıklarını belirtti.

Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) kendi öz kaynaklarıyla özel sektör tahvillerine ilişkin bir kredi çerçevesi oluşturması halinde buna olumlu yaklaşabileceklerini ifade eden Şimşek, söz konusu mekanizmada Hazine garantisi veya kaynağının bulunmayacağını vurguladı.

Şimşek, “Altını çiziyorum, burada Hazine garantisi ve kaynağı olmayacak. Kendi işletecekleri bir süreç” ifadelerini kullandı.

Konuya ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirten Şimşek, sektör temsilcileriyle de bir araya geleceklerini söyledi.

Sakarya'da selden etkilenen hanelere 10 bin lira ödeme yapılacak
Sakarya'da selden etkilenen hanelere 10 bin lira ödeme yapılacak
İçeriği Görüntüle

MSCI değerlendirmesi

Küresel endeks sağlayıcısı MSCI'ın Türkiye sermaye piyasalarına ilişkin açıklamasını da değerlendiren Şimşek, kurumun yaklaşımını yapıcı bulduğunu ifade etti.

MSCI'ın taleplerinin makul olduğunu belirten Şimşek, sorunların giderilmesi için zaman tanınmasını da olumlu karşıladığını söyledi.

Şimşek, “MSCI'ın açıklaması oldukça yapıcı. Talepler son derece makul. Zaman vermesi de olumluydu. Onların sorun olarak ifade ettiği hususların üzerine gideceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Bir musibet bin nasihatten iyidir

Petrol fiyatlarının yeniden 107 dolar seviyelerine yükseldiğini belirten Şimşek, küresel faizlerin de son 25 yılın en yüksek düzeyine çıktığını ifade etti.

Bu gelişmelerin gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde etkili olduğunu söyleyen Şimşek, Mısır ve Güney Kore borsalarında da değer kayıpları yaşandığına dikkat çekti.

Şimşek, “Sanki dünyadan kopuk ve sadece fon meselesiyle ilgili olarak borsa değer kaybetti. Mısır'da ve Güney Kore'de fon sorunu yok ama oralarda da borsa değer kaybetti” dedi.

Türkiye ekonomisinin son üç yılda karşılaştığı şoklara karşı dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirten Şimşek, sorunlu fonların tasfiye sürecinin ardından sermaye piyasalarının daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını savundu.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları S&P ve Fitch'in de bu yönde değerlendirmelerde bulunduğunu ifade eden Şimşek, yaşanan sürecin zorluklarına rağmen uzun vadede olumlu sonuçlar doğuracağını söyledi.

Şimşek, “Bir musibet bin nasihatten iyidir” sözünü hatırlatarak yaşanan gelişmelerin sermaye piyasalarında daha güçlü bir yapının oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirtti.

Kaynak: Sözcü Gazetesi