Türkiye İletişim Başkanlığı tarafından Tokyo'daki Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği iş birliğiyle düzenlenen STRATCOM Yuvarlak Masa Toplantısı ve STRATCOM Kamu Forumu, Cumartesi günü Japonya'nın başkenti Tokyo'da gerçekleştirildi.
İletişim Direktörlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, "Gelişen Teknolojiler Çağında Değişen Küresel Düzen" teması altında düzenlenen STRATCOM Yuvarlak Masa Toplantısı ve "Jeopolitik Rekabet Çağında Ekonomik Güvenliğin Yönetimi" başlıklı STRATCOM Kamu Forumu, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM Zirvesi) kapsamında Tokyo'da düzenlendi.
Forumda, özellikle yapay zeka olmak üzere, gelişmekte olan teknolojilerin küresel düzen, stratejik iletişim ve ekonomik güvenlik üzerindeki çok boyutlu etkileri ele alındı.
"Gelişen Teknolojiler Çağında Değişen Küresel Düzen" teması altında düzenlenen STRATCOM Yuvarlak Masa Toplantısı'nda, gelişen teknolojilerin küresel yönetişim, stratejik iletişim, dijital egemenlik, bilgi güvenliği ve uluslararası iş birliği üzerindeki etkileri politika perspektifinden değerlendirildi.
Katılımcılar, yapay zekâ (YZ) ve gelişmekte olan teknolojilerin uluslararası güç dengeleri, teknolojik rekabet, dezenformasyonla mücadele, stratejik iletişimde yeni teknolojilerin kullanımı, kamu diplomasisinin dönüşümü ve kriz yönetiminde teknolojik uygulamalar üzerindeki etkileri konularında görüş alışverişinde bulundular.
Ekonomik güvenlik
Program kapsamında STRATCOM Kamu Forumu'nda düzenlenen "Jeopolitik Rekabet Çağında Ekonomik Güvenliğin Yönetimi" başlıklı panelde, yoğunlaşan jeopolitik rekabetin ekonomik güvenlik politikaları, kritik teknolojiler, güvenilir tedarik zincirleri, veri güvenliği ve dijital ekonominin dönüşümü üzerindeki etkileri farklı açılardan ele alındı.
İletişim Direktörü Burhanettin Duran da programa video mesajıyla değindi.
Duran, dünyanın derin bir jeopolitik, teknolojik ve sosyal dönüşüm döneminden geçtiğini belirterek, ekonomik güç, askeri kapasite ve diplomatik etkinin yanı sıra, anlatılar oluşturma, algıları şekillendirme, küresel kitlelerle iletişim kurma ve güven inşa etme yeteneğinin ulusal ve uluslararası gücün giderek daha önemli bir boyutu haline geldiğini sözlerine ekledi.
Duran, dijital teknolojilerin bilgiye ve iletişim olanaklarına erişimi genişletirken aynı zamanda manipülasyon, kutuplaşma ve belirsizlik gibi yeni zaaflar yarattığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün, hem bir hakikat krizi hem de bir iletişim krizi olarak tanımlanabilecek bir durumla karşı karşıyayız."
"Bu krizler algılar, duygular, korkular ve beklentiler aracılığıyla işliyor," diyen yetkili, "Hükümetler neler olup bittiğini tam olarak anlama fırsatı bulamadan toplumları etkileyebiliyorlar" diye ekledi.
Duran, "Bu nedenle kapsamlı ve çok boyutlu bir yaklaşıma ihtiyaç var. Hiçbir ülke, kurum veya kuruluş bunu tek başına başaramaz," dedi.
"Daha fazla uluslararası iş birliğine, deneyim paylaşımına ve ortak ilkelerin geliştirilmesine ihtiyacımız var," diye vurguladı.
Türkiye ve Japonya arasında daha güçlü iş birliği
Panelde Türkiye'nin Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul ve İletişim Direktör Yardımcısı Ferhat Pirinci de konuşma yaptı.
Ertuğrul, uluslararası düzene yönelik baskıyı artıran belirsizliklere ve çoklu krizlere dikkat çekti.
Küresel zorlukların adalet, diplomasi ve çok taraflılığa dayalı daha güçlü bir işbirliği gerektirdiğini vurgulayan konuşmacı, bölgesel sahiplenmenin ve küresel kurumların reformunun önemine dikkat çekti.
Ertuğrul, Türkiye ve Japonya'nın Asya'nın batı ve doğu uçlarında yer alan ve birbirini tamamlayıcı stratejik kapasitelere sahip iki ülke olduğunu belirterek, bu iki ülkenin küresel barış, istikrar ve refahı desteklemede yapıcı ve proaktif bir rol oynayabileceğini söyledi.
Ayrıca, bu etkinliğin, devam eden jeopolitik dönüşümler karşısında Türkiye ve Japonya arasında daha güçlü iş birliği ve koordinasyona duyulan ihtiyaca dair farkındalığı artırmak için önemli bir platform sağladığını vurguladı.
