İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "göçmen kaçakçılığı", "resmi belgede sahtecilik", "özel belgede sahtecilik", "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçlarına ilişkin bilirkişi raporları ve MASAK raporları doğrultusunda, usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı alan yabancı uyrukluların tespitine yönelik çalışma gerçekleştirildi.
Çalışmada, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli miktarda dövizin Türkiye'ye girişi sağlanmadan para trafiği varmış gibi gösterilerek muvazaalı gayrimenkul satışları yapıldığı tespit edildi.
Gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği, bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu kişilerden maddi menfaat temin edildiği ve devletin zarara uğratıldığı çalışma sonucunda belirlendi.
Bu kapsamda yapılan operasyonda 73 şüpheli gözaltına alındı.
72 milyon 250 bin dolar tutarındaki işlemin muvazaalı yapıldığı belirlendi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde, mülk edinme yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı uyruklu kişilere yönelik bazı gayrimenkul satışlarının muvazaalı olduğu yönünde elde edilen bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Soruşturma kapsamında Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden temin edilen kayıtlar, bilirkişi raporları, MASAK analizleri ve diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği, Türk vatandaşlığının kazanılması için gerekli döviz girişinin gerçekte sağlanmadığı, alım satım işlemlerinin aracı şirketler veya satıcıların mali kaynakları kullanılarak muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenleyerek 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na aykırı biçimde işlem tesis edildiği kaydedildi.
Bu yöntemle yabancı uyruklu kişilerden haksız menfaat temin edildiğine dikkati çekilen açıklamada, soruşturmada alınan bilirkişi raporları, finansal analizler ve MASAK verileri doğrultusunda suç örgütünün hiyerarşik yapısı, para trafiği ile eylem yönteminin ortaya çıkarıldığı ve suçta kullanılan paravan şirketlerin belirlendiği vurgulandı.
Açıklamada, "Yapılan tespitlere göre, usulsüz işlemler sonucunda bin 70 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı, bu işlemler nedeniyle ödenmesi gereken toplam 72 milyon 250 bin dolar tutarındaki işlemin muvazaalı yapıldığı anlaşılmış olup, usulsüz şekilde kazanılan vatandaşlıkların iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır." ifadelerine yer verildi.
Soruşturma kapsamında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, üye olma", "göçmen kaçakçılığı", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "belgede sahtecilik" suçları kapsamında 88 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiğinin altı çizilen açıklamada, zanlılara ait 78 adreste ve şirketlerde arama yapıldığı belirtildi.
Açıklamada şüphelilere ait dijital materyallere, 2 bin 11 taşınmaza, Bağcılar'daki otele, 86 motorlu araca, 2 yata, 42 banka hesabına, 30 anonim şirkete el konulduğu ve şirketlere kayyum atandığı bildirildi.
Bakan Gürlek: Hukukun bütün imkanları kararlılıkla kullanılacak
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmaya ilişkin açıklamada bulundu.
Vatandaşlık hukukunu istismar eden, kamu kurumlarını yanıltarak haksız menfaat sağlayan ve sahtecilik yöntemlerine başvuran yapılara karşı mücadelenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırılmasına yönelik soruşturmanın ikinci dalgasına yönelik operasyonun bu sabah gerçekleştirildiğini aktardı.
Soruşturma kapsamındaki ilk dalga operasyonda "Babacan İnşaat" bağlantılı işlemlerin mercek altına alındığını, düşük bedelli gayrimenkullerin gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporlarıyla satıldığının belirlendiğini, 687 kişinin usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiğini ve bu kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik sürecin başlatıldığını anımsatan Gürlek, şunları kaydetti:
"İkinci dalgada ise 'Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat' üzerinden gerçekleştirilen gayrimenkul satışları incelenmiş, bu kapsamda 734 yabancı uyruklu şahsa yapılan satışlar değerlendirilmiş, 274 satış işleminin muvazaalı olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan incelemelerde, söz konusu işlemler sonucunda aile bireyleriyle birlikte 1070 kişinin usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı edindiği, 11 kişinin ise vatandaşlık edinme sürecinin devam ettiği belirlenmiştir. Ayrıca 3,5 milyar lirayı aşkın tutardaki işlemin muvazaalı şekilde gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Şüphelilere ait adresler ve şirketlerde dijital materyallere el konulmuştur. 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulanmış, 30 şirkete el konularak kayyum atanmıştır. Usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari süreç başlatılmıştır."
Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerini tebrik ederek, "Kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen kazancın izinin sonuna kadar sürülmesi ve vatandaşlık hukukumuzun korunması için hukukun bütün imkanları kararlılıkla kullanılacaktır." açıklamasında bulundu.