Dezenformasyonla mücadele
Pirincci ayrıca, özellikle yapay zeka olmak üzere gelişmekte olan teknolojilerin yalnızca ekonomik ve teknolojik alanları değil, uluslararası ilişkilerden kamu diplomasisine ve stratejik iletişime kadar geniş bir yelpazedeki alanları da dönüştürdüğünü söyledi.
Bilgi güvenliğinin ve güvenilir bir bilgi ekosisteminin ekonomik dayanıklılığın temel unsurları arasında yer aldığını vurgulayan konuşmacı, dezenformasyonun ekonomik istikrar, yatırım ortamı ve kamu güveni üzerinde doğrudan etkileri olabileceğini belirtti.
Stratejik iletişimin, doğru ve güvenilir bilgiyi korumak, dezenformasyonla mücadele etmek ve toplumsal direnci güçlendirmek için kritik önem taşıdığını belirten konuşmacı, bu alanda uluslararası iş birliğinin ve ortak politikaların geliştirilmesinin giderek daha önemli hale geldiğini de sözlerine ekledi.
Pirincci ayrıca Ankara ve Tokyo'nun teknoloji, inovasyon, stratejik iletişim ve kriz yönetimi konularında önemli ve birbirini tamamlayıcı uzmanlığa sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ortak girişimlerin bölgesel ve küresel istikrara katkıda bulunacağını sözlerine ekledi.
Panelde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı Ömer İleri de konuşmacı olarak yer aldı.
İleri, jeopolitik ve teknopolitik alanlarda eş zamanlı dönüşümlerin yaşandığına dikkat çekti.
Jeopolitik dinamiklerde korumacılığın ve yerli üretime verilen önemin güçlendiğini, yapay zeka, verinin artan önemi ve pazar yoğunlaşması gibi gelişmelerin ise teknoloji alanını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Ayrıca Türkiye ve Japonya'nın bu dönüşümlere daha tutarlı ve insan merkezli yaklaşımların geliştirilmesine katkıda bulunma potansiyelinin altını çizdi.
Bilgi manipülasyonu
Tokyo Üniversitesi İleri Bilim ve Teknoloji Araştırma Merkezi'nde proje doçenti ve Ekonomik Güvenlik İstihbarat Laboratuvarı direktörü Akira Igata, ekonomik güvenlik ve bilgi manipülasyonu arasındaki giderek artan ilişkiye odaklandı.
Kritik mineral tedarik zincirlerinde ve veri merkezi altyapısında faaliyet gösteren şirketleri hedef alan dezenformasyon ve etki operasyonlarına örnekler veren Igata, toplumsal direnci güçlendirmede kamu-özel sektör iş birliğinin, bilgi paylaşımının ve eğitimin önemini vurguladı.
Tokyo Üniversitesi Kamu Politikaları Yüksek Lisans Okulu'nda profesör olan Kazuto Suzuki, jeo-ekonomik rekabette kritik teknolojilerin, nadir toprak elementlerinin ve stratejik minerallerin rolünü ele aldı.
Suzuki, başta ABD ve Çin olmak üzere büyük güçler arasındaki karşılıklı bağımlılıkların ekonomik güvenlik politikalarını şekillendirmeye devam ettiğini belirterek, kritik tedarik zincirlerini çeşitlendirmenin ve stratejik kırılganlıkları azaltmanın giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.
Canon Küresel Çalışmalar Enstitüsü direktörü ve özel danışmanı Kunihiko Miyake, etkili stratejik iletişimin net bir strateji ve güçlü bir anlatı gerektirdiğini vurguladı.
Miyake, teknolojik araçların tek başına başarılı iletişimi garanti edemeyeceğine dikkat çekerek, stratejik hedeflerle uyumlu ve hedef kitlelere özel mesajlar geliştirmenin önemini vurguladı.
Katılımcılar ayrıca güvenilir bir bilgi ekosisteminin korunması, ekonomik kriz dönemlerinde doğru bilgi akışının sağlanması, dijital platformların küresel ekonomi üzerindeki etkisi ve kamu-özel sektör işbirliği modelleri konularında da görüş alışverişinde bulundular.
Türkiye-Japonya stratejik iletişim diyaloğu
Bu etkinlikler, stratejik iletişim ve kriz iletişimi alanlarında Türkiye ve Japonya arasında kurumsal diyaloğun güçlendirilmesine, yapay zeka çağında ortaya çıkan iletişim riskleri ve fırsatlarına yönelik ortak yaklaşımların değerlendirilmesine ve uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasına katkıda bulunmuştur.
Uluslararası katılımla her yıl düzenlenen STRATCOM, stratejik iletişimdeki güncel konuların farklı bakış açılarından tartışıldığı, kamu kurumlarını, uluslararası örgütleri, akademiyi, medyayı ve teknoloji sektörünü bir araya getiren küresel bir danışma platformu olarak hizmet vermeye devam etmektedir.




